Aytül Akal

İki Ucu Yolculuk

Aytül Akal


Anasayfaya
Eleştiri sayfasına


 

Editörün Notu :
Aytül Uncu Akal öyküler kitabı İki Ucu Yolculuk'ta doğumdan - ölüme kadar uzanan bir yolculuğun sözünü etmektedir. Akal öykülerinde yaşamdan çok değişik kesitleri önümüze sermektedir. Kadınlık ve kadın sorunları çok geniş bir yer tutmaktadır öykülerinde. Kadınların birbirleriyle ilişkileri ve birbirlerine bazı konularda yol göstermeleri, öncülük etmeleri görülür. 


 

Bizim Yazılarımızİki Ucu Yolculuk - Aytül Akal

Nevcihan Oktar

Kitabın ilk öyküsü "Beyaz Çiçekli Şapka" bu konuda hemen örnek gösterilebilir.. "G ökyüzünde Uçuşmalar" ı da aynı parantezde ele alabiliriz. Evin halleri, yolculuklar, kendi halinde yaşamak da öykülerde yer almaktadır. Güncel yaşamdan bilgisayar da söz konusu edilmiştir. Bazı öykülerine çiçek adları (Mavi Ortancalar, Sardunyalar") başlık yapılmıştır.

Aytül Uncu Akal öyküler kitabı İki Ucu Yolculuk'ta doğumdan - ölüme kadar uzanan bir yolculuğun sözünü etmektedir. Akal öykülerinde yaşamdan çok değişik kesitleri önümüze sermektedir. Kadınlık ve kadın sorunları çok geniş bir yer tutmaktadır öykülerinde. Kadınların birbirleriyle ilişkileri ve birbirlerine bazı konularda yol göstermeleri, öncülük etmeleri görülür. Kitabın ilk öyküsü "Beyaz Çiçekli Şapka" bu konuda hemen örnek gösterilebilir.. "Gökyüzünde Uçuşmalar" ı da aynı parantezde ele alabiliriz. Evin halleri, yolculuklar, kendi halinde yaşamak da öykülerde yer almaktadır. Güncel yaşamdan bilgisayar da söz konusu edilmiştir. Bazı öykülerine çiçek adları (Mavi Ortancalar, Sardunyalar") başlık yapılmıştır.

Kadın konusunda elbette çok değişik görüşleri ve betimlemeleri vardır. Sözgelimi, "Gökyüzünde Uçuşmalar" da hamile bir kadının bunalımını ortaya koymuştur. "Yeryüzü hiç durmaksızın yumurtlayan, döllenen ve embriyoları bebeğe ya da çöpe dönüştüren milyonlarca kadınla doluydu. O da alt tarafı milyonlarca, milyarlarca kadından biriydi. Hiçbir özelliği, hiçbir sıra dışılığı olmayan herhangi bir hamile kadın". Doğurmak, doğurmamak, kürtaj yaptırıp, yaptırmamak kararsızlığı içinde çırpınan bu kadın bu öyküde her yönüyle dile getirilmiştir.

Akal, olayları ve kişileri çok güzel bir kurgu içinde öyküleştirmiş. İki Ucu Yolculuk'ta, yaşamda görülen her türlü durumları ve yaşantıyı buluyoruz kitapta. Konuları değişik kurgularla işleyen bu öyküler üzerinde durulmalıdır.



İki Ucu Yolculuk

Bilgin ADALI

http://kitaptanitimlari.blogspot.com/ 

Yol denince aklımıza yılan gibi uzanan yollar gelir hemen. Yolculuk da bir yerden bir başkasına gitmektir. Oysa değişik yollar ve yolculuklar da var. Âşık Veysel’in gündüz gece gidip durduğu uzun ince yol gibi…

İki Ucu Yolculuk başka tür yollarda yapılan, başka türden yolculukları anlatıyor.

Kitabı bitirip bende bıraktıklarını şöyle bir düşünmek üzere kapağını kapatınca, bir hayli şaşırdım. Başlangıçta bana epeyce dağınık, hatta sevimsiz gelen kapak, sıralar değişmiş olsa kitaptaki 11 öykünün birer özetiydi. Hangi resmin hangi öyküye ait olduğunu bulma oyunu oynadım bir süre.

