Saatler
Michael Cunningham


Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

 

 

TOPLANTI TARİHİ  : 26.Mart 2003 Çarşamba..
İRDELENEN KİTAP:
  Saatler - Michael Cunningham
GRUP DEĞERLENDİRMESİ :  4.00
 

KİTAP ÜZERİNE  NOTLAR:
Varoluşçuluk - Bahar Vardarlı
Saatler Üzerine - Eren Arcan
Saatler - Deniz Şarman
Çalışma Soruları


       Eren Arcan   Deniz Şarman  
 


Virginia Woolf’, yaşama sevincini Mrs. Dalloway’de, ölüm isteğini de Septimus kişiliğinde ortaya koyar.  Aslında yaşama çılgınca bağlı olan Septimus’u pencereden atlamaya iten Doktor Bradshaw kimliğinde, yaptırımcı, dayatmacı İngiliz toplumudur.  

Septimus 1. Dünya Savaşı çıktığında  “vatan için savaşma, ölme...” coşkusuyla askere yazılır.  Askerde Evans adlı üstüyle büyük bir dostluk kurar.  Ancak Evans bir çatışmada ölür.  Septimus bu ölümü doğal karşılar, “Evans vatan için ölmüştür,” Onun ölümüne pek te aldırmaz ve hayatını sürdürmeye devam eder.   Ancak daha sonra arkadaşını yitirmenin karşısındaki bu  “aldırmazlığı” dehşetle farkeder.   Çıldırma noktasına gelir.  Doktoru Sir William Bradshaw kendisinin “kutsal bir ölçme yetisine” sahip olduğuna inanır.  Woolf bu dayatmacılığıyla Septimus’u ölüme iten Doktor Bradshaw’ı şöyle anlatır:  

“Tanrıça Ölçüye taparken , yalnız benliğini rahata kavuşturmakla kalmıyor, İngiltere’yi de rahata kavuşturuyordu; ülkenin delilerini kapatıyor, doğumu yasaklıyor, umutsuzluğu cezalandırıyor, hastaların kendi kişisel görüşlerini sürdürmelerine olanak vermiyordu.

Ama Ölçü’nün daha az güleç ürkünç bir ablası vardır.  Bu tarıça’nın öz adı Yola Getirme’dir.  Dine döndürmedir.  ... göz boyamaya, zor kullanmaya bayılır.   Sevimli bir kılığa girmiştir; saygıdeğer bir ad edinmiştir sevgi, ödev, özveri gibi....

 İnsana çok güç bir sanat kazandırıyorlardı orada (akıl hastahanesinde ; ölçme yetisi.  Hem sonra aile, bağış, onur, cesaret parlak bir meslek gibi değer ölçüleri vardı.  Sir Willliam bunların kararlı savunucusuydu.  Bu ölçüler aksayacak olursa polisi çağırırdı yardıma.  Toplumun sağlığı sözkonusuydu. Çıplaklar, koruyucusuzlar, yorgunlar, dostsuzlar Sir William’ın istencinin damgasını yerlerdi.  Saldırırdı Sir William, yutardı, insanları odalara kapatırdı.  İnsanseverlikle kararlılığı böylesine birleştirebilmesi, kurbanlarının yakınlarının gözünde büyümesini sağlardı.”
 

İşte bu Ölçü Tanrısına tapan toplum, Septimus’un, onların eline düşmektense kendisini pencereden aşağıya atmasına neden olur.  Tıpkı Saatler’de Richard’ın sorumluluklara ve baskılara dayanamayarak kendini pencereden aşağı atması gibi.
 

Saatler’de de, kitabın kişileri, toplumun üzerlerinde yarattığı baskıyı hissediyorlar.  Zaman zaman dostlukları, sevgileri ve aile yükünü  taşıyamıyorlar.  Ama yine de kitap umutla bitiyor.  

