Aziz Nesin
Zübük

Aziz Nesin

share
 

Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

 

05.12.2012


  Editörün Notu Ülkemizin sayılı mizah ustalarından biri olan Aziz Nesin  "Zübük - Kağnı Gölgesindeki İt" romanında fırsatçı,  komplolarla toplumu aldatarak peşinden sürükleyen, üçkağıtçı bir tip çizer.  Kasaba insanını gerçekçi betimlemelerle anlatır. Dili Anadolu insanının dilidir.  Hızla birbirini izleyen komik olaylar  burlesk havasında sürerken Aziz Nesin güldürü sanatının en güzel örneklerinden birini vererek toplumun ince bir yergisini yapar.

   Zübük Romanına İlişkin Yargı
Asım Bezirci, Refika Taner

11 Ağustos 2012

http://www.insanokur.org

‘Zübük bir kere daha şu gerçeği açık seçik ortaya koyuyor: Aziz Nesin, ülkemizin erişilmesi gerçekten güç bir mizah ve yergi ustasıdır! Anlatımdaki o insanı şaşırtan rahatlık ve kolaylık, dilindeki arılık, düşüncelerini belirtmekteki ustalıkla, mizah ve yergicilikteki şaşırtıcı gücüyle, bu alanın öncü, baş ustası olmakta devam ediyor.  (…) Romanın özelliği, konunun romanda yer alan çeşitli kişilerin ağzından anlatılması. Bunlar birleşince bütüne ulaşıyorsunuz. Bu, romanda bazı tekrarlara yer verir gibi görünüyor ama belli ki sanatçı bunu bilerek yapmış. Bir olayın çeşitli kişilerin gözüyle görünüşünü, diliyle anlatışını vermek için. Ne var ki, bunda daha da titiz davranılabilirdi.” (Sunullah Arısoy)

“… Zübük de, Anadolu kasabalarının yeni düzen içinde aşırı ölçüde ‘politize’ olmuş bir örneği idi. Aziz Nesin’in bu tipi yakalayışı, onun sanatçı sezgisindeki gücünü ortaya koymakla birlikte, Zübük tipi ve bizdeki kasabalı insanın davranışını niteleyen Zübük’lük sorununu derinlemesine olmaktan çok, bütünlemesine genişliği ile anlatıyor. Kasaba aydını, ağazadeler, idadi bitirmiş tüccarlar, gedikliden gelme eski emekliler, kasabaların küçük burjuvaya dönüşmeye başlayan kalantorları, hacı ve hocaların Evliya Çelebi’den meddahlara kadar uzanan eski bir dili yürüten anlatımlarını bu romanında temel olarak almış. Onların gündelik yaşamlarında, küçük, menfaatçi, dar görüşlü, bütün ilişkileriyle çürümeye yüz tutmuş bir yaşamayı haber veren çalışmalarındaki hayvansı sertliği, bu yapıya dayanan iç politika kuruluşunun acıklı dramını anlatıyor.” (Tahir Alangu)

“Biri, gerçekten tam bir toplum yergisi, sağlam bir yurt gözlemi, özenli ve temiz bir dil, hatasız bir teknik… gibi çeşitli değerlerine karşın bu eserin de piyasa mizahının kalabalığı arasında harcanıp kaybolması ihtimali, ikinci, bütün dikkati ve başarılı gelişmesinin yanı sıra Aziz Nesin’in, alıştığı mizah ölçülerinin, kendi tiryakiliklerinin kurbanı olmakta devam etmesi. Gerçekten Kağnı Gölgesindeki It’te, Orhan Kemal’in ve Kemal Tahir’in romanlarının üstün vasfı, canlı ve kuvvetli konuşmalar; kalın çizgileriyle ve tipik ayrıntılarına kadar gerçeğe sadık sağlam gözlemler var. Hemen yanında da gereksiz sayfalar, şişirme tekrarlar, yamalanmış tefrika hastalıkları. (…) İçinizi burkan, acı acı düşündüren gerçeklerin bitişiğinde, yazarının vazgeçmediği güldürme alışkanlığı. (…) Romanına konu aldığı çevrenin mahalli havasını kuvvetle yansıtan kelime, deyim ve sözdizimi özellikleri, eserin en kuvvetli taraflarından biri.” (Rauf Mutluay)