Beş anahtar görüntü buldum. Sayfa başındaki ilk görüntü, “Şapkalar” öyküsünü anlatıyordu. İkinci görüntü, “Trenin Getirdikleri, Rüzgârın Götürdükleri”yle ilişkiliydi. Üçüncü sıranın ilk görüntüsü, “Beyaz Çiçekli Şapka”dan başkası olamazdı. Son sıradaki ilk görüntü kesinlikle “Mavi Ortancalar” öyküsünündü. Aynı sıradaki üçüncü görüntü ise “İki Ucu Yolculuk” öyküsünün son karesiydi.

Bunlar kolay olanları. Ötekileri de buldum ama açıklamayacağım. Kapağın, kitaptaki öykülerle bu birebir ilişkisini keşfetmek doğrusu çok çarpıcı geldi bana.

Kadınsı duyarlıkların öyküleri İki Ucu Yolculuk’ta anlatılanlar. Öykülerde, erkekler bile kadınsı bir duyarlıkla ele alınıyor. Bunun en güzel örneği “Mavi Ortancalar”. (s.115)

“Sabırlı oldu kadın, üç yıl bekledi. Dördüncü yıla girdiğinde…” (s. 139) diye başlar son paragrafı öykünün. Evet, kadınlarda vardır bu sabır. Ama bir kadınla ilişki kurmak isteyen bir erkeğin, üç yıl boyunca aynı sabrı gösterip doğrudan hiçbir girişimde bulunmaması düşünülemez. Kadınsı bir duyarlığın erdemidir bu. Oysa öykünün ortalarında (s.131) tam tersini söyler kahramanlar. Erkek, “Ben çok sabırlı bir insanımdır, beklemeye alışığım,” der. Kadın ise, “Ben hiç değilimdir. Beklemekten de, bekletilmekten de hiç hoşlanmam.”

Oysa, hamle araları uzun süren bir satranç oyununun usta oyuncuları gibidir öykü boyunca her iki kahraman da. Hamlelerini oynarken, kendi iç hesaplaşmalarını da yaşarlar.

Aynı kadınsı duyarlık “Çiçek Kokuları” öyküsünde de (s.81) de açıkça görülür. Öykünün hemen başlarında kahramanın karısından ayrılmış olduğunu öğreniriz. Birkaç yerde daha vardır ipuçları erkek olduğunun. Ama, ayrıntıların anlatılması bile kadıncadır bu öyküde de. Öteki öykülerin hemen hepsi kadın dünyasının öyküleridir zaten.

“Kadınsı bir duyarlık”tan söz edişim yalnızca bir saptama. Ama bu duyarlığın beni çok etkilediğini de söylemeliyim.

İlk öykü, “Şapkalar”da, kadınsı bir oyun var şapkalarla. Biri şapka tutkunu, öteki şapka üreticisi ve satıcısı iki kadının, düşsel bir oyunu. Dört sayfalık kısacık bir öykü. Ama bizi kadın dünyasının derinliklerine çekiveriyor. Bu ilk öyküyle, değişik bir anlatıyla karşı karşıya olduğunuzun izlerini veriyor Akal.

İkinci öykü, “Trenin Getirdikleri, Rüzgârın Götürdükleri” (s.11) iki yaşlı konukla, çalışan ve çocuklu bir kadının öyküsü. Sanki, “iki ucu yolculuk” kavramını en iyi anlatan öykü bu. Tek itirazım var bu öyküye: Kadının duyarlılığını anladım da, erkeğin (kadının kocasının) çocuksu bencilliğini neye yoracağımı bilemedim. Bir çocuğun yalnızca annesine yapabileceği şımarıklıklarıyla çocuksu bencilliğini nereye koyacağımı bilemedim doğrusu. Düşsel yanlarıyla bile çok gerçekçi bir öykü kitabında, o kişi, gerçek dışı gibi geldi bana. Oysa kitaba adını veren “İki Ucu Yolculuk” öyküsünden daha “iki uçlu” bir yolculuk olarak algıladım o öyküyü ben.

Yukarıda sözünü ettim kadınsı duyarlığıyla yepyeni bir evrenin kapılarını açıyor bize Akal. “Zaman Yolcuları” (s. 65) öyküsü bu evrenin en çarpıcı örneği. Bir taksi sürücüsüyle yolcusunun söyleşilerinden oluşan bu öykü, hemen her gün yaşadığımız, ama gözümüzden kaçan ayrıntılarla dolu. Belki de bir “yaşam sorgulaması”…

Garip bir hüzün tomurcuklanıyor kişinin yüreğinde okuyup bitirdikten sonra kitabı. Yalnızlığın, tekilliğin, bir başınalığın, kabul etmeye pek yanaşmadığımız aykırılıkların hüznü. Aytül Akal’ın öykülerinden yola çıkarak, kendi evrenini sorguluyor kişi.

