Kör Suikatçı
Margeret Atwood


Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

 

 

Toplantı Tarihi: 26 Şubat 2003- Çarşamba

İrdelenen Kitap: Kör Suikastçı

Grup Değerlendirmesi  (Ortalama 4.80)
Oturum Başkanı - Eren Arcan

Katılanlar: Eren, Emel, Armağan, Keriman, Arzu, Aliye, Ayşen, Deniz, Efser Hn., Bahar, Nevcihan
Raportör – Deniz Şarman


      Kör Suikatçı Toplantı Notları   Eren Arcan  
 


KİTABIN İRDELENMESI
 

Eren’nin  Margaret Atwood’un biyografisi üzerine notları ile oturum açıldı.


Romancı, kısa hikaye yazarı, şair ve eleştirmen Margaret Atwood 1939 yılında Ottawa, Ontario, Kanada'da dogdu. Toronto ve Radcliff üniversitelerinde okudu.  Ilk kitabi "The Circle Game" 1966 yilinda ödül kazandı. O günden bu yana pek çok hikaye ve şiir yayımladı. Ama Atwood en çok romancı kimliğiyle tanınmaktadır. Kadin hakları üzerine odaklanan "The Edible Woman" Edible yenilebilir demekmis (!), geleceğe bir bakış olarak görülebilen ve Harold Pinter tarafindan senaryosu "The Handmaid's Tale" Damızlık Kadının Öyküsü, Booker finalistleri arasina girmiş, yine 1989 da "Cat's Eye" Kedi Gözü de Booker finalistleri arasinda yerini almış. Son kitaplari "The Robber Bride" (1994) ve “Alias Grace” Nam-ı Diğer Grace’ dir. (1996).  “Kör Suikastçi” ile 2000 yili Booker ödülünü kazanmıştır.

Eren “Bir arkadaşınıza tavsiye etmek için beş ten bire kadar uzanan bir sıralama içinde Kör Suikastçi’ya kaç verirdiniz? Sorusunu sordu.  Kör Suikastçı  grubumuzdan ortalama olarak 5 üzerinden 4.80 aldı.  Yani kitabı arkadaşlarımıza gönül rahatlığıyla önerebiliyoruz.


Notlama yapıldıktan sonra Efser Hanım kitap tartışmaları hakkında bir öneride bulundu. Kitapların ana fikri hakkında her birimizin fikirlerinin teker teker ele alınması gerektiğini söyledi.   “Yazar bu kitabı niye yazmış, ne söylemek istemiş?”  sorusu toplantının sonuna bırakıldı.

 

Eren toplantıyı önceden hazırladığı sorulara cevap arayarak yönetti.

Soru -  Kör Suikastçi 20. yüzyıl panaromasını Chase Ailesi çevresinde odaklanarak gösteren bir Nehir Roman olarak görülebilir. Sizce kitabın sosyal dayanakları iyi anlatılmış mı?   Kitabin oturduğu zaman ve mekan iyi
işlenmiş mi? İnandırıcı mı ?

Bahar ve Nevcihan  kitabın özellikle 20. yüzyılın ilk yarısı konusunda zaman ve mekana çok iyi oturduğunu söylediler.  Eren romanın zaman ve mekan yönünden fevkalade inandırıcı olduğunu söyledi ve 20. yüzyıl tarihi ile ilgili notları bize aktardı.

Soru  -  Kör Suikastçı dört katmanlı bir kitap (Yaşlı Iris, Chase Ailesi, Kör Suikastçı bilim kurgu romancığı, ve gazete küpürleri) Sizce Atwood bu zorlu örgünün altından kalkabilmiş mi ? Bilim-kurgu bölümü olan Zycron ayrı bir kitap olarak ele alınsaydı Kör Suikastçi eksik kalır mıydı ?

