|
Kar |
Kar'ın İngilizceye çevrilmesi dolayısiyle Amerikan basınında çıkan eleştirileri okumak için tıklayınız. |
|||
Hayat ilkeler için değil mutlu olmak için yaşanır” (S 312) |
|||
|
On
iki yıldır Almanya'da sürgün olan şair Ka Türkiye'ye dönüşünden dört
gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır
ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkan dükkan bu hüzünlü
ve güzel şehri ve insanları tanımaya çalışır. Kars'ta ağzına kadar işsizlerle
dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve karda mahsur kalmış gezgin bir
tiyatro kumpanyası, intihar eden ve türban direnişi yapan kızlar, çeşitli
siyasal gruplar, dedikodular, söylentiler... Karpalas Oteli ve sahibi Turgut
Bey ile kızları İpek ve Kadife ve Ka için bir aşk ve mutluluk vaadi vardır. Kitap, aşkı, bağlılığı,
aidiyeti, tutkuyu sorguluyor. Orhan Pamuk Kars’la Türkiyenin küçük bir
modelini kuruyor. Kar yolları kapatınca Kars’ın dünya ile bağlantısı
kesiliyor. Bir süre sonra yerel bir darbe oluyor ve Ka şehirde sıkışıp kalıyor.
Karın verdiği ilhamla birbiri ardına şiirler yazıyor. (ama kitapta hiç şiir
yok. Sürgündeyken hiç şiir yazamıyordu) Siyasi İslamcıları
ve Kemalistleri kendi mantıklarıyla, kendi sloganlarıyla karşı karşıya
getiriyor. Kitabın sloganı ise insanı anlamak. (S 186) Kitap
şu soruyu soruyor? “Daha iyi olanlar, nispeten mutlu olanlar, mutsuz
olanları ya da zor durumda olanları ne kadar anlayabilir, ne kadar kendimizi
bir başkasının yerine koyabiliriz?” (s 259) Romanın
asıl belirleyici kahramanı
“KAR” dır. Öyle bir imgedir ki, kimi zaman aşkı çağrıştırır, kimi
zaman onulmaz bir yalnızlığı, kimi zaman da siyasal cinayetleri örten bir
kefendir sanki (Kars ta da
Frankfurt ta da ) |
|||