Daha önce yazdığım bir yazıda da değinmiştim bu konuya. Kimi kitapları, “çocuk” ya da “gençlik” kitabı olarak etiketlemek, sınırlıyor okuyucu kitlesini. İki Ucu yolculuk, genç ya da ergin (çocuk değil) 17’den 97’ye, her yaş kesimine seslenebilecek bir kitap. Bu tür kitapları bir “yaş grubu”yla sınırlayarak yazarlar kendilerine, yayınevleri de yazarlarına ve okuyucularına haksızlık ediyorlar.

Okuyun “İki Ucu Yolculuk”u… Pişman olmayacaksınız. Satırların arasında biraz kendinizi, biraz yakın çevrenizdeki insanları, genel olarak hüzünlü bir “insan” kavramını bulacaksınız. Dünyaya bakışınızda, küçücük de olsa, kimi değişiklikler olacak. Birbirinden çirkin şapkalarıyla ün kazanmış İngiltere Kraliçesine bakışınız bile değişecek büyük olasılıkla.

Not: iki şapka öyküsü var kitapta. İkisi de yol boyunca oradan oraya savurdu beni. Bu iki öykü de dikkatle okuna…

 
 

Aytül Akal

Vikipedi, özgür ansiklopedi


1952 yılında, İzmir'de doğdu. 1971 yılında İzmir Amerikan Kız Koleji'ni bitirdi. Uzaktan eğitimle Washington International University'den mezun oldu. Aynı üniversitede uzaktan eğitimle, eğitim dalında yüksek lisansını yaptı (2002).

1973 yılında Hayat Mecmuası'nda "Aklınızda Bulunsun" başlığıyla sürekli bir köşe yazmaya başladı. Ayna, Yıllar Boyu, Hayat ve Gezinti dergilerinde çeşitli yazıları ve röportajları yayımlandı. 1976'dan 1980'e kadar Elele Dergisinde, "Bindallı" adıyla 16 sayfalık bir ek dergi hazırladı. 80'li yıllarda sahneye konan bir çocuk oyununun metin yazarlığını yaptı.

Üç şiiri Cenk Taşkan tarafından bestelendi ve Nükhet Duru tarafından seslendirildi. 1990-91'de Günaydın Gazetesi'nin "Sobe" adlı çocuk dergisinde masalları yayımlandı. Aynı gazetede çocuklara köşe yazıları yazdı.Çeşitli çocuk dergilerinde masal, öykü ve şiirleri yayımlandı.

1981 yılında ilk kitabı "Kent Duygusu" (şiir) yayımlandı. 1991 yılında yayımladığı ilk masal kitabı Geceyi Sevmeyen Çocuk'u, 1993'te Canı Sıkılan Çocuk, 1994'te Kardeş İsteyen Çocuk, 1995'te Sabahı Boyayan Çocuk ve 1997'de Masalları Arayan Çocuk izledi. 1995'de iki yazar arkadaşıyla birlikte, Uçanbalık Yayınları'nı kurarak, çocuk kitapları yayımlamaya başladı.

3-10 yaş arası çocuklar için hazırladığı ciltli masal kitapları, ayrıca, 52 kitap halinde karton kapaklı bir masal dizisi olarak yayımlandı. 10-14 yaş arası çocuklar için hazırladığı, buluğ çağı temasını işleyen dört kitaplık eğlenceli öykü dizisi Oğlum ben çocukken, Kızım ben çocukken, Oğlum nerdesin, Kızım nerdesin yaş sınırlarını aşan geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı.

T.C. Kültür Bakanlığı'nın 1995'de ilk kez düzenlediği Eflatun Cem Güney 0-6 yaş çocuk kitabı yarışmasında Ben Minicik Bir Bebektim adlı kitabıyla ödül aldı. Atatürk'ü küçük yaştaki çocuklara evrensel boyutta tanıtan Atatürk Olmak adlı kitabı, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlandı. Aç Perdeyi Ben Geldim adlı müzikli piyeslerden oluşan kitabını ve 2-4 yaş grubuna yönelik iki kitaplık Ben Minicik Bir Bebektim serisini hazırladı. 1999'un Ağustos'unda yayımladığı Yatağın Altında Kim Var, 50.000 adet basılarak depremden etkilenen çocuklara armağan olarak dağıtıldı.