“Anlatım tutumu açısından roman sınıflandırmalarında yer alan hiciv romanına çağdaş edebiyatımızda evrensel düzeyde örnekler kazandıran Aziz Nesin, Zübük’te bir insan zaafını, ona ortam hazırlayan çevre faktörüyle iç içe işliyor. Romanın odak figürü Zübük, tip kavramını iki anlamda gerçekleştiriyor: Hem çıkarcı, dolandırıcı, hinoğluhinin özelliklerini akla gelebilen bütün çeşitlemeleriyle üzerinde birleştiriyor, hem de bu özelliklerin adeta kişileşmiş, vücut bulmuş şekli olarak belleklerde yer ediyor. Eseri okumuş olanlar için ‘Zübük’ artık kelime hazinelerine katılan bir imajın özel adıdır. (…) Romanda yer ve zaman belirlemesi yapılmamış. Olayın geçtiği kasabanın adı verilmiyor. Bu, yazarın konuya evrensellik sağlama dileğinin belirtisidir. (…) Zübük’ün başvurduğu hileler, sonunda hep açığa çıkar, ama ilginçtir ki kasaba halkı aldatıldığını öğrenmekle ondan uzaklaşmaz, olayları değerlendirirken ‘kötü’ye karşı kesin tavır takınmadığı gibi Zübükzâde’nin becerisine gittikçe artan bir hayranlık duyar. Yazarın hicvi bu nedenle Zübük’e olduğu kadar ona uygun ortam sağlayan bu çevreye de yöneliktir. (…) Hicivci anlatım tutumunun üsluba yansıması genellikle söz sanatları arasından en çok ‘abartma’lardan yararlanma biçimindedir. Aziz Nesin hiciv ve mizahta başvurduğu bu tarzın tarihteki ustası olarak Evliya Çelebi’yi görüyor. (…)

Aziz Nesin, ‘Zübükzâde Ibraam Bey’ tipi kadar ‘zübüklük’ kavramını da bir romana konu olacak önemde bulmuş, bunu hiciv ve mizah sanatının bütün incelikleriyle işlemiştir.” (Gürsel Aytaç)

“Aziz Nesin, Zübük tipini olumsuz özelliklerin somut simgesi olarak çizerken, Zübük ile onun işgal etmek istediği toplumsal konum arasındaki büyük aykırılığı gözler önüne serer. Zübük tipini groteskleştiren de bu çelişkidir. (…) Kahramanın kendini olanca açıklığıyla ortaya koyduğu grotesk sahneler, çevresindekilerin tam da ondan bekledikleri davranışları içerir, ince buluşlar, keskin zeka ürünü sözler, birbiri ardınca gelen komik durumlar, romanın yergi etkisini güçlendiren öğelerdir. “(Svetlana Uturgauri)

KAYNAK Rauf Mutluay (Kim, 5.9.1961), Sunullah Arısoy (Ulus 25.9.1961), (?) (Akis, 4.9.1961), Hüseyin Korkmazgil (Forum, 15.9.1961), Tahir Alangu (Cumhuriyetten Sonra Hikâye ve Roman III, 1965), Orhan Seyfi Orhon (Son Havadis, 9.10.1970), Behçet Necatigil (Edebiyatımızda Eserler Sözlüğü, 1979), Seyit K. Karaalioğlu (ÖzetliÖrnekli Türk Romanları, 1983), Gürsel Aytaç (Günümüzde Kitaplar, Aralık 1984), Svetlana Uturgauri (Türk Edebiyatı Üzerine, 1989).

Yazının Kitap Kaynağı: Seçme Romanlar Yazarları, Eserleri, Roman Özetleri, Eleştiriler, Kaynaklar
Hazırlayan: Asım Bezirci, Refika Taner
Asım Bezirci Kitapları
1994
 
ZübükCami mi, Okul mu?

Zübük'ün seçim vaadi. YouTube Fragmanını seyretmek için lütfen tıklayın.