 

Eren son derece başarılı bulduğunu söyledi.  Özellikle Iris’in yaşlılığını anlatan bölümleri ve gazete küpürlerini çok sevdiğini söyledi.  Grevler, lokavtlar, ekonomik kriz, sanayi devriminin acımasız etkilerinin olaylara yansımasındaki başarısından söz etti.   Bahar ilişkilerin ve yaşanan aşkların sevgi ve çıkarların sosyal dayanaklarının etkileyiciliğini irdeledi.  Aliye, bu dört katmanın hepsinin gerekli olmadığını söyledi. Bazı katmanların çıkarılabileceğini bunun kitabı daha akıcı hale getirebileceğini söyledi. Özellikle bilim kurgu bölümü olan  Zycron’un ayrı bir bölüm olabileceğinden bahsetti.  Bahar, bu tekniği çok başarılı bulduğunu ve bu 4 katmanın da gerekli olduğunu söyledi. Nevcihan ve Arzu,  Zycron gezegeninin kitaba katılmamasının, eksiklik olacağını, bu bölümün, geleceği anlatmak açısından gerekliliğini vurguladı.  Emel, bu katmanlar yüzünden kitap bittikten sonra gerçek bir bağlantı yapabilmek için tekrar bazı bölümlere döndüğünü söyledi. Armağan, bu incelemenin  kitabı derinlemesine algılamak adına yararlı olduğunu söyledi. Deniz de buna katıldı.

 
Soru . Taş Tümsek neyi temsil ediyor ?

Nevcihan, taş tümseğin kurulmasının ardından bir kültürün yok olması, tümseğin her katmanın geçmişte yaşanan bir kültürü simgelediğini,ve taş tümseğin birbiri üstüne yığılmış bir kültür birikimi olduğunu söyledi. Ve Avillion’u da buna benzetti.

Bahar Avillion’u çeşitli kuşakların ve onların değerlerinin üstüste yığıldığı taş tümseğe benzetti.  Arzu da bunu destekledi.  Deniz’in de aklına Anadolu’daki tümülüsler geldi. Üstüste birikmiş uygarlıklardan oluşan tepeler.  Bir kültür diğer bir kültürün yıkımıyla varoluyordu.  Sakiel Norn’un yıkımı da bunu çağrıştırıyordu.

 

Soru . Roman içinde roman olan Kör suikastçi bir allegori mi ? Sakiel-Norn gezegeni ile olayın geçtigi yirminci yüzyıl başlarının dünyası arasında bir parallellik var mi ? Nasıl ?


Eren
Kör Suikastçı’da gördüğü allegoriyi açtı . Kör Suikastçı roman içinde bir bilim kurgu romanı ve anlatıcısı, aranmakta olan bir komünist.  Sakiel Norn – “Alinyazısının İncisi” - kentinde Snilfard'lar yaşardı. Snilfardlar zengindi, ince bir müzik zevkleri vardı. Esnaf, serf ve kölelere Ygnirod deniyordu. Alınıp satılıyor, istenildigi gibi öldürülüyorlardı. Okuyup yazmaları yasaktı. (20 yüzyıl başlarındaki çılgın kapitalizmin toplumu sınıflandırması)  Snilfard iflas ederse Ygnirod düzeyine iniyor, karısını ya da çocugunu satarak borcunu ödeyebiliyordu. Ayrica rüşvet yedirmesi gerekirdi. (Kapitalist toplumunun çürümüslüğü)  Sakiel Norn eriştiği ihtişamı kölelere borçluydu. (Yine Burjuva ve proleter siniflara gönderme ve sömürü düzeni)  Küçük çocuklar ince halılar peçeler örerlerdi. Çocuklar bu ince işler yüzünden on yaşına gelmeden kör  olurlardı, Sonra umumhanelere satılırdı. Büyüdüklerinde usta hırsız olurlardı.  (çocuklarını yiyen burjuva toplumunu anlatıyor) Çocuklar tanrılara kurban edilirlerdi. Zenginler kurban edilmek üzere evlat edinirlerdi. Snilfardlar güçlü olduklari için buna göz yumulurdu. Sakiel  Norn'da herşey satılıktı. (Kapitalist düzendeki etik yoklugunu dile getiriyor )  Sonraları Tanrılara inanç kalmadigi için kurban edilecek kızlar düzene karşı gelmeye başladılar. Bu yüzden dilleri kesilirdi. (Düzene karşı çıkanlar susturuluyor. ) Aliye, toplumda birçok kör ve dilsiz var. İnsanların gerçekleri görmemeleri ve ifade etmemeleri isteniyor, yani düzenin gereği körler ve dilsizler gibi hareket etmemiz isteniyor diye vurguladı  Eren Kör Suikastçı yorumunu sürdürdü.  Kurban edilecek kızlar süslenir püslenir dokuzuncu kapıya getirilirdi. “Şimdilerde görsen bunlari şımartılmış sosyete gelinlerine benzetebilirsin. (Genç kizlar Sakiel Norn'da düzene kurban ediliyorlardı. Yazar sosyete gelinlerinin de susturulmuş, süslenmiş püslenmiş, kör edilmiş ve ifade yeteneğini yitirmiş, kadınlara gönderme yapıyor. Feminist bir yazar olan Atwood’un kadınların bir meta olarak algılanmasına başkaldırısı).


