Çeşme, Çeşme

Bahar Vardarlı


 

 


Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

 


 

Başka Çeşme yok!
Yaşar Aksoy
17 Haziran 2007

İzmir doğumlu, Amerikan Kız Koleji ve Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu Bahar Vardarlı, yeni yayınlanan ve tüm geliri EÇEV'e (Ege Çağdaş Eğitim Vakfı) bırakılan "Çeşme Çeşme" romanı ile çocukluğundan beri büyülenerek sevdiği Çeşme'ye olan tutkusunu kaleme aldı. Bir çok oyunu TRT'de seslendirilen Bahar Vardarlı, "Dipnot Kitap Kulübü"nün etkin bir üyesi.

BAHAR VARDARLI, Olgun ve Veli isimli iki evladın annesi ve Murat Vardarlı'nın eşi İzmirli bir bayan. Amerikan Kız Koleji ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler mezunu. 1982 yılından beri TRT radyolarına serbest oyun yazarlığı yaptı ve çok sayıda oyunu seslendirildi. TRT kurumunun, Radyo Oyunları dalında açtığı yarışmalarda iki kez ikincilik ödülü, içinde bulunduğumuz yıl ise mansiyon aldı. "Su ile Pınar'ın Mektupları" isimli öykü kitabı, 1998 yılında İş Bankası Kültür Yayınları tarafından basıldı.

İzmir'de daha çok Amerikan Kız Koleji mezunu bayanlar tarafından oluşturulan "Dipnot Kitap Kulübü"nün (www.dipnotkitap.net) bir üyesi olan Bahar Hanım, edebiyat aşığı, kalem sahibi seçkin ve aydın bir arkadaşımızdır. Bahar Hanım ve kibar arkadaşlarıyla, bir çok kez birlikte olmuştuk.

Geçende, Halikarnas Balıkçısı Cevat Şakir Kabağaçlı'nın kızı, eli öpülesi değerli ablamız İsmet Noonan'ın telefonu ile Bahar Vardarlı'nın, bizim Çeşme hakkında hem bilgilendirici, hem edebi bir eser kaleme alıp bastırdığını öğrendim. Hemen kendisiyle irtibata geçip, kitabını edindim ve düşüncelerini öğrendim. Tüm geliri EÇEV'e (Ege Çağdaş Eğitim Vakfı. Tel: 464 31 30) bırakılan bu kitabı, yazarından (Tel: 0533 523 11 91) veya Çeşme Ilıca'da Dost Pide, Aya Yorgi-Paparazzi, Çamlık Yol üzerindeki Alaçat Kafe, Alaçatı Köşe Kafe ve Alaçatı Lavanta Marangozhaneden edinebilirsiniz.

ÇEŞME ZENGİNLİKTİR

Bahar Vardarlı, Çeşme'nin doğa ve tarih açısından zengin bir kimliği sakladığını söylemekte:

"- Çeşme her yönüyle bir zenginliktir. Yeter ki değeri bilinsin, sevgiyle yaklaşılsın, estetik kaygılarla düzenlemeler yapılsın, öz değerleri, kimliği korunsun. Çeşme'yi güzelliklerle donatacak nesiller bilinçli olarak yetişsin.."

Yazarımız, kitabının ön sayfalarına bir dörtlük yazmış. Kim itiraz edebilir ki?

"- Bembeyaz narin kumuna basmaya kıyamadığım.. Billur suyunun maviliğinde oynaşmaya doyamadığım.. Rüzgarının esintisi kulağıma aşk şarkıları fısıldayan.. Ege kıyılarının en güzel kasabası Çeşme!.."

Beldenin geleneksel rüzgarını da şöyle yorumluyor yazar:

"- Esintiler, esintiler.. Her zaman rüzgarlıdır Çeşme. Rüzgarıdır Çeşme'ye hayat veren.. Çeşme'nin kendine has bir tılsımı vardır. Bu tılsımı ancak Çeşme'de yaşayan fark eder. Çeşme'de yaşamış olmaktır önemli olan"

Bahar Vardarlı, romanın kurgusunu bize okuturken, bisiklet turları, Aya Yorgi, plaj partisi, Yıldızburnu, Ilıca sefaları, Çeşme kasabası, Alaçatı plajları, Dalyanköy, kumrucular gibi bölümler aracılığı ile Çeşme'nin içinde bizi gezilere çıkarıyor. Doğrusu keyifle okunan bir kitap. Kutluyorum.

Bahar Vardarlı’dan Çeşme eleştirileri

Çeşme artık, oteller, saraylar, siteler, konaklar, villalar diyarı.. Eskiye ait, küçük, eğri büğrü, beyaz badanalı, pencerelerinde zeytinyağı tenekelerinden selluka, sardunya, cam güzeli, begonya sarkan evler yok artık. Onlar, sahipleri için bu zenginlikler dünyasında utanç kaynağı olduğundan, inşaat teklifi yapılır yapılmaz anında uçup gittiler çoktan.

Aslında Çeşme'nin, Çeşme olmasının nedeni meşhur plajı ve kumunun yanında, eski yapısındaki o sevimlilik, o basitlik içinde yaşamanın verdiği huzurdu. Yabancılar, ziyaret ettikleri yerlerde mahalli renk ararlar. Alaçatı kendini korudu kazandı, Çeşme ise kaybetti!

Çeşme'de tarih çok ama, sahip olmasını bilen az! Beldeye adını veren, her biri tarih olan Osmanlı çeşmeleri var. Şu anda nicesi bakımsız ve terk edilmiş durumda. Çeşme'nin simgesi olan çeşmelerin suyu akmıyor!

Çeşme Kalesi, başlı başına bir anıt, denizden gelenleri tüm haşmetiyle karşılıyor, boyun eğdiriyor gücünün karşısında. Acaba ne ölçüde değerlendiriyoruz bu ihtişamı?