"En Matrak Canavar Öyküleri" dizisiyle, çocukların duygusal dünyalarını sarsan canavara karşı eğlenceli bir bakış açısı getirerek korkularını yenmelerine destek olmayı hedefledi. İlk gençlik grubuna yönelik "Süper Gazeteciler" serüven dizisinin ilk üç romanı yayımladı.

"Sihirli Kapı" ve "Mevsimler Kralı'nın Maceraları" adlı iki özgün dizisiyle, resimli çocuk kitapları alanında yepyeni bir tarz yarattı, Sihirli Kapı dizisi Bulgarcaya çevrilerek Bulgaristan’da yayımlandı.

Yazar Mavisel Yener ile internet üzerinden yıllarca sürdürdüğü şiirleşmeler, yedi kitapta yayımlandı. İki yazarın tek tema üzerindeki şiirleri, Mavi Ay (ay), Kar Sesi (kar) ve Denizin Büyüsü (deniz) adlı kitaplarında, karışık konulardaki şiirleri ise Kuş Uçtu Şiir Kaldı ve Şiirimi Kedi Kaptı kitaplarında toplandı. Denizin Büyüsü adlı şiir kitabı, CGYD tasarım ödülünü aldı. Kuş Uçtu Şiir Kaldı ve Şiirimi Kedi Kaptı şiir kitapları ise, bugüne kadar denenmemiş bir tasarımla, yepyeni bir tarz yarattı.

İki yazar, beş şiir kitabının ardından, yeni bir deneyime girişerek, Ay Kaç Yaşında ve Kaç Güneş Var başlıklı şiir kitaplarında, aynı üslupta birleşip, şiirleri birlikte yazdılar. İki yazarın eğlenceli serüvenleri, Kırmızı Şemsiye adlı kitapla sürdü. Öykü ve şiirlerle, kaybolan bir şemsiyenin öyküsünü anlatan kitap, alışıldık tasarımın sınırlarını aşarak, kimi sayfalarda çizgi romana dönüşen karışık bir tasarım tekniğiyle yayımlandı. Kitap, 2008’de CGDY’nin tasarım dalında özendirme ödülünü aldı.

Çocuklarla yaptığı edebiyat söyleşileri ve hazırladığı nitelikli edebiyat eserleriyle topluma okur kazandırmayı amaçlayan Aytül Akal, 1998-2003 yılları arasında beş yıl boyunca Cumhuriyet Kitap Eki'nde haftalık "Çocuklar İçin Kitaplar" sayfasını hazırlayarak, çocuk kitapları hakkında tanıtım ve eleştiri yazdı; yazar, çizer ve çevirmenlerle röportaj yaptı. 2007’de tekrar aynı göreve çağrıldı, Mavisel Yener, Nilay Yılmaz ve Çiğdem Gündeş’le birlikte çocuk sayfalarını hazırladı.

Çocuk yazını alanında gerçekleşen sempozyumlarda bildiriler sundu; üniversitelerde konferanslar verdi. Öykü ve masalları Türkçe ders kitaplarında yer aldı. 1973'den beri yayın hayatında olan Akal'ın, 2-15 yaş arası çocuklar için 100'e yakın kitabı yayımlandı.

Yetişkinler için yazdığı öyküler 1998'de"Beni Bırakma Hayat" ve 2001'de "İki Ucu Yolculuk" başlıklarıyla Bilgi Yayınevi'nde basıldı, daha sonra 2008'de iki kitaptan seçilen öykülerle Uçanbalık Yayınları tarafından “İki Ucu Yolculuk” başlığı altında tek kitapta toplandı.

