![]() | YÜZBAŞI CORELLİ'NİN MANDOLİNİ Louis de Benieres |
| ||
Nevcihan Oktar (dipnot) |
|
| İnsanların, savaş ya da işgal kılığına bürünüp de kapılarına dayanan bu kötülük karşısında onu ciddiye almamaktan başka yapacakları hiçbir şey yok; çünkü o insanlar kelimenin en gerçek anlamıyla barış içinde yaşıyorlar; aşk içinde, şiir içinde; üstelik onları olanca güzelliğiyle kucaklayan eşsiz bir doğanın koynunda. O insanlar, "karşı yaka"da; ve yer, Kefalonya! Yunanistan'ın, 1940 yılında İtalyanlar tarafından işgaliyle başlayan ve 1993 yılına uzayan 53 yıllık bir süreçte, ada'daki buram buram barış, aşk ve şiir havasını soluyarak yaşayan insanların hikayesi çerçevesinde gelişen roman, delifişek Yunan kızı Pelagia ile İtalyan yüzbaşı Corelli ekseninde yoğunlaşıyor belki ama; ömrünün sonuna dek Kefalonya Tarihi'ni yazmaya çalışan Dr. Yannis; kralcı Stamatis; komünist Kokolios; geç bir "Zaloğlu Rüstem" olan Velisarios; yunusları elleriyle besleyip onlarla danseden Pelagia'nın ilk aşığı Mandras; barışın en doğrudan temsilcisi küçük kız çocuğu Lemoni; Türk kılıcından kendini kurtarmış Drosula; papaz Arsenios; ve ölümünü gerçek bir kahramanlıkla şiirleştiren, önce Francesco sonra Yüzbaşı Corelli'ye âşık Carlo Piero Guercio karakterleriyle, "çağdaş roman"ın epeydir unuttuğu ölümsüz "tip"ler yaratıyor. Üstelik bunu, "klasik roman"ın bilinen ağırbaşlılığının tersine öylesine bir ironi, giderek açıkça dalga geçen bir üslupla yapıyor ki Louis de Bernieres; faşizm ve nazizm, insanlığın o her şeyiyle aşk ve şiir, yani barış demek olan büyük yolculuğu sırasında, kirli bir mendil kadar olsun ciddiye alınmıyor sonunda: bir felaketti işte, geldi geçti, tıpkı Kefalonya'yı yerle bir eden 1953 depremi gibi; şimdi yemek pişirmek, çocukları büyütmek, dönmeyen sevgililere rağmen yaşamak lazım. Bu roman, İnsanı, genç, yaşlı, üçkağıtçı, saf, iyi, kötü, vahşi, komik, aşık ve olası bütün hallerini, kah lirik, kah öfkeli, kah açıksözlü, kah duygusal... ama NEŞEYLE hep NEŞEYLE anlatıyor. | |