Soru . Aslında Kör Suikastçı kim ?

Eren –Iris kendi isteklerini kendi gereksinmelerini saptayamayan baskalarının
beklentilerine göre, sis içinde yasayan, toplum tarafindan pasif hale getirilmis bir insan. Kendisi için ayarlanmış bir evlilik yapıyor. Kardeşinin akıl hastahanesine kapatılmasına göz yumuyor. Ancak Iris suçlu mu yoksa toplum tarafından yönlendirilerek kardeşini ölüme iten bir piyon mu. Laura gerçekte köprüden atladi mi yoksa Iris tarafindan soyut olarak aşağıya mı itildi? Renee’nin dediği gibi "Bir uyurgezer uyandirılmalı mı ?”  
Arzu, bu yanlış davranışların nelere mal olduğunu belirtiyor.  Emel ve Armağan da Kör Suikastçı hakkında fikirlerini öne sürüyorlar.


Soru -   Dede'nin, anne'nin ve babanin savaşa tepkisi nasıldı ?

Bahar,
savaş karşıtı olan bu kitapta savaşın insanları nasıl etkilediğini ve değiştirdiğinin çok güzel yansıtılmasını gördüm. İnsanların inançları, değerleri, hayata bakış açıları değişiyor. Ve çok derinden sarsılıyorlar. Aliye,  dışarıdakiler için savaş siyah beyaz olabilir ama yaşayanlar için gridir dedi.  Eren - Dedenin savaşı bir ticaret imkanı olarak gördüğünü, anne ve babanın savaş nedeniyle farklılaştıklarını ve birbirlerinden uzaklaştıklarını. Yazarın erkeklerin savaşa gitmekten hoşlandıklarını söylediğini anlatıyor.  Bir erkeğin düşü olan ve onun her türlü gereksinimini ve dileğini yerine getiren ama “Şeftali” olan bilim kurgu hikayesinin kahramanı bu kadınlardan bıkar ve İspanya savaşına gider.
 
Soru -  Alex neden bu denli düzene karsı ?

Bahar,
Alex’in görüşleri ile yazarın görüşlerinin aynı yönde olduğunu, bir şekilde Alex’in yazar tarafından korunduğunu söyledi. Karanlık bir kişilik olarak çizilen Richard’ın yanında Alex’in yanında ne kadar beyaz kaldığını vurguladı. Eren – Alex savaşta annesini ve babasını kaybetmiş.  Misyonerler tarafından alınarak Amerika’ya getirilmiş kimsesiz biri. Bu yüzden geçmişin ve ailenin önemine inanmıyor.

Soru -  Anne babalarin küçük çocuklarini abla veya ağabeylerine emanet etmeleri ne kadar dogru ?

Ayşen, Iris Laura’nın sorumluluğunu yüzeysel olarak üstlendiğini ama bunu derin anlamda yapma yeteneğinin olmadığını söyledi. Eren, ailelerin bu sorumluluğu vermelerinin yanlış olduğu fikrinde olduğunu belirtti.


Soru .  Laura ve Iris’in kişilikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aliye, Laura’ya acıdım ama Iris’e daha çok acıdım dedi. Çünkü hiç olmazsa Laura inandığı şeyleri yaşadı. Iris sadece ona biçilmiş olan rolleri yaşadı.  Nevcihan, Iris’in giydirilmiş kimliği üzerinde durdu.