“Evet diye düşünüyor Clarissa ...Partilerimizi veriyoruz.  ... Hayatımızı yaşıyor, istediğimizi yapıyor sonra da uyuyoruz.  İşte bu kadar basit ve kolay.  Bazıları camdan atlıyor ya da boğularak intihar ediyor, ya da haplar yutuyor, çoğu kazayla ölüyor ve çoğumuzu, büyük çoğunluğumuzu bir hastalık yiyip bitiriyor, ya da şanslıysak hayatın kendisi.  Avunacak birşey var : ne olursa olsun, hayatlarımızın önümüzde açılıp bize hayalini kurduğumuz herşeyi sunduğu saatler var; çocuklar dışında herkes (belki onlar bile) bu saatlerin arkasından kaçınılmaz olarak başkalarının, daha karanlık ve güç saatlerin geleceğini bilse de.  Yine kentin ve sabahın keyfini çıkarırız; ne olursa olsun daha fazlasını umut ederiz. Bunu neden bu kadar sevdiğimizi Tanrı bilir..”


Evet, kendimize ait, mutluluk dolu “vahalarımız” var.  Tıpkı klübümüzde geçirdiğimiz bu “Saatler” gibi.
10 Mart 2003


 

 


“Saatler” yapıtı hayatlarının anlamını arayan üç kadının hikayelerinin  “Bilinç Akışı Tekniği” ile  birbirine anlamlı bir şekilde bağlanışının gözler önüne serilişidir. 

Virginia Woolf’un derinden hissedilen inançlarının romandaki karakterleri ve bu karakterler doğrultusundaki kişiliklerin hayatlarına girebildiğini gösteriyor. Bu durum, Virginia Woolf’un  elbette ki  üstün başarısı. Michael Cunningham de bu başarıyı çok canlı yaşamış ve yansıtmış. 

Bir diğer nokta da,  “Saatler”  deki kadın kahramanların kendilerine sunulanı değil de, kendi istekleri doğrultusunda belirlediklerini yaşamakta geçirdikleri çelişkilerin  başarıyla anlatılmış olmasıdır.

 Ayrıca beni en çok etkileyen mesaj: “Saatler” kelimesi üzerinde yapılan çarpıcı oyun oldu. Daha iyisini vaad etmese de, umudu her an içimizde işlemekte ilahi sanatkarlar kadar başarılı olan saatler.. Bizi hem içinde, hem dışında tutan, ama aynı zamanda kucaklayan, sevgiyi ve umudu fısıldayan olağan üstü saatler….  Ve onların yapı taşları olan değerli “YAŞANMIŞ AN” lar  ...  

İşte biz, bizi biz yapan ömrümüzün bu gerçekten yaşanmış saatlerini seviyoruz…..  


 

ÇALIŞMA SORULARI

1-Clarissa Vaughan sıradan bir kadın olarak tasvir ediliyor.  İnsanı sıradışı kılan nedir?  

2- Çiçekler neyi simgeliyor? Virginia , Clarrisa ve Laura’yı nasıl etkiliyor?  

3- Akıllılık ve delilik arasındaki sınır nedir?   Richard’ı ya da Virginia’ yı  ya da Septimus’u akıl hastası olarak yorumlayabilir miyiz?  Ya da Laura’yı?   Delilik ile yaratıcılık ilintili mi?  S112  

4-Virginia ve Laura ve hatta Clarissa  toplumda bir çeşit kendileri ni kıstırılmış, hapiste gibi hissederler.Kendilerine giydirilen kadın kimliğinden nasıl kurtulabildiler?   Clarissa Vaughan ise daha özgür, ( özellikle cinsel bakımdan ) daha farklı gibidir  ama kitabın sonunda o da sıradan bir anne ve kadın kimliğine bürünür. Bu toplumun kadın üzerindeki baskısının bir göstergesi midir?  

5-Karakterler kendilerini yalnız ve yabancı hissediyorlar S 48, 97-98 Yalnızlık kitapta nasıl anlatılıyor?   Hangi karakterler kendilerine giydirilen kimliği reddediyorlar? Ne tür bedeller ödüyorlar?  

6- . Kim kimle öpüşüyor?  Öpüşmeler, kitaptaki cinsel tercihler, neyi ifade ediyor?  

7-  Pasta ve parti neyi simgeliyor?  

8-  Richard’ın çocukluğunda yaşadıkları onu nasıl etkilemiş? Cinsel tercihini etkilemiş olabilir mi?  

9- Karakterler başarısız ve yetersizliklerini sık sık vurguluyorlar Virginia (S 11) ,   Clarissa  (S 70) Sizce başarı nedir?  