Filmin Özeti  :  İbrahim Zübükzade (Kemal Sunal) mesleğinden ihraç edilmiş bir siyasetçidir. Sözünde durmayan, ahlaksız bir adamdır. Gazeteci Yaşar (Metin Serezli) gazetede yayınlamak istediği yazı dizisi için Zübükzade’nin yaşam öyküsünü öğrenmek ister. Gittiği köyü Gülören’de karşılaştığı köylüleri Zübükzade’yi nefretle anarlar. Yaşar’ın köylüden aldığı bilgiye göre Zübük iş hayatına bir dairede katip olarak başlamış, kısa sürede aldığı rüşvetlerle zengin olup çıkmıştır. Foyası ortaya çıkınca kovulan Zübük, Destek Partisi’ne girip yağcılıkla ocak başkanlığına yükselir. Girdiği her yere de rüşveti bulaştırır. Muhalefet partisinden olan Kadir Ağa’nın (Kadir Savun) kızı Yektane’yi (Nevra Serezli) evlenme vaadiyle kandırıp birlikte olur. Ama çetin ceviz Yektane, silah zoruyla Zübük’ü nikah masasına oturtur. Uyanık Zübük, partili partisiz herkesi öylesine birbirine düşürür ki, sonunda halk onun belediye reisi olması için neredeyse yalvarır. Aklı sürekli şeytanlığa çalıştığı için kendisine kurulan komploları da birer ikişer savuşturan Zübük, kendini milletvekili seçtirir. Tüm bu anlatılanlara çok şaşıran kurt gazeteci Yaşar, Zübük’le yüzyüze konuşmaya gider. Zübük, tüm yüzsüzlüğü ile, köylüyü, kasabalıyı, giderek tüm halkı kötüleyip, kendisinin ne denli dürüst ve vatansever bir politikacı olduğunu öyle bir anlatır ki; Yaşar Zübük’e neredeyse acımaya başlar. Ama giderayak Zübük’ün kendisine de oynadığı bir oyun aklını başına getirir. Çirkin politikacıların elinde çaresiz kalan halkın her zaman haklı olduğunu anlar...

http://www.gazetevatanemek.com

AZİZ NESİN

Aziz Nesin 20 Aralık 1915'te İstanbul'da Heybeliada'da doğdu. 1937'de Harbiye Mektebini, 1939'da istihkâm Okulu'nu bitirdi. Bu arada Güzel Sanatlar Akademisi'ne devam etti. Anadolu ve Trakya'da çeşitli yerlerde subay olarak bulundu. 1944'te ordudan ayrılarak İstanbul'a geldi, Yedigün dergisine girdi. Ardından Karagöz, Tan, Gerçek gazetelerine yazdı. 1946'da Sabahattin Ali ve Rıfat Ilgaz'la Markopaşa gazetesini yayımladı. 1947'de yazılarından ötürü on aya hüküm giydi. 1948'de Medet ve Başdan. 1950'de Yeni Başdan gazetelerini çıkardı. Politzer'den yapılan bir çeviri dolayısıyla 1950'de on altı ay hapis cezasına çarptırıldı. Dışarı çıkınca bir süre kitapçılık yaptı. 1954 yılından başlayarak Akbaba ve Dolmuş dergilerinde mizah hikayeleriyle göründü. 195569 yılları arasında Yeni Gazete, Tanin, Ulus, Akşam, Günaydın gazetelerinde fıkralar, roman tefrikaları yayımladı. 1956'da Düşün Yayınevi'ni, 1962'de Zübük dergisini kurdu, İtalya'da Altın Palmiye (1956-57), Bulgaristan'da Altın Kirpi (1968), Sovyetler'de Krokodil (1969), Filipinler'de Lotus (1975), ve Uluslararası Gülmece Kitapları Yarışması'nda Büyük Ödül'ü (1977) kazandı. 1970'te Çiçu ile Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü'nü ve 1969'da Karagöz'ün Kaptanlığı - Berberliği - Antrenörlüğü ile Karacan Armağanı'nı aldı.

2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması ile sonuçlanan ve tarihe "Sivas Katliamı" olarak geçen olaylarda Aziz Nesin de oteldeydi.  Olayda 35 yazar, ozan ve aydının yakılarak katledildi.  Aziz Nesin 1995 yılında öldü.

*******

ÇOCUKLARIMA

Diyelim ıslık çalacaksın ıslık
Sen ıslık çalınca
Ne ıslık çalıyor diye şaşacak herkes
Kimse çalamamalı senin gibi güzel

Örneğin kıyıya çarpan dalgaları sayacaksın
Senden önce kimse saymamış olmalı
Senin saydığın gibi doğru ve güzel
Hem dalgaları hem saymasını severek

De ki sinek avlıyorsun sinek
En usta sinek avcısı olmalısın
Dünya sinek avcıları örgütünde yerin başta
Örgüt yoksa seninle başlamalı

Say ki hiçbir işin yok da düşünüyorsun
Düşün düşünebildiğince üç boyutlu
Amma da düşünüyor diye şaşsın dünya
Sanki senden önce düşünen hiç olmamış

Dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
Böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

Aziz NESİN

 

Valid HTML 4.01 Transitional