2006'da, okullarda giderek artan şiddete karşı çocuklarda duyarlılık geliştirmek, şiddetin, sorunlarda ilk çözüm olamayacağını fark ettirmek amacıyla Hani Her Şey Oyundu projesini hazırladı; derleme kurulundaki 8 arkadaşıyla birlikte gönüllü çalışarak projeyi 11 ile ulaştırdı. 8-12 yaş aralığındaki çocukların sınıf kitaplıklarına birer adet armağan edilmesi hedeflenen projede 11 ilin baskılarıyla 100’e yakın kitap, sınıflarda öğretmen ve öğrencilerle buluştu. Bu alandaki çalışmaları halen sürüyor. (bu konuda ayrıntılı bilgi için: www.haniherseyoyundu.com)

Barış yolunun birbirini sevip saymaktan, farklıları kabul etmekten ve çok yönlü bir bakış açısına sahip olmaktan geçtiği görüşüyle, 2008’de "Yol Boyunca Renkler" projesini hazırladı ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramında çocuklara armağan edilmesi önerisiyle TBBM'e sundu. Çocukların farklılıkları bütüncül olarak algılayarak, bu çeşitliliğin yarattığı güzelliği duyumsamalarına katkıda bulunması hedeflenen proje, TBBM tarafından onaylanmakla birlikte, proje tamamlandığında Meclis’in takibini durdurması nedeniyle projenin başka platformlara taşınması için yeni çalışmalar başlatılmıştır.

2008’de dört arkadaşıyla birlikte “Bebeğimi Seviyorum, Ona Kitap Okuyorum” projesini hazırladı. Bebek doğduğu andan itibaren kitapla tanıştırılmasının öneminden ve ona neden kitap okunması gerektiğinden söz ederek, fiziksel gelişiminin yanı sıra duygusal gelişiminin de desteklenmesi konusunda anne ve babaya katkı vermek amacıyla hazırlanan kitap, Anadolu Sigorta’nın desteğiyle basılarak, doğum yapan annelere armağan edilmek amacıyla, doğum hastanelerine dağıtıldı.

2008’de hazırladığı “İlk Aşkım” projesiyle, özellikle ergenliğe geçişte yaşadığı aşkın ilk ve son olduğunu sanan ve bu duygusal dönemdeki düş kırıklıklarını şiddete dönüştürebilen çocuklara ve gençlere, “ilk aşk”ı herkesin yaşadığını ve geride bıraktığını örneklemeyi hedefledi. Editörlüğünü Ayla Çınaroğlu’nun üstlendiği projeye, çocuk kitapları alanında tanınmış yazarların, çizerlerin ve editörlerin yanı sıra, yetişkin dünyasının tanınmış yazarları ve üniversite öğrencileri de ilk aşklarını anlatarak destek verdi; kitap, “Aşık Oldum” başlığıyla, Uçanbalık Yayınları’ndan Nisan 2009’da yayımlandı.

Sekiz masal kitabı TEDA projesi desteğiyle Almanya'da Talisa Verlag tarafından Almanca/Türkçe, üç masal kitabı, aynı yayınevi tarafından ayrıca Almanca/İspanyolca olarak yayımlandı. (www.talisa-verlag.de)

Dört öykü kitabı Farsça'ya çevrilerek İran'da Oraman Publishing tarafından yayımlandı. En Matrak Canavarlar dizisinin iki kitabı, Almanya'da Edition Orient tarafından 2008’de yayımlandı. (www.edition-orient.de)

Sihirli Kapı dizisinin dört kitabı, Bulgarca'ya çevrilerek Lettera Publishers tarafından 2008 yılında Bulgaristan'da yayımlandı. (www.lettera.bg/bg/index.php) 2003’de İngiltere'de yayımlanan "Lines in the Sand" antolojisinde yer alan bir öyküsü, Zaner Bloser tarafından 2007'de 5. sınıf ders kitabına alınarak Amerika'da yayımlandı. Kitaplarından bazıları, e-book olarak Avustralya’da yayımlandı.

Mavisel Yener ve Nilay Yılmaz’la birlikte yazdıkları “Mor Gece Mavi Gün” adlı oyun, 2007’de Ankara Devlet Tiyatrolarında sahnelendi, Küçük Hanımlar Küçük Beyler uluslararası Tiyatro festivalinde Türkiye’yi temsil etti. Oyun, ayrıca Hindistan’da seyirciye sunuldu.

Çocuk Müzeleri Araştırma ve Kültür Derneği (Ankara) ve Oyun Yazarları ve Çevirmenleri Derneği kurucu üyesi.

Evren (1980) ve Alper (1986) adlı iki oğlu var.