Soru . Richard böylesine hırslı, çıkarcı, her konuyu, her kişiyi kendisine alet eden bir  kişilik olmasaydı Iris Alex ile iliskiye girer miydi ?

Bahar, Richard acaba Alex’i biliyor muydu? diye bir soru sordu. Armağan, bu konunun belirsiz olduğunu söyledi.  Emel, Richard böyle bir kişilik olmasaydı Iris farklı olabilirdi dedi.  Bahar, kurtlar öyküsü üzerinde durdu. Eren, kurtları hayat olarak simgeledi. Para kazanma  hırsı ile davranan herkesin bir kurt tarafı vardır. 

 

Soru -  Iris'i çocuk, genç bir kadin ve yaşlı bir kadin olarak üç ayri sekilde görmekteyiz.   Hayatının bu üç evresinde Iris için neler düsündünüz ?

Deniz, uysal ve uyumlu bir çocuk olan Iris bir şeftali kadın olarak ergenliğe erişti ve şeftali kadınlığı sırasında uyandı, gerçeklere gözünü açtı. Olgun bir yaşlılıkta hayatın bütün katmanlarını (romandaki 4 katmanı) harmanlayıp çözümlemeye çalıştı. 
Bahar, Iris’in sevgisiz büyümesi üzerine dikkati çekti. Ayşen, sevgisiz büyümesinin izlerini yaşamı boyunca ilişkilerine yansıttığını belirtti.Efser, sevgisiz büyümenin çocuk yetiştirmesine etki ettiğini ve bu konudaki başarısızlığını buna bağladı. Deniz de buna katıldı.   Aliye, Iris tüm bu yaşananları yaşlı bir insan olarak hazmetti . Emel, yaşlı bir insan olarak kirli torbasına attığı her kirli çamaşırı eskimiş, yozlaşmış bir düşünce olarak da düşünebiliriz dedi.  Deniz, gençler hakkındaki fikirlerini kitaptan bir alıntıyla açıklamaya çalıştı: “ O yaştaki bir kızda nezaket ve ince düşünce görmek ne kadar rahatlatıcı bir duyguydu.(Sabrina’yı hatırlayarak düşünüyordum bunu) Çoğu zaman, o yaştaki insanlar yalnızca saygısız bir nankörlük sergiler.
 

Soru . Richard'in ölümüne de kör suikastçi mı sebep oldu?

Keriman, Kör suikastçının Laura’nın ölümünü tetiklediği gibi, Richard’ın da ölümünün tetikçisi olduğunu belirtti. Kasıtlı veya kasıtsız sonucun böyle olacağını düşünemeden, söylenen birtakım sözlerle, yapılan davranışlarla Iris’in tetikçi rolü oynadığı açıktı.

Soru . Kertenkele Adamlar nasil bir allegori ?


Eren – Yine bir bilim kurgu öyküsü olan Kertenkele Adamlarda daha önce birbirleriyle kavga halinde olan Zycronlular saldırı karşısında  birleşirler. Bende Ispanya iç savasını çağrıştırıyor.  Deniz, iç savaşlarda, menfaatler söz konusu olunca insanların birbirini nasıl yıprattığından bahsetti.  Birbirine düşen adamların çelişkilerini Kertenkele adamlarda gördüğünü söyledi. Buna en iyi örnek İspanya’daki İç Savaştı.


Soru -  Iris Alex’in telgrafı ona gönderdiğini söyleyince Laura için hangi kavramlar çöktü ?

Eren-Tanri, güven, fedakarlik, adalet, inanç, umut, sevgi, ve kardeş... Nevcihan, Laura için değerlerin çöküşünü ve onun verdiği ruh halini çok güzel anlattığını söyledi. Bunu ifade etmek içinde renkleri kullandı. Richard’ın yüzünü griye boyayarak griyi kötülükle sembolize etmişti. Kendisini parlak bir sarıya boyamıştı.Winifred, korkunç bir yeşile boyanmıştı. Iris’e mavi bir cila çekilmişti. Richard’ın elleri kırmızıydı. Sanki kafatası yanıyormuş gibi başının içinden çıkan ve onu çevreleyen alevlerde aynı renkte.(Yozlaşmış düşünceler) Iris diğer bir resimde bembeyazdı duman gibi silik. Arka plan klise basamakları dahil siyahtı. Bu da karanlığı temsil ediyordu. En karanlık gecelerin en derin karanlığını.


