ball.gif
ANASAYFA  ball.gif TÜMÜ   ball.gifROMAN   ball.gifÖYKÜ ve NOVELLA  ball.gif DENEME  ball.gif ŞİİR  ball.gif FELSEFE  ball.gif TIYATRO 
 
 


Editörün Notu:
Maksim Gorki’nin önemini ve değerini hiç yitirmeyen Ana adlı devrimci romanı, toplumcu gerçekçi edebiyat türünün en önemli başyapıtlarından biri. Ana, proletaryanın çara ve kapitalistlere karşı, sonunda Ekim Devrimi’ne varan mücadelesini, kendi halinde bir annenin ateşli bir eylemciye dönüşmesi bağlamında anlatır. Roman iki gerçek olayın ekseninde kurgulanır: 1902’de Sormovo’daki 1 Mayıs gösterisi ve bu gösteriye katılanların yargılanması. Gorki, hikâyeyi olayların eylemci kahramanları yerine, bir annenin bakış açısından anlatmayı seçmiştir. Bunun nedeni de işçi sınıfına daha kolay mesaj verme yaklaşımıdır. Gorki, herkesin eylemci olabileceğini ve devrime katkıda bulunabileceğini göstererek işçi sınıfı insanlarının ürkekliğini kırmayı, onları yüreklendirmeyi amaçlamıştır. Ayrıca burjuva sınıfının sağladığı olanaklara sırt çevirerek mücadeleye katılan başka kadınlar da romanda önemli rol oynar. Böylece devrimci mücadelenin, sadece erkeklerin değil kadınların da omuzlarında yükseldiğini Gorki’nin usta üslubundan okuruz.


  Maxim Gorki - Ana

Bir Barış ve umut romanı Maksim Gorki’nin Sovyet devrimi öncesi yazdığı Ana romanı, İlk basımı 1906 yılında ABD’de kaleme alınmış, aynı yıl New York’ta yayımlanmıştır. Bütün dünyada büyük yankı uyandıran roman, iki yıl gibi kısa bir süre içerisinde pek çok dile, hatta bu arada Türkçeye çevrilmiş, Tanin gazetesinde 1908-1909 yıllarında tefrika edilmiştir. Gorki romanında Rus köylülerinin ve işçilerinin ağır yaşam koşullarını öfkeyle ve ustalıkla betimlemekle kalmaz; burjuva-aristokrat sistemin karşısında en eylemli ve en ilerici güç haline gelmekte olan sosyalist hareketin ilk filizlerini de gösterir.

Romanın başkişisi Pelageya Vlasova, gerçek bir Rus devrimcisinin yaşamından esinlenilerek çizilmiştir. Romandaki temanın temelini ise 1 Mayıs 1902 gösterilerinde tutuklanmış gençlerin yargılanma süreci oluşturur. Romanda emekçi kitlelerde uyanış ve siyasi aydınlanmanın yaşandığı hızlı sürecin tablosunu çizerken, edebiyata yeni bir kahraman tipi ve sosyalizme estetik bir ideal kazandırıyor. Bu kahraman çocukluktan beri devrimci kitaplar okuyarak veya çevresindekilerle tartışarak kendini geliştirmiş bir kahraman değil, halkın içinden gelmiş ve halkın değerlerine sahip kiliseye ve çara sıkı sıkıya bağlı ancak en az bunlar kadar oğluna da bağlı bir anadır. Ana önceleri yalnızca oğlunu dinlemekle yetinir ondan vazgeçmesini, onun zarar görmemesini ister ancak oğlunun ve arkadaşlarının konuşmalarını dinleyerek ve azmedip okumayı öğrendikten sonra kitap okuyarak kendini geliştirir. Sermayenin, halkı ezen ve hükmeden herkesin azılı düşmanı haline gelir. Ana, roman kahramanının içinde bulunduğu sosyal koşulları yansıtması bakımından Gorki’nin eserleri arasında olduğu kadar Rus edebiyatında ilk örnektir. Rus eleştirmenlerce döneminin anıtsal kitabı olarak değerlendirilen Ana, Rus işçi sınıfının (proletaryasının) devrimci mücadelesini sergileyen en önemli eserdir. Rusya’da devrim öncesi milyonlarca işçi, yoksulluklarını ve can sıkıntısını, içki alemleriyle, vahşet patlamalarıyla ve dalaşmalarla bastırmaya çalışır. Yoksullar, kadınlı erkekli amaçsız ve anlamsız bir yaşam sürdürürler. Kaldı ki bu hayatı bir ‘yazgı’ olarak algılarlar. Bu anlayış onları pasif kıldığı gibi, her şeyi olduğu gibi kabul etmeye iter. İnsanlar bilinçsizlik, bezginlik ve aldırmazlık içinde yaşar. Yaşamları bir bataklıktır, büyük çoğunluk okuma yazma bilmez. Ancak zamanla dilsizlerin nasıl dillerini bulduklarını, körlerin nasıl gözlerini açmaya başladıklarını, bilinçlendiklerini görürüz. Ana karakteri örneğin devrimci oğlu Pavel?in izinde bilinçlendikten sonra kaybettiği belleğine geri kavuşur:

