Atilla Keskin


Dostluk

Atilla Keskin
Bookmark and Share

Anasayfaya
Eleştiri sayfasına


 

Editörün Notu:
Dostluk, 12 Eylül darbesinin darmanduman ettiği hayatlar,  dostlukların üzerinde yarattığı tahribat, ülkesini terketmek zorunda kalan Atilla Keskin'in otobiyografik anlatısı.

 

 

DOSTLUK - Atilla Keskin

Nevcihan Oktar

“Dostluk” bir anlamda otobiyografik bir roman.  "Gerçekle düşün bir harmanıdır," diyor yazar. Olanla olmasının istediğini harmanlamış romanında. Bu nedenle ne roman kahramanları, ne de olaylar gerçekle bire bir örtüşmüyor.  

Kitapta devrim tutkusunun, yanlış bir örgüt anlayışı ve oturmamış ideolojik çizgilerle nasıl aşınma noktasına gelindiği anlatılmış.   Dostluklar ve güzel duyguların yerini yanlış anlayışların insan ilişkileri üzerine yarattığı tahribat yer alıyor.  Yazar kitabında devrimcilik üzerine bir özeleştiri yapıp işlerin neden umulduğu gibi gitmediğini, devrimciliğin nasıl içinin boşaltıldığını anlatır.

 


(Arka Kapak)

"Yaklaşık iki senedir, gece gündüz sohbet ettiğim, yemekte, rüyalarımda, oturup kalkarken, çalışırken, hatta tuvaletteyken bile beni yalnız bırakmayan dostlarım vardı. Acıları paylaştık onlarla, sevinçleri, düşleri, düşkırıklıklarını, umutları, sevgileri, ihaneti... Ayrılıklar her zaman kötüdür bilirim. Şimdi yapayalnız, yine kalabalıkların arasında tek başıma kalmış gibi bir duyguyla doluyum. Bu herhalde profesyonelce yazmayı beceremeyen, benim gibi acemi olan her yazarın başına gelen bir şeydir. Adım adım kendiniz bir dostluk kuruyorsunuz romanınızın kahramanlarıyla. Oturup dertleşiyorsunuz, onlar sizin, siz onların dertlerine ortak oluyorsunuz. Sonra... Sonra, bu dostluğu, bu roman burda biter, diye kendi kendinize bitiyorsunuz."

"Acılara Yenilmeyen Gülümseyişler"in yazarı Atilla Keskin ikinci romanı "Dostluk"ta Türkiye'nin yakın siyasi tarihinin bir panaromasını sunarken, 12 Eylül sonrası yurtdışına çıkan ve hayatlarını orada sürdüren insanların dramlarını sevinçlerini, çelişkilerini, kuşkularını anlatıyor.

 

 www.bidolukitap.com/

Atilla Keskin, bu romanında iki DOST´un öyküsünü anlatmaktadır. Ayhan ve Kayhan,12 Mart, 12 Eylül darbelerinin zulmünü birlikte göğüsleyen iki dosttur. Sevgiyi, acıyı, sosyalist ütopyalarını, düşmanlıkları bile paylaşmışlardır. Sözcüğün tam anlamıyla dostturlar; uzun yıllara dayanan, sağlam, sapasağlam, sevgi sarmaşığıyla pekiştirilmiş bir dostluktur onlarınki. Ne faşist baskılar, ne örgütlerin katı kuralları, yanlışlıkları, perçinleşmiş, derin bir hümanizma üstüne kurulu bu dostluğu yıkamamıştır. Ayhan aynaya baktığında Kayhan´ı, Kayhan da Ayhan´ı görmektedir hep. Yarı otobiyografik olan bu romanda Kayhan´la, Ayhan giderek tekleşmekte, aynileşmektedirler. Romanda yakın Türkiye tarihinin, hataları sevaplarıyla devrimci bir örgütün panoroması çizilmektedir. Bu tarihi yaşıyan iki devrimcinin acıları, sevinçleri, dramları harman edilmektedir. Bir yanıyla da roman bir dönemin eleştiri ve özeleştirisinin insan ilişkileri temelinde ortaya konulmasıdır.

 

Valid HTML 4.01 Transitional

Valid CSS!

29 Aralık 2001