KADERSİZLİK
İmre Kertezs


Anasayfaya
Eleştiri sayfasına



Kertész; İkinci Dünya Savaşı' nda gönderilmiş olduğu toplama kampında geçirdiği dönemi anlatıyor, on iki yılda tamamladığı otobiyografik eserinde. Kitabın arkasında, yazarın kitabını 1973 yılında yayınlatmak istediğinde soykırım kurbanlarıyla alay ettiği gerekçesiyle eleştiri aldığından bahsediliyor.

Kitabı hiçbir önyargıda bulunmadan okudum. Yazar, toplama kamplarında deneyimlediklerini gerçekten de insanı derinden etkileyen bir üslûp ile anlatmış. Auschwitz ve ardından Buchenwald kamplarında yaşananların bir insanlık dramı olduğunu burada anlatmayacağım. Ancak, eserde asıl dikkat çeken nokta, Kertész' in bizzat yaşadığı dramı "dramatize etmeden" anlatıyor olması.

Babasının evden ayrılacağı sabahın öncesinde ailecek yenen akşam yemeğinde aile bireylerinin sessiz gözyaşları, babasıyla olan vedalaşması, babasının yokluğuna alışmaları; hattâ, babasının çalışma kampından iyi olduğunu haber veren mektupları ince bir kara mizahın habercisidir okur için. İlerleyen sayfalarda yazarın ergenlik çağındaki diğer Yahudi gençlerle birlikte, "birgün" işe gitmek için binmiş olduğu otobüsten indirilmesi, yük vagonları içerisinde çalışma kampına gönderilmesi, sabah dağıtılan bir parça kuru ekmeğin tüm gün boyunca yiyeceği yegâne yemek olduğunu yaşayarak öğrenmesi, kampta tanıklık ettiği ölümler, irinli dizinin onu yatağa çivilemesi, Müttefiklerin onları özgürlüğe kavuşturması...

Tüm bunlar, günlük hayatın bir parçasıymış, her insanın yaşayabileceği türden olaylarmışçasına anlatılıyor kitapta. Kertész, çocukluktan henüz çıktığı bir dönemde başından geçen tüm bu olumsuzlukları gerçekten de bir çocuğun gözündan aktarmış bizlere. Kendisinin de rol aldığı bu insanlık dramıyla alay edercesine anlatmış toplama kampında yaşanan trajediyi, okurunu rahatsız etmeksizin.