Hotel du Lac

Anita Bruckner

       

Hotel du Lac
Anita Brookner
http://www.readinggroupguides.com/guides/hotel_du_lac.asp

Çalışma Soruları :

  1. Edith kendisini “karanlık ve güvenilir” bir kişi olarak görmektedir.  Olaylar by saptamasını haklı mı çıkarıyor, yoksa kendi kabul ettiğinden daha karanlık ve yıkıcı mı ?   Kendisinin Bayan Pussey, Monica ve Penolope tarafından yönlendirilmesini kabul edişi bir pasif duruşu mu sergiliyor yoksa bir gereksinmeden mi kaynaklanıyor ?
     
  2. Edith Hotel du Lac için “zarif bir sığınak” terimini kullanır ama daha sonra aynı yerden bir “kurum” olarak sözeder.  Hangi betimleme daha doğru.  Oteldeki İngiliz kadınlar terkedilmiş insanlar mı yoksa Edith’in söylediği gibi kendilerine br sığınak mı arıyorlar ?
     
  3. Edith sizce güvenilmez bir anlatıcı mı ? Anlattıklarını yüzeysel olarak ihtiyatla m kabul etmeliyiz ?  Okuyucu ile samimi bir ilişki içinde olsa da okuyucuya hayatı hakkında anlatmadığı şeyler de var mı ?   Eğer varsa bunlar yalnızca David’e yazdığı mektuplarda mı açık şekilde görülüyor.  Bu mektuplar sizce okuyucuya verilen dürüst bilgiler mi ?  Yoksa bu yazılar aslında kaçamak ve güvenilmez mi?
  1. Brookner’ın anlatısında David hakkında neler öğreniyoruz ? David gibi bir adam Edith için neden bu kadar cazip ?  Cazibesinin nedeni ulaşılmazlığı mı ?  David ve karısı nasıl bir evliliği sürdürüyorlar?
  1. Edith’in arkadaşları onu romantik olmakla suçluyorlar.  Bu sizce doğru mu ? Edith neden romantik kitapların yazarı olmayı seçmiş ? Bu seçim onun hareketlerini etkiliyor mu ? “Romantik” tema kitabın sonu ile nasıl bağdaşıyor?  David’e geri dönmesi sizce romantik bir davranış mı yoksa değil mi ?  Londra’ya döndükten sonra sizce Edith yine eski tür yazılarına mı dönecek?
  1.  Edith Bay Neville’e “ Her an mutluluğu düşündüğünü” söylemektedir.  Mutluluk düşüncesini ana hatlarıyla ona çizer.  Bay Neville onu kendi “mutluluk” düşüncesi çizgisine çekemediği halde yine de Edith’in mutluluk kavramını kendi anlayışına göre düzenlemesine etki etti mi ? İdeal mutluluk kavramı onu tanımadan önceki kavramı ile aynı mı ?  Yoksa tanımı Mr. Neville ile tanıştıktan sonra değişti mi ?
  1. Edith çevresine baktığında bütün etrafındaki kişiliklerde grotesk bir tipleme görür.  Bu kişilerin Edith’in anlattığı kadar grotesk olduğunu düşünüyor musunuz ? Edith’in yapısı bozuk merceği altında daha da mı acaipleşiyorlar.  Eğer böyle düşünüyrsanız Edith neden kendisi ile başkaları arasına mesafe koyuyor ve onları daha az insancıl hale getiriyor.  Beğenmediği halde Penelope’ye neye bağlanıyor ?  Kendisini daha üstün görmesini sağladığı için mi ?  Edith Penelope’yi anlamış mı yoksa romancı kişiliği ile gerçek insanları da romanlaştırmış mı ?  Geoffrey Long hakkında ne düşünüyorsunuz.  Edith neden onunla dalga geçiyor?  Okuyucu Geoffrey’i bir aşık ya da acı çeken gerçek bir insan gibi görme şansına sahip mi ?
  1. Edith’in mutsuz geçen çocukluğu onun erişkin dönemdeki kişiliğine sizce etki etmiş midir ? Annesinin seks, dişilik, annelik kavramlarını ne kadar kabul etmiştir?  Diğer kadına karşı duyduğu sevgisizlik kendisine annesinden geçen bir düşünce biçimi midir yoksa çevresindeki kadınlarda var olan ikiyüzlülük ve rekabet duyguları nedeni ile midir ?   
  1. Penelope’ye göre erkekler “fethedilecek” varlıklar ama aynı zamanda düşman yaratıklardır.  Penelope ve Edith’in Londradaki diğer arkadaşları kuralları kesin olmayan bir seks oyunu oynarlar Edith bunların hangi sınırını geçti?  Bu kurallara uymadıkça Edith duygusal olarak dışlanacak mı ?
  1. Brookner’ın en büyük özelliklerinden biri havanın ve doğanın insanın ruh haletini yansıtmasındaki becerisi.  Otelin kendisi de dahil olmak üzere manzara Edith’in kendi duygularını yansıttığı boş bir yaz boz tahtası mı ?  Yoksa manzara kendisini Edith’e zorla mı kabul ettiriyor ?
  1. Edith David’e yazdığı mektuplarda uzun uzadıya giysilerden söz ediyor.  Bu onun David ile ilişkisi hakkında bize ne gibi ipucu veriyor ? Kendisinin David için rahatlatıcı eğlendirici bir kişilik olduğunu mu düşünüyor.  Mektuplarını neden David’e postalamıyor ? Buna rağmen mektupları neden yazıyor ? Neville ile olan nişanı hakkındaki mektupta diğer mektuplara nazaran ne gibi bir farklılık var.  Neden en sonunda “eve dönüyorum” sözcüklerinin çizip “geriye dönüyorum” tabirini kullanıyor.
  1. Arkadaşları tarafından Virginia Woolf  olarak görülen Edith kendini nasıl görüyor?  Bu benzetme onu nasıl onurlandırıyor ?  “Venessa Wilde” takma adı neyi ima ediyor ?
  1. Edith cinsellikten hiç söz etmemesine rağmen seks ögesi romanın merkezinde yer alıyor.  Seks onun hayatını nasıl etkiliyor ? Geoffrey ve Neville ile olan ilişkilerinde seks nasıl bir rol oynuyor.  Kadınlarla olan ilişkilerinde nasıl rol oynuyor ?
  1. Edith’in David’e dönme kararı neyi gösteriyor ?  Zafer mi, yenilgi mi vazgeçme mi ? Neville’in teklifini geri çevirişinde neleri reddediyordu.   O güne kadar çok istediği şeylerden nelerden vazgeçiyordu ?