10-  karakerler için kaçırılmış fırsatlar neler olabilir? Richard, Clarissa Virginia, Laura , Louis için (S 104)  

11-Gençliğin gidişi, geçmişle hesaplaşma  kitapta nasıl ele alınmış? Gençler nasıl farklılar?  

12- Ölüm ve yaşam sevinci kitapta nasıl işlenmiş? İntihar eden karakterler nasıl değerlendiriliyor? Mrs. Dalloway’de Septimus ölümü seçiyor, burada Richard, Virginia. ölümü seçmelerinin nedeni ne? Ölümü düşünenler (Laura Brown) yaşıyor. Hayatları daha sığ olanlar yaşıyor da, daha anlamlı, başarılı yaşamları olanlar ölümü seçiyor . Hayatı sürdürmek için yeterince sebep var mı?  

13-  Bu kitap sizce “Mrs. Dalloway”’in modern bir versiyonu mu?  

14- “ZAMAN” ve “SAATLER”neyi ifade ediyor? (Richard’a, Laura’ya, Clarissa’ya)

HAYATIMIZDA YETERİNCE ZAMANIMIZ VAR MI?

 
       Bahar Vardarlı        Arzu Yıldırım  
 


Varoluşçuluk


Varlık Felsefesi hakkında kısa bilgi edindikten sonra saatler daha iyi anlaşılır diye düşünüyorum. Bireyin varoluşunun önemi Kierkegaard, Nietzche, Heidegger, Sartre, Camus ve birçok felsefeci ve yazar tarafından savunulmuştur.

Varlık "VAROLUŞ" olarak vardır. Bu varlık kendi bilincine sahip olan bir
varoluştur. Varlığın kendini tanıdığı ve sorguladığı yer insan olma olanağıdır. İnsan bir özne değil, bir varoluşa sahiptir. İnsan varoluşunu gerçekleştirmek için kendi geleceğinin, olanaklarının ve projelerinin peşinde koşan SONLU ve GEÇİCİ bir varoluştur. Bir varoluş olarak önceden belirlenmiş bir öze veya kadere sahip değildir. Onun özü, kendi varoluşunu kendisi için gerçekleştirmektir.

Özü ve kaderi olmadığından insan kendini dünyaya atılmış ve terkedilmiş  bulur. Dünya içinde diğer insanlarla karşılaşır, KAYGI içinde diğer şeylerle ilişkiye girer, kendini bu ilişki içinde tanımaya ve var etmeye çalışır.  İLGİ ve KAYGI temel varoluş karakteridir. Ölümü başkasında  gördüğü an varoluşunun sonlu olduğunu, hiçlikle karşı karşıya olduğunu anlar ve ölümle yüzleşir. Bir gün sıranın kendisine de geleceğini anlayan insan, ölüm kaygısı içinde kendi varoluşunu hatırlar ve onu gerçekleştirmenin yine kendisine ait olduğunu kavrayarak, kendisini diğer insanlardan farklı yapan OTANTİK VAROLUŞUNU YAŞAMAK ister.

Başa Dön

 
Önce sevgili Eren'e teşekkür ederim.  Gerçekten zamanlama harika oldu.  Bir kitabı okuduktan sonra bir filmden bu kadar zevk alınabilir diyorum ve görmeyenler için önce Virginia Woolf sonra Cunningham ve üzerine film sırasını takip edin diye öneriyorum... Evet Saatler beni neden bu kadar etkiledi diye düşündüğüm zaman cevabı çok derinlikli bir kitap olmasından diye verebiliyorum... Pek çok acıya rağmen insanların yaşam sevincini kaybetmemek için verdiği mücadele, içinde bulunduğumuz zamanla da birerbir örtüşünce daha da bir anlam kazandı sanki...

Bu yaşam sevincinin ve bağlılığın sembolü olarak ortaya konan çiçekler benim onlara bakış açımda bir kez daha etkili oldu... Reiki yapanlar daha iyi anlayabilirler,  bir gülün kış ortasında bu yaşam enerjisiyle(-chi) 50-60 tane açmasını bir arkadaşım gözlerimin önüne serdiğinde de  bunu hissetmiştim... Hayatımızda saatler saatleri kovalarken bizler anlardan mutlu olmanın keyfi çıkaralım diyorum....

 

Başa Dön

 


Başa Dön