Soru -  Iris bilmemeyi seçebilirdi. Ama bilmeyi seçti.  Araştırmaları sonucunda ne buldu ? 


Bahar, kitaptan alıntı: “Orada durabilirdim, bilmemeyi seçebilirdim, ama BİLMEYİ SEÇTİM.  Çoğumuz böyle yaparız, ne olursa olsun bilmeyi seçeriz. Ve bu süreçte kendimizi yaralarız.”


Soru -  Iris kitabı niçin yazdı ?

Deniz, toruna ve torununu simgeleyen gelecek nesillere mesajlar vermek istedi dedi.

Eren bir anıt dikmek istiyordu.  Gelecek kuşaklara bir mesaj vermek.
 
Eren, Efser Hanım’ın önerdiği gibi ana fikir üzerine biraz konuşabilir miyiz....Bahar, Egemen güçler biz insanları tetikçi yapıyor. Savaş aleyhtarı bir kitap.  Aliye, kadının sosyal durumu birçok boyutuyla boyutuyla ele alıyor.  Eren, Yazara göre toplumlar gençlerini susturuyor, gerçeklerin görmelerine engel oluyor, onları savaşa sürüyor,  değerlerini zorla kabul ettiriyor ve sonuçta gençleri öğütüyor dedi.  Oturumu kapattı

 

    
Romancı, kısa hikaye yazarı, şair ve eleştirmen Margeret Atwood 1939 yılında Ottawa, Ontario, Kanada'da doğdu.  Toronto ve Radcliff üniversitelerinde okudu.  İlk kitabı "The Circle Game"  1966 yılında ödül kazandı.  O günden bu yana pek çok hikaye ve şiir yayımladı.  Ama Atwood en çok romancı kimliğiyle tanınmaktadır.  Kadın hakları üzerine odaklanan "The Edible Woman" Edible yenilebilir demekmiş (!), geleceğe bir bakış olarak görülebilen ve Harold Pinter tarafından senaryosu "The Handmaid's Tale" Damızlık Kadının Öyküsü, Booker finalistleri arasına girmiş, yine 1989 da "Cat's Eye" Kedi Gözü de Booker finalistleri arasında yerini almış.  Son kitapları "The Robber Bride" (1994) ve Alias Grace (1996) dır.  Kör Suikastçı ile 2000 yılı Booker ödülünü kazanmıştır.

Kör Suikastçı 20. yüzyıl panaromasını Chase Ailesi çevresinde odaklanarak gösteren bir Nehir Roman olarak görülebilir.  Sizce kitabın sosyal dayanakları iyi anlatılmış mı?  Kitabın oturduğu zaman ve mekan iyi işlenmiş mi?     İnandırıcı mı ?

Yirminci yüzyıl komünizm ütopyasının doğuşuna, büyük mücadelelerle kendine yer buluşuna  ve insan doğasına aykırılığı nedeniyle çöküşüne tanıklık etti. 

      Komünizm, dünyada sanayi devriminin büyük bir ivme kazanması ile, insanlık onurunu hiçe sayan çılgın kapitalizme bir alternatif olarak, son derece insancıl, iyi niyetli ve paylaşımcı düşünce sistemleriyle coşku ile karşılandı  ve 1917 Rus ihtilaliyle bu sistem Rusya'da bir yönetim biçimi olarak yerini aldı. 

Avrupa'da,  hatta Amerika'da kapitalizm ve komünizm sistemleri karşı karşıya geldi.  Pek çok acılara neden olan 1930 ekonomik krizi bu karşıtlığı derinleştirdi.  1936 yılında idealist aydınlar İspanya iç savaşında faşistlere karşı savaşmak üzere yollara düştüler.  Ne tuhaftır ki bu idealist savaş komünistlerin kendi aralarındaki çekişmelerden dolayı kaybedildi. 

Faşizm, Franko ile İspanya'da, Hitler ile Almanya'da, Mussolini ile İtalya'da doruğa çıktı.  İnsanlık aynı yüzyılda ikinci kez inanılmaz boyutlardaki bir savaşa daha tanık oldu. 