"Gerçeklerinizi ben de anlıyorum. Zenginler var oldukça halk hiçbir şeye sahip olamaz, ne adalete, ne mutluluğa, hiçbir şeye! Bakın, sizin aranızda yaşıyorum, bazen geceleri, geçmişimi, ayaklar altında çiğnenen güçlerimi, ezilen genç yüreğimi hatırlıyorum da kendime acıyorum! Ama, yine de hayatım giderek güzelleşiyor, kendimi buldum artık "

“Gorki insanlar yaşadıkça yaşayacaktır. Çünkü yeryüzünün en büyük şairidir.” Nazım Hikmet

Maksim Gorki’nin Ana Romanının Tahlili

1.Metnin içeriğine yönelik inceleme

a)Konu ve Tema

Maksim Gorki?nin bu kitabında ana konu devrimci düşünce ve devrimci mücadele denebilir. Uyandırılmak istenen ana düşünce ise halkın kendi acılarına bakarak, nedenini inceleyerek biraz da cesaretle kendini savunabilecek onu ezenlere baş kaldırabilecek duruma gelebileceğidir. Bu düşünceyi aşılamak içinse bu yolda yoldaşlarıyla mücadele veren bir oğlu olan, kendine bir zarar gelmediği sürece (hatta bazen geldiğinde de) sesini çıkarmayan, hakkını arayamayan bir kadının, oğlunun ve çevresinin etkisiyle insanların acısını algılayan ve onları uyarmaya, uyandırmaya çalışan bir savaşçı haline gelmesi anlatılmaktadır.

“İnsan, onurlu bir kelimedir,” diyor Maksim Gorki, yalancı ve pasif bir insanlık adına insana acımak yerine; saygı duymak, onun yaşamı yeniden biçimlendirme yeteneğine inanmak, onu buna yönlendirmek gerektiğini vurguluyor. Gorki’ye göre insan çevresini değiştirirken kendisi de değişirse, kaderini halkın kaderiyle birleştirir, onların özgürlük ve mutluluk uğruna mücadelesine katılırsa, ‘dünyaya yeniden gelir’ ve kelimenin en gerçek anlamıyla insan olur. Dünyanın birçok ülkesinde, milyonlarca insan için başucu kitabı olan ve sosyalizmin temel dayanaklarından biri olan Ana romanında bu tema en güçlü anlatımına kavuşmaktadır.

