Asiye Cebar’ın
Cezayirde’ki çocukluk yıllarını dile getirdiği biyografik özellikler
taşıyan romanı bir yandan 1830-1853 yılları arasındaki Fransız-Cezayir
savaşını anlatırken diğer yandan yüzyıl sonrasında yazarın hayatını
anlatıyor.
Yazar okuma yazma öğrenmenin ne denli bir özgürlük
ve dünyaya açılma getirdiğinin altını çiziyor. Yazar bir yandan evden
çıkmaları yasaklanan üç genç kız ile birlikte geçirdikleri yaz tatilini
anlatırken, o kızların tanımadıkları erkeklerle gizlice yazışarak tabuları
yıkışlarını, diğer yandan 1830'larda tutsak olmuş askerlerin yazdıklarını
karşılaştırmış. Her iki grupta yazanların tutsaklığı, kendi dünyaları
içinde kapalı yaşamaya itilmiş olmaları ile, yazarak bellek oluşturmak,
dünyaya açılmak fikirleri irdelenmiş.
Romanda en ilgi çeken
unsurların başında büyük bir ikilem yatıyor. Ülkesini istila etmeye gelen
batılı, aynı zamanda özgürlüğün de bir simgesi.
“Bu fetih ,
öteki’nin keşfi gibi yaşanmıyordu artık; hatta kendi tarihini bir opera
gibi yeniden yaşamaya can atan Batı için bir haçlı seferi bile değildi.
İşgal, bir vurgun eylemine dönüşmüştü. Ordunun ardında tüccarlar vardı,
onları da bir dakika boş durmayan adamları izliyordu, tasfiye ve infaz
makineleri çoktan yerlerine yerleştirilmişti.”
Bu satırlar sanki
yanıbaşımızda yaşanan bugünkü savaşı dile getiriyor. Savaş ve yok
etme sahneleri çok acıklı. Soykırımın nasıl gerçekteştiği inanılmaz
bir gerçeklikle anlatılmış. Sömürgeci bir nesil olarak Cezayirli ve
Fransız kadınlarının ilişkileri kitaba çok iyi yansıtılmış.Müslüman bir
toplumda kadının konumu ustaca irdelenmiş.
Kitabın başlığında
geçen”Fantazya”sözcüğü Arap atlılarının yaptığı binicilik gösterilerinin
ifade ediyor, fakat aynı zamanda kendi kurdukları hayal aleminde yaşayan
kadınların fantazilerine gönderme yapıyor.
Doğu ile batının kanlı
kuçaklaşmalarından biri olarak (her ne kadar Fansızlar bunu böyle kabul
etmeseler de) hala süren Cezayirdeki mücadele 1962 yılında Cezayir’in
bağımsızlığa kavuşmasıyla biraz dinse de, günümüzde hala devam etmekte.
İki dilli ve iki kültürü özümsemiş Asiye Cebar’ın gözünden Cezayir’i
görmek oldukça ilginç. Fakat kitabın Fransızca yazılmış olması da oldukça
ironik. |