İkinci dünya savaşının ardından Amerika'da McCarthy ile komünist avı, başladı  Rusya'da ise Stalin  diktası ile komünizm karşı karşıya geldi.  ve  sonuçta faşizm ile komünizm  doktriner yapısı ile kullandığı acımasız yöntemlerle, insanlara sebep olduğu acılarla aynı noktada birleşti.  Pek çok Avrupa ülkesi zorunlu olarak komünist rejim altına girdi.

50'li yıllar soğuk savaş çılgınlığı ile geçti.  63'te Berlin duvarı inşa edildi.  Orta Avrupa ülkeleri 1989 yılına kadar kendi istekleri dışında komünizm sistemi ile yaşadılar.  1989 da Duvar ile birlikte insanın doğasına aykırı olan komünizm ütopyası yıkıldı.  İnsanlık şimdi yeni bir ütopyanın peşine düştü "One Europe" Avrupa Birleşik Devletleri.  Bu ütopyanın evrimini de çocuklarımız torunlarımız görecektir.


Kör Suikastçı bana göre dört katmanlı bir başyapıt.  Atwood  yazarlık dehasını sergilemek üzere yola çıkmış görünüyor. 

a.      Birinci katman yaşlı İris’in başından geçen felaketleri, çektiği acıları,  buruk bir anlatımla dile getirdiği,  yaşlılık perspektifinden hayatına bakarak  kaleme aldığı inanılmaz bölümler.       

b.      İkinci Katman yirminci yüzyıl başlarından  Kanada’nın önemli sanayicilerinden olan Chase ailesinin özellikle 20. yüzyılın birinci yarısındaki yaşantısı, kızları İris’in yine devrin hırslı sanayicilerinden Richard Griffen ile yüzeysel evliliği ve İris ile kardeşi Laura’nın ilişkileri ele alınıyor.

c.     Üçüncü katman ise Laura tarafından kaleme alındığı varsayılan Kör Suikatçı isimli roman içinde roman olan bir bilim-kurgu çalışması  ve gizlenmekte olan bir komunist ile zengin sanayici kızının aşkı.

d.     4. Katman ise gündelik gazetelerden alınan parçalar.

Sizce Atwood bu bu dört katmanlı, zorlu iddianın altından kalkabilmiş mi ? 
Romanın örgüsü sizi tatmin etti mi ? 
Bilim-kurgu bölümü olan Zycron ayrı bir kitap olarak ele alınsaydı Kör Suikastçı eksik kalır mıydı ?

3.  Kitabın başında Ryszard Kapuscinski isimli bir Polonyalı "devrimci" gazeteciden yapılan bir alıntı var.  26. sayfada bu alıntıya gönderme yapılıyor.  Muhteşem bir şehrin kılıçtan geçirilen halkından söz ediliyor,  ve Kör Suikastçı kitabının anlatıcısı "Nerede toprağa bir kürek atsan altından korkunç şeyler çıkar.  İyidir.  Ticareti geliştirir.  Kemiklerle beslenir insanlar." Nasıl bir düşünce sistemini temsil ediyor? 

4.   Taş Tümsek neyi temsil ediyor ?  27.   588-589 daki Sakiel Norn yıkımı ile nasıl bir paralellik kuruyorsunuz?

5.  Roman içinde roman olan Kör suikastçi bir allegori mi ?   Sakiel-Norn gezegeni ile olayın geçtiği yirminci yüzyıl başlarının dünyası arasında bir parallellik var mı ?  Nasıl ? 

27 sayfada "Kötülüğün kanla temizlenmesi," düşüncesi "Devrimler kanla yapılır " düşüncesine uyuyor mu ?

30 Sakiel Norn – “Alınyazısının İncisi” - kentinde Snilfard'lar yaşardı.  Snilfardlar zengin, ince bir müzik zevkleri var.  Snilfardlar hangi kesimi temsil ediyor?  Ygnirod'lar esnaf, serf kölelere deniyor.  Alınıp satılıyor, istenildiği gibi öldürülüyor.  Okuyup yazmaları yasak.   Snilfard iflas ederse Ygnirod düzeyine iner, karısını ya da çocuğunu satarak borcunu ödeyebilirdi.   Ayrıca rüşvet yedirmesi gerekirdi.  Kapitalist toplumunun çürümüşlüğüne değiniyor.