b)Mekân ve Çevre

Roman; Rusya?da, içinde bir fabrika barındıran, halkın vaktini çalışarak ve içki içerek geçirdiği bir kasabada başlar. Devamında ise ananın taşınmak zorunda kalmasıyla anaya korkutucu gelen, insanların birbirlerini daha belirgin olarak ezdikleri bir kent ve ağalık düzeninin hakim olduğu, insanların karşı geldikleri için dövüldükleri, yok edildikleri köyler romandaki olayların arka planını oluşturur. Kişiler arası diyaloglar daha çok ananın veya çevresindeki insanların evlerinde ve bu gibi kapalı mekânlarda geçerken romanın akışını sağlayan tutuklanma gibi temel olaylar genelde gösterilerin yapıldığı açık mekânlarda gerçekleşmektedir. Not: Romanda yer kavramı açıkça verilmemiştir. Yer ismi olarak sadece Rusya kullanılmıştır.

c)Zaman Yazar romanda zaman tam olarak belirtmemiştir, ancak olayların 1905 Rus Devrimi zamanında gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Gorki bu romanında da diğer eserlerinde olduğu gibi sadece devrimden öncesini ele almıştır. Zaten Gorki’nin temel amacı devrimden sonra gelecek parlak günleri değil, devrim için nasıl bir ruh haliyle mücadele verilmesi gerektiğini göstermektir. Olayların oluşum süresi de tam olarak belli değildir. Yalnız romanın akışından bir yada iki yıl kadar bir sürede gerçekleşen olayların anlatıldığını tahmin ediyorum. Gorki’nin bu romanında 1902 yılı işçi bayramında tutuklanan ve yargılanarak sürgün edilen gençlerin temel oluşturduğunu göz önüne alırsak devrimden sonra hala çok tehlikeli olan ortamda belki de zor durumda kalmamak veya kimseyi zan altında bırakmamak için kesin olarak yer ve zaman belirtmediği düşünülebilir.

d)Olay Örgüsü

“Ana”, olay örgüsü bakımından Gorki?nin en çok eleştirildiği kitaplardan biridir. Bu eserinde Gorki?nin aynı dönemde yazdığı “Foma Gordayev” eserinde olduğu gibi, olaylardan ziyade kendi fikirlerini romandaki bazı karakterlere yükleyerek devrimcilerin nasıl davranmalarını gerektiğini anlatmaya, aşılamaya çalışmış ve gençleri sosyalizme kazandırmayı amaçlamıştır. Olaylar basit ve sayıca azdır. Nilovna adında bir kadının sürekli içki içip karısını döven, çevresi tarafından fazla sevilmeyen kocasının ölümüyle başlar. Daha sonra Nilovna devrimci oğlu Pavel ve onun arkadaşlarıyla yaşamaya başlar. Oğlu fabrikadaki bir eyleme önderlik eder ve hapse girer. Çıktıktan sonraysa 1 mayıs gösterilerine katılır ve tekrar hapse girer. Uzun süre tutuklu kaldıktan sonra yargılanıp sürülür. Mahkemeden sonra Nilovna da yakalanır ve roman sona erer. Romanın başından itibaren ananın etrafındaki mücadelecilerden bazıları sürülüyor, yakalanıyor veya ölüyordu. Zaten romana olaylar değil diyaloglar ve ananın düşünceleri, yorumları hakimdir. Not: Romanın olay örgüsü daha detaylı olarak özet bölümünde incelenecektir.

e)Kişi, Karakter ve Tipler

Pelageya Nilovna Vlasova (Ana):

Romandaki ana kişilerden biri ve en önemlisidir. Roman boyunca olaylar ve diyaloglar onun etrafında gerçekleşmekte yazar onun fikirlerine, gözlemlerine birinci veya üçüncü tekil şahıs ağızdan yer vermektedir.