Ildırı, bir medeniyeti yansıtıyor. Helenistik devre ait birçok kalıntı görülebiliyor. Yapılacak kazı, kimbilir daha hangi gerçekleri ortaya koyacak?

Sakız ağaçları komşu adanın, Sakız'ın zenginlik kaynağı. Bu ağaçlar orada gelen turiste bir hazine olarak gösterilirken, bizde duyarsızlıktan kayboluyor.

Bir zamanlar çok önemli termal cenneti olan Çeşme'nin bu yönü yıllardır ihmal edilmekte.

İnsanlar sahip oldukları değerlerin, güzelliklerin bilincinde olmadıkça, yenilik adına yapılanların bazıları katliama dönüşür. Sonunda gerçekle yüzleşip, trajedi ile karşılaşınca, "Çeşmeyi Kurtarma Vakıfları", gibi isimler altında birleşip yıllardır bozulanları, uydurma tedbirlerle düzeltmeye çabalayanlar çok geç kalacaklardır. Tahrip ettiğimiz doğa bir daha yerine gelmez. Şunu unutmayalım. Başka Çeşme Yok!



 

 
 

Bembeyaz narin kumuna basmaya kıyamadığım,
            Billur suyunun mavilerinde oynaşmaya doyamadığım,
            Rüzgarının esintisi kulağıma aşk şarkıları fısıldayan
            Ege kıyılarının en güzel kasabasısın,  Çeşme!

UFUKSUZ YAŞANMAZ
Bahar Vardarlı

 

Eğitimi olmayan, parası olmayan, işi olmayan bir gençlikle karşı karşıyayız. Göçlerle gelen yığınlarca insan, kentlerde imkansızlıklar içinde, kötü şartlar altında, yaşamlarını yarı aç yarı tok idare etmeye çabalamakta. Sahibi oldukları sonsuz sayıda çocukları, sokaklarda amaçsızca dolaşmakta. Tablo bu çocukların büyümesiyle birlikte suç oranlarını arttırmakta. Kentler hırsızlık, gasp, saldırı olaylarıyla sarsılmakta. Şimdi bu ortamda yaşayan bizlerin, “Mutluyum,” demesi mümkün müdür?

İşte devletlerin ekonomik gücünün yetmediği alanlarda , bilinçli vatandaşların görevi bu sorunların çözümüne kişisel gücü yettiğince yardımcı olmaktır ama diğer yanda bu ayrı ayrı güçleri toplayacak bir çatıya da gereksinim vardır. Şu anda bizi burada toplayan EÇEV, bu çatıya iyi bir örnektir.

Çoğumuzun çaresiz hissedip de, “Ben içine düştüğümüz bu açmaz karşısında ne yapabilirim?” sorusunun yanıtı burada, EÇEV’e katkıda bulunmakta yatmaktadır. Çağdaş, laik, özgür düşünceli, cumhuriyet ilkelerine bağlı gençlerin yetişmesinde öncü olan,  nice örgütten biridir EÇEV.

Ufuksuz yaşanmayacağına göre çoğu genç için ufuktur EÇEV! İmkansız ailelerin çocuklarına yardım eli uzatan EÇEV yarattığı olanaklar oranında umut, ufuk olmaya çalışmaktadır.

“ÇEŞME ÇEŞME” adlı kitabımı neden EÇEV’e bağışladığıma gelince; ben her ortamda Türkiye’nin ufkunun eğitimde olduğunu söyleyenlerdenim. Ülkemiz için herkes bir çıkar yol aramakta, bir şeyler yapma telaşı içinde. Günümüzün sorunu, toplum için elinden geleni yapmak, değil midir?

Bundan 15 yıl önce dostum Yüksel Sönmez bize briç dersi veriyor, karşılığında da ücret alıyordu. Bu paraya gereksinimi yoktu oysa. Kendisi bir gün paranın ne için toplandığını açıkladığında şöyle demişti, “Briç dersinin tüm gelirini burs olarak veriyorum. Eğitime katkıda bulunmak için en iyi bildiğim briç dersleri vermek, bir araç oldu benim için.” O gün Yüksel Hanım’a bir kez daha hayran olmuştum.

Bugün de ben, Yüksel Hanım’ı  örnek alıyorum ve yazma yeteneğimi kullanarak bu kitabımla EÇEV’e burs sağlamak istiyorum. Ayni uygulamayı Ayşe Kulin de “Kardelen’ler” için yapmıştı geçen yıllarda.

Şimdi de biraz kitabım hakkında konuşmam gerektiğini biliyorum. Tam roman sayılmayacak, bu “mini roman” denememde, Çeşme bir aşk hikayesi içinde okura tanıtılıyor. Öyle bir aşk hikayesi kurguladım ki üç gün içinde geçiyor, ama ne üç gün…

Romanda tanıtılan Çeşme benim Çeşme’m. Herkesin Çeşme’sinin farklı olduğundan eminim. Küçüklüğümden başlayıp, gözlemlerimi naklettim sizlere ama bunları sırf gerçekler olarak sıralasaydım çok tatsız olacaktı; onun için hayallerimi kattım içine.

Hayaller her zaman gerçeklerin öncüsü olmuştur. İşte benim hayallerimden oluşan “Çeşme Çeşme” adlı kitabım da,  satışından elde edilen gelirle, kim bilir kaç gence ileriye dönük hayallerini gerçekleştirmek üzere ufuk olacak?

Bahar Vardarlı Siyasal mezunu.Amerikan Kız Koleji'ni bitirdikten sonra, Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler dalından mezun olan Bahar Vardarlı'nın yazdığı bir çok oyunu, yıllarca TRT'de izledik.