Sakiel Norn eriştiği ihtişamı kölelere borçluydu - Yine Burjuva ve proleter sınıflara gönderme yapıyor. 

37 - ince halılar peçeler örerlerdi.  Çocuklar on yaşına gelmedem kör olurlardı.  Çocuklar sonra kerhanelere satılıyor.  Sonra da usta hırsız oluyorlar.  Sömürü düzenini anlatıyor  çocuklarını yiyen bir burjuva toplumu. 

Iris kendi isteklerini kendi gereksinmelerini saptayamayan başkalarının beklentilerine göre  sis içinde yaşayan, toplum tarafından pasif hale getirilmiş bir insan. Kendisi için ayarlanmış bir evlilik yapıyor.  Kardeşinin akıl hastahanesine kapatılmasına göz yumuyor.  Ancak Iris suçlu mu yoksa kardeşini ölüme iten bir piyon mu.  Laura gerçekte köprüden atladı mı yoksa Iris tarafından aşağıya mı itildi?  "Bir uyurgezer uyandırılmalı mı ?"

39 Sermayelerı yok.  Boğazkesen olarak hayatlarını sürdürüyorlar.  "Ben boğazkesenler tarafındayım. Açlıktan ölmek zorunda kalsaydın ne yapardın.  Fahişelik yapmak zorunda kalsaydın?  "

44- Snilfardların çok tanrısı vardı.  Her iş için uygun işlevli bir tanrı Çocuklar tanrılara kurban edilirlerdi.  Kurban edilmek üzere evlat edinirlerdi.  Snifardlar güçlü oldukları için buna göz yumulurdu.  Sakiel Norn'da herşey satılıktı.  Kapitalist düzendeki etik yokluğunu dile getiriyor

47.  Tanrılara inanç kalmadığı için kurban edilecek kızlar düzene karşı gelmeye başladılar.  Bu yüzden dilleri kesildi.  Neden Dilleri Kesiliyor ? Düzene karşı çıkan insanlar susturuluyor.

48
  - Kurban edilecek kızlar süslenir püslenir dokuzuncu kapıya getirilirdi.  Şimdilerde görsen bunları şımartılmış sosyete gelinlerine benzetebilirsin.  Neden Gelin?  Genç kızlar Sakiel Norn'da düzene kurban ediliyorlardı.  Sosyete gelinlerinin de yapmacık burjuva düzenine  kurban edildiğini söylemek istiyor.

6.  Snilfard'lar, Ygnirod'lar hangi sosyal kesimi temsil ediyorlar.  Suikastçı neden kör?   Kız neden dilsiz? 

Düzen gençleri kör ediiyor ve susturuyor.

8.  Dede'nin Anne'nin  ve babanın savaşa tepkisi nasıldı ? (Dedenin 101 – Savaş ticaret demektir  / 102 – 103 Annenin savaşa tepkisi / 106-107 Savaştan dönüş.  Değişmeleri / 109 -  Baba savaşta ateist oluyor)

9.  611 Laura'nın üçlü pazarlığı neydi.  Mantıklı buluyor musunuz ?  285-286 fotoğraftaki eller.  Laura'nın Alex'e aşkını belirten tek bölüm.

 10.  Alex neden bu denli düzene karşı  ? 246 –47  (Alex’in kimsesizliği – Alex’ göre ailenin, geçmişin ne önemi var ?)   – Toplumun Alex hakkındaki düşünceleri 279 

11. Anne babaların küçük çocuklarını abla veya abilerine emanet etmeleri ne kadar doğru?   (İris Laura’dan kaçmak ister.  Laura’nın yükü ağır gelir.) 225  

12.  İris'ın evlilik nedenleri - 292 -294.  Baba Iris'in gördiği kadar masum mu ? İris'ten bu fedakarlığı istemeye hakkı varmıydı?  Iris onu suçladı mı ? (Baba bildiğinin en iyisini yapıyordu)  