Yapıtları

  • Geceyi Sevmeyen Çocuk
  • Canı Sıkılan Çocuk
  • Kardeş İsteyen Çocuk Lina
  • Sabahı Boyayan Çocuk
  • Masalları Arayan Çocuk
  • Geceyi Unutan Fil
  • Şımarık Fil
  • Kızamık Olan Fil
  • Büyük Yatakta Kim Yatacak
  • İki Kavgacı Ağaç
  • Gezmeyi Seven Ağaç
  • Dilek Ağacı
  • Dünyanın En Güzel Ağacı
  • Meraklı Uzay çocuğu
  • Üç Uçan Çocuk
  • Kimin Yatağı Uçuyor
  • Uzaylı Çocuğun Ödevi
  • Çöp Kafalı Çocuk
  • İp Bacaklı Uzaylı Çocuk
  • Fasulye Motorlu Uçan Daire
  • Çikolata Çocuk
  • Reklamları Çizen Çocuk
  • Canı Sıkılan Aydede
  • Cadı Burunlu Fabrika
  • Park Yiyen Robot
  • Denizin Altını Merak Eden Vapur
  • Buruşuk Kağıt Parçası
  • Rengini Arayan Top
  • Yaramaz Trafik Lambası
  • Işığını Yitiren Yıldız
  • Bu Dünya Kimin?
  • Suda Oynamayı Kim Sevmez
  • Küçük Kertenkele
  • Ormandaki Apartman
  • Masalını Arayan Ejderha
  • Ormanın Renkleri Kimde
  • Ormanın Yeni Komşuları
  • Eğlence Ülkesini Arayan Dinozor
  • Yatağın Altındaki Harfler
  • Soru Balonları
  • Kitap Perisi
  • Karanlıktan Korkan Çocuk
  • Sinderella Olmak İsteyen Çocuk
  • Üç Sihirli Öpücük
  • Üç Gözlü Çocuk
  • Uyumak İstemeyen Zürafa
  • Işıkları Dolaşan Çocuk
  • Bana Bir Rüya Ver
  • Ben Büyüküm
  • Dağınık Çocuk
  • Küçük Anne
  • Nerden Çıktı Bu Kardeş?
  • Yaşlı Çocuk
  • Terlikleri Kim Giyecek?
  • Bütün Oyuncaklar Benim
  • Ben Ne Zaman Büyüyeceğim?
  • Ben Ne Olacağım?
  • Ben Minicik Bir Bebektim
  • Ben Minicik Bir Bebektim-2
  • Atatürk Olmak
  • Şeker Canavarı
  • Uyku Canavarı
  • Kitap Canavarı
  • Oğlum, Ben Çocukken
  • Kızım, Ben Çocukken
  • Oğlum, Nerdesin
  • Kızım, Nerdesin
  • Babam Duymasın
  • Aç Perdeyi Ben Geldim
  • Süper Gazeteciler
  • Süper Gazeteciler-2 Parktaki Esrar
  • Süper Gazeteciler-3 Likörlü Çikolata
  • Süper Gazeteciler-4 Belalı Davetiye
  • Sanatçının Sihirli Odası/The Artist's Magical Studio
  • Kardeşimin Sihirli Okulu/My Brother's Magical School
  • Öğretmenimin Sihirli Şapkası/The Teacher's Magical Hat
  • Dedemin Sihirli Dolabı/My Grandad's Magical Wardrobe
  • Küçük Prens'in Doğum Günü/The Little Prince's Birthday
  • Saray Horozu'nun Doğum Günü/The Palace Cockerel's Birthday
  • Mevsimler Kralı'nın Doğum Günü/The King of Seasons' Birthday
  • Kraliçe'nin Doğum Günü/The Queen's Birthday
  • Mavi Ay, A.Akal-Mavisel Yener
  • Kar Sesi, A.Akal-Mavisel Yener
  • Denizin Büyüsü, A.Akal-Mavisel Yener
  • Kuş Uçtu Şiir Kaldı, A.Akal-Mavisel Yener
  • Şiirimi Kedi Kaptı, A. Akal-Mavisel Yener
  • Ay Kaç Yaşında A. Akal-Mavisel Yener
  • Kaç Güneş Var A.Akal-Mavisel Yener
  • Kırmızı Şemsiye A. Akal-Mavisel Yener
  • Benim Babam Sihirbaz
  • Beni Bırakma Hayat (Bilgi Yayınları)
  • İki Ucu Yolculuk (Uçanbalık Yayınları)
 
 
>

Valid HTML 4.01 Transitional