Palegeya bir tiptir ve her tip gibi bazı belirgin özelliklere sahiptir. Bunlardan ona en çok hükmedenler (romanın sonlarında) davaya olan tutkusu, insanlara duyduğu sevgi ve onlardan gelen pozitif ve negatif enerjileri kolaylıkla algılamasıdır. Bunların hepsinin üstünde ve onun karakterden çok bir tip olmasına neden olan özellik ise oğluna olan inanılmaz sevgisidir. Bu sevgi o kadar yoğundur ki etrafındaki herkesi ve her olayı buna bağlı değerlendirmesini, ne olursa olsun en üste her zaman oğlunu koymasını sağlıyordu. Ancak bu sevgi diğer özellikleriyle bir çatışma halinde değildir, tersine oğlunun da devrim yolunda çalışması nedeniyle onları destekler niteliktedir. Başlangıçta Pelageya?nın kocası onu sürekli dövüyor, onu kendine hizmet etmesi için zorluyordu. O ise bu durumdan şikâyetçi olmakla beraber kaderci bir tavırla hareket ediyor, tüm bunlar ona kendisinin çekmesi gereken acılarmış gibi geliyordu. Bunun ana sebebi çevresindekilerin de buna bir tepki vermemesiydi. Ana bu bölümde bir tipten çok karakter niteliklerine sahiptir. Kısaca kitabı ananın karakteri bakımından ikiye ayırabiliriz. Birinci kısımda vurdumduymaz bir karakterken ikinci kısımda etrafına duyarlı, zeki ve sevgi ve eylem bakımından daha verici bir tip olur. Onda değişmeyen tek şey oğluna olan sevgisidir. İlginçtir ki bu, değişiminin temelini oluşturur.

Pavel Vlasov


 

 

 

 

Dipnot Kitap KulübüMaksim Gorki - Ana romanı sayfası

Maksim Gorki’nin ünlü romanı: Ana

Rus yazar Maksim Gorki, romanında dönemin toplumsal kavgalarını oğul Pavel ve annesi Pelage’nin kişiliği ve hayatı etrafında sert eleştirilerle dile getiriyor. (Haber Merkezi | 11.01.2018 - 10:35..

Maksim Gorki’nin ünlü romanı: Ana

Maksim Gorki, Rus ve dünya edebiyatının başta gelen yazarlarından. Eserlerine serpiştirdiği toplumsal argümanlarla realist bir çizgide oldu. Gorki’nin Ana romanını da bu minvalde değerlendirmek lazım. Yazarın 1906’da yayımlanan romanı, tarihe derin izler bırakacak olan Bolşevik Devrimi’nin ayak seslerini oluşturmuştur. Gorki, Rus işçi sınıfının hayatını yakından izledi 1 Mayıs marşını yazdı.

Rusya Novgorod’da 28 Mart 1868’de doğan Gorki, asıl adı Aleksey Maksimoviç Peşkov'dur. Rusça ’da “acı” anlamına gelen “Gorki” takma adını almayı tercih etti. Babasını küçük yaşta kaybeden ünlü yazar, hayatın zorluklarıyla erkenden tanıştı, çeşitli ağır işlerde çalışarak hayata tutunmaya çalıştı. Ana, Rus yönetmen Vsevolod Pudovkin tarafından 1926'da beyaz perdeye taşındı

Maksim Gorki’nin ünlü romanı: Ana

TOPLUMSAL GERÇEKÇİ YAZAR

Çalıştığı gemide bulaşıkçılık yapan Gorki, okumaya ve yazmaya büyük ilgi duydu. Bu zaman zarfından yaşadığı sorunlarla baş edemeyeceğini anlayınca intihara bile kalkışan Gorki, toplumsal gerçekçi edebiyatçıların öncülerindendir. Petersburg’da yayımlanan bir edebiyat dergisinde 1895 yılında yayımlanan “Çelkaş” adlı öyküsüyle edebiyat dünyasına ilk adımını atan yazarın adı yavaş yavaş zikredilmeye başlanmıştı.

ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA KURTULAMADI

Yeni roman ve öyküler kaleme almak istediyse de pek başarılı olduğu söylenemez. Zira dönemin güçlü yazarları ve eleştirmenleri tarafından eserleri sağlam bir kurgu ve yalınlıktan uzak olduğunu düşünenler çoğunluktaydı. Sert eleştirilere rağmen ilk romanı “Foma” 1899’da yayımlanınca yergilerin odağında kurtulamayan yazar, kendisini eleştirenlere en sert cevabı “Ana” kitabıyla verdi.

Maksim Gorki’nin ünlü romanı: Ana

Maksim Gorki..

Gorki, Benim Üniversitelerim, Çocukluğum, Ekmeğimi Kazanırken, Güncemden yapraklar adlı ölümsüz eserlerinde yaşamının çetinliklerini çıplak biçimde anlattı. Toplumun ana iskeletini oluşturan başta ekonomi olmak üzere, kalemini insanın var olma mücadelesine dair kullandı.

ÖLÜMÜ ÜZERİNDEKİ SIR PERDESİ

Çeşitli siyasi organizasyonlarda yer aldı, Komünist Parti’nin üyeleri arasında oldu. Çarlık rejiminin yıkılması ve sosyal adaletin sağlanması için mücadele etti. Hayat onu yormuştu artık, hastalandı tedavi görmeye başladı. Tedavideyken 68 yaşında 1936’da aniden hayatını kaybetti, ölümü herkes tarafından kuşkulu bulunsa da iddiaların üzerine gidilmedi.

Ölümü üzerindeki sır perdesi aralanmayan Gorki, arkasında iz bırakan eserlerle adını ölümsüzleştirdi.

Maksim Gorki’nin ünlü romanı: Ana

ANA…

Gorki, denilince Ana romanın akla gelmesi onun sarsıcı ve önemli bir eser olmasından ileri gelmektedir. Pavel, fabrikada zor şartlarda çalışan binlerce işçiden biriydi. İşçiler üzerindeki baskılar, sosyal adaletsizlik, kapitalizmin keskin çarkları arasında debelenen insanların dramlarını ustaca işleyen Gorki, Ana romanıyla büyük yankılamalara neden oldu.

Maksim Gorki’nin ünlü romanı: Ana

Drama türünde olan filmden bir sahne

Pelage'nin, oğlu Pavel’in işçiler arasında başlattığı özgürlükçü fikirlere ilk başta korkuyla yaklaşsa da, daha sonra oğlunun en büyük destekçisi olur. Pavel’in entelektüel fikirlere sahip ve iyi hatip olması onu lider kılan birkaç özellikti. Pavel’in bildiriler dağıtması, gazete ve dergileri sert siyasi yönetime rağmen çıkartması kendisini hapishaneyle tanıştırsa da ideallerinden vazgeçmeyen ateşli bir gençtir.

"SİZ ZAVALLISINIZ..."

Pavel’in hapiste olmasını kabullenemeyen anne Pelage, oğlunun ilkelerinin peşinde koşarak gerçekleştirmek isteyince Çarlık Rusya’sının polisleri ve jandarmaları tarafından sıkı takibe alınır. Pelage’nin, Pavel’in arkadaşları tarafından büyük saygı uyandırarak oluşacak işçi devriminin meşalesini taşıyan kadın olur.

İzlendiğini elbette biliyordu Pelage. Trenle Moskova’ya hareket halindeyken sert çehreli iki kişinin kendisine doğru yaklaştığını gördü. Oğlu için çantasında hazır tuttuğu bildirileri çıkarttı, etrafa saçtı. Jandarmalar kollarına girdi, yerde sürüklendi. Jandarmalardan biri, ani bir hareketle Pelage’nin boğazından tuttu ve konuşmasını engelledi. Ana, boğuk ve acı bir sesle son sözünü söyledi.

“Siz zavallısınız...”

Maksim Gorki'nin Ana romanını henüz okumadıysanız geç kalmış sayılmazsınız.

Yayınevi: İlgi Kültür Sanat Yayınları
Çeviren: A. Erkin Köylügil