12.  Richard'ın kendine ait bir hesabı var mıydı? Iris fabrikaları kurtarabildi mi ? 405 İris fabrikaların kapanmasına nasıl tepki verdi? 406

13.  Richard böyle bir kişilik olmasaydı İris Alex ile ilişkiye girer miydi ?
414
 

14.  Laura'nın bu evlilik esaretinden kurtulmak için önerileri var mı ?  (Çalişmak, yeni bir hayat kurmak ve ikisinin de bu esaretten kurtulmasını sağlamak istiyor. 422  "Herkes kaplan olabilir" 423  

15.  Richard gerçekten İris'in dediği gibi "malı ucuza kapattı mı?  Bir taşla iki kuş vurdu mu ? Richard'ın Laura'ya bakış açısı nasıldı? 487  

16.  İris'i çocuk, genç bir kadın ve yaşlı bir kadın olarak üç ayrı şekilde görmekteyiz.  Hayatın ın bu üç evresinde İris için neler düşündünüz ?

17.  İris'in yaşlı halini sevdiniz mi ? 
493   (Yaşlılık sinisizmi)   Gençlikle kıyaslama 505  Kirli çamaşırlar 466 Gençler hakkındaki düşünceleri 529.    Talk-show 565

18.  Winifred bu evlilik için görüş açısı neydi ? Haklı tarafları var mıydı ?  Richard'ın ölümüne de bir kör suikastçı karıştı mı  ? 473

19.  "Şeftali kadınlar" bölümü için ne düşünüyorsunuz?  Atwood ne anlatmak istiyor?  Bu da bir allegori mi?  Konuya hizmet ediyor mu?  Şeftali kadınlar erkeklerini el üstünde tutuyorlar, erkeklere zevk vermekten başka birşey düşünmüyorlar, acı çekmiyorlar.    (Alex Iris ile ilişkisinden sıkılır.  Savaşa gitmek ister) 457 Adam kadın için ölebilirdi ama monotonluğa tahammülü yoktu. 513

20.  Kertenkele Adamlar nasıl bir allegori ? (Daha önce birbirleriyle kavga halinde olan Zycronlular Kertenkele adamların saldırısı ile birleşirler.  511.  İspanya iç savaşını çağrıştırıyor.)

21.  Savaş :  "Kimse kazanmadı"   Savaş biri biterken yeni savaş ortaya çıkar. 580.  Nasıl hazırlanır savaş?  Nasıl birden ortaya çıkar? 582  

22.  Iris kitabı niçin yazdı ( Bir anıt dikmek istiyordu. (643-644)  

23.  “Bir uyurgezeri asla uyandırmamalısın.  Şoktan ölebilir” derdi Reenie.  Iris nasıl uyandı ?  Ve sonucu ne oldu ? 611-12-13 

24.  İris Alex’in telgrafı ona gönderttiğini söyleyince Laura için hangi kavramlar çöktü ? 615 Tanrı, güven, fedakarlık, adalet, inanç, umut, sevgi, ve Kardeş tabii…


25.  Iris bilmemeyi seçebilirdi.  Ama bilmeyi seçti.  619-620  Araştırmaları sonucunda ne buldu ? 622 

26.  Iris kitabı niçin yazdı ?  (Bir anıt dikmek istiyordu) 

Nasıl bu kadar cahil olabildim ? diye düşünüyor.  Bu kadar aptal, bu kadar basiretsiz bu kadar dikkatsiz. ama  o cehalet, o dikkatsizlik olmadan nasıl yaşayabiliriz.  Eğer olacakları bilseydin - eğer hareketlerinin sonuçlarını önceden görseydin kıyamete mahkum olurdun.     Tanrı kadar perişan olurdun.  ... Mutluluk camdan duvarları olan bir bahçe.  Ne girebilirsin, ne çıkabilirsin.  Cennette hikayeler yoktur çünkü yolculuk yoktur.  Hayatın dolambaçlı yollarında hikayeyi sürdüren şey kaybetmek, pişman olmak acı çekmek ve yitirdiklerini özlemektir. “


(soruların bir kısmı internet kaynaklarından alınmıştır)

http://www.randomhouse.com