 

 

 


Hotel du Lac
Anita Brookner

http://www.cercles.com/review/r15/brookner.htm

Critics of Anita Brookner’s novels often refer to the anti-La Fontaine tortoise vs. hare analogy promoted by Edith Hope, the romantic novelist in Brookner’s Booker Prize-winning novel, Hotel du Lac (1984): “The tortoise wins every time. This is a lie […] In real life, it is the hare who wins […] Hares have no time to read. They are too busy winning the game.” Yet tortoises rather than hares are center stage in Brookner-world, where loneliness, exile, failed love affairs, collapsed relationships, excessive timidity, and opportunities not taken are business as usual. Brookner’s people, like T.S. Eliot’s J. Alfred Prufrock, frequently ask, “Do I dare/disturb the universe,” and quite often the answer is “no.”

Brookner’s writing has always been lucid, subtle, and witty, and her insights revelatory. She is a respected art historian and critic, and her novels, or at least specific scenes in her novels, are often beautifully rendered miniatures, artfully crafted. And while some of Brookner’s characters may at times seem unaccountably diffident, somewhat anachronistic, even occasionally boring, she is generally sympathetic toward all of her people.

From Our Editors
Edith Hope is a writer of romance novels, but somehow the men of the real world never seem to measure up to her ideals. Banished by her friends to Switzerland for a mysterious offence, she must decide if she will compromise her principles for the sake of love. Hotel du Lac won Britain's distinguished Booker Prize, and is a story of second-chance romance, perfect for curling up with on a cool autumn night. Don't pass it up!

About the Author
Anita Brookner is a novelist whose forte is the meticulous examination of the lives of unremarkable women. She portrays the women with dignity and tolerance. Brookner generates novels of intellectual and emotional compulsion. Brookner's novels evoke a near contemporary, Barbara Pym, and the tradition of Jane Austin and Charlotte Bronte. But they reflect the realities of a generation later than that of Pym. For Brookner, a simple, pacific femininity no longer provides a respite from a danger that lurks throughout her world. Unhappiness, which Pym's characters bear with resignation, torments Brookner's sensibility. Hotel du Lac (1984) won the Booker Prize and remains Brookner's most acclaimed work. Cunning and formal in tenor, it probes the repressed secrets and fragile psychological condition of a writer, Edith Hope, who is recovering from the external world's threats and bruises and trying to reconcile the life of human passions with the life of the artist. Critics have rated the novel as one of the most important works in the genre of Kunstlerroman for the late modern period. A professor of art history, Brookner has taught at Cambridge University and the Cortauld Institute where she specialized in eighteenth- and nineteenth-century painting. In addition to her fiction, Brookner has written scholarly works about Jacques Louis David, Jean Baptiste Greuze, and Jean-Antoine Watteau.
 

ABOUT THIS BOOK
http://www.randomhouse.com/vintage/catalog/display.pperl?isbn=0679759328
In the novel that won her the Booker Prize and established her international reputation, Anita Brookner finds a new vocabulary for framing the eternal question "Why love?" It tells the story of Edith Hope, who writes romance novels under a psudonym. When her life begins to resemble the plots of her own novels, however, Edith flees to Switzerland, where the quiet luxury of the Hotel du Lac promises to resore her to her senses.

But instead of peace and rest, Edith finds herself sequestered at the hotel with an assortment of love's casualties and exiles. She also attracts the attention of a worldly man determined to release her unused capacity for mischief and pleasure. Beautifully observed, witheringly funny, Hotel du Lac is Brookner at her most stylish and potently subversive.

PRAISE

"Brookner's most absorbing novel...wryly realistic...graceful and attractive." ?Anne Tyler, The New York Times Book Review

"Impeccably written and suffused with pleasing wit." ?Newsweek

"Distinctive, spellbinding...elegant but passionate, funny but oddly earnest.... Novels like hers are why we read novels." ?Christian Science Monitor

"A remarkable novel...Anita Brookner's best." ?Victoria Glendinning, The Sunday Times (London)

AUTHOR BIOGRAPHY

Anita Brookner was born in London in 1928. She received a B.A. from King's College, University of London, and a Ph.D. in the history of art from the Courtauld Institute. Brookner taught at the University of Reading from 1959 to 1964, and since 1967 has been a Lecturer in Art History at the Courtauld. From 1967 to 1968 she was Slade Professor at Cambridge, the first woman to hold that position.

Since her first novel was published in 1981, Brookner has had a dual career as an art historian and a novelist. She has been remarkably successful in both fields and has published fourteen novels in as many years.