Swann'ın Aşkı - Marcel P
Kartal
Yuvası - Anna Gavan
Arkadaşımız Roza Hakmen'in önerdiği bu kitap için daha önce
bir sayfa yapmıştım. Sayfayı görmek için lütfen
tıklayınız. Kartal
Yuvası - Anna Gavan
Ateşin Kızları
Sylvie & Rüya ve Yaşam
Gerard de Nerval
İthaki Yayınları / Çağdaş Dünya Edebiyatı Dizisi
Ateşin Kızları, Nerval'in dünya yazınının bu asi ve dâhi çocuğunu, tüm yaşamı boyunca yazdığı en iyi iki öyküyü içermekte; Sylvie ile Rüya ve Yaşam'ı...
Sylvie, Marcel Proust'un tutkun olduğu öyküydü, Rüya ve Yaşam'sa Yahya Kemal öldüğünde, başucunda, açık bir halde bulunmuştu. Tüm öykülerin kirlendiği bir çağda, 21. yüzyılda; henüz kirlenmemiş zamanlara ait, çığır açıcı iki başyapıt, imkansızı hayel edebilenlere...
(Arka Kapak)
Türkçe (Orijinal Dili: İngilizce)
167 s. -- 2. Hamur -- Ciltsiz -- 14 x 21 cm
İstanbul, Mart 2005
ISBN: 9789752730786
Büyümenin Türkçe Tarihi
Çocukluğumuzda ya da yeniyetmeliğimizde okuduğumuz bir öykü bazen bizi beş-on yaş birden büyütür. Kimi zaman edebiyat hayattan önce öğretir. Günümüzün on iki yazarı, Türk edebiyatından kendilerini büyüten on iki öykü seçip bu izleği derinleştiren birer deneme yazdılar. Böylelikle her denemeyi bir öykünün izlediği bu özel kitap oluştu. Hem bir seçki niteliğinde, hem de bir bağlam çevresinde oluşturulmuş bir tasarım kitabı olarak da görülüp okunabilir. Refik Halit Karay, Ömer Seyfettin, Sait Faik, Sabahattin Ali, İlhan Tarus, Orhan Kemal, Cihat Burak, Vüs'at O. Bener, Oğuz Atay, Osman Şahin'in öyküleri üzerine Füsun Akatlı, Selim İleri, Fatih Özgüven, Cemil Kavukçu, Ayfer Tunç, Hasan Ali Toptaş, Sırma Köksal, Sema Kaygusuz, Faruk Duman, Necati Güngör, Jaklin Çelik ve Nurdan Gürbilek yazdılar.
(Tanıtım Yazısından) 216 s
Colombre - Dino Buzzati
Colombre, dünyanın tüm denizlerindeki tüm denizcilerin, tüm balıkçıların tek korktuğu yaratıktır! İnsanoğlundan çok daha kurnaz, korkunç ve gizemli bir köpekbalığıdır Colombre! Musallat olduğu denizciyi ölene kadar rahat bırakmaz! Peşine bir Colombre takılan denizcinin paçayı kurtarmasının tek yolu bir daha denizin kıyısına bile uğramamaktır! Ama denizci denize gitmesin de ne yapsın!...
Dino Buzzati, İtalya'da faşizmin gemi azıya aldığı dönemde, Colombre adı altında yayınladığı öykülerinde fantastik bir dünya yaratmış, masalı andıran bu anlatılarıyla gerçekliğin çoğul kapılarını aralamıştır. Colombre, belki de takıntılarımız, boşinançlarımız, hırs, öfke ve paradır. İnsan yaşamını cehenneme çeviren karasabasanların tümüdür. İnsan her an bir seçim yapmak, bir karar vermek zorundadır. Bu seçimleriyle kendi cehennemlerini de kendi yaratır, cennetlerini de.
(Arka Kapak)
Tarihi Yargılıyorum - Gündüz Vassaf
Dünyanın neresinde, ne zaman doğmuşsak doğalım, annelerimiz, babalarımız, dinlerimiz, devletlerimiz bize bir geçmiş giydiriyor. Onlar giydirdikçe biz de ha babam giyiniyoruz. Çoğumuz, geçmişin elbiselerini günümüz terzilerinin dikmesini yadırgamadan kabullenmekle kalmayıp, elbiselerimizi bedenimizden ayırt bile edemiyoruz.
Tarihimize nasıl baktığımızı gözden geçirdiğim bu kitapta kendimizi yargılamamızı yargılıyorum. Tarihimize bakıp "Biz buyuz," diye sunulanları sorguluyorum.
Asırlardır sürdürdüğümüz alışkanlıklarımızdan kurtulup, tarihten özgürleşip, kendimize farklı bakmaya başlamamızla, nereden gelip nereye gittiğimizin serüveninde, yaşadığımız tarihin de yolunu değiştirebiliriz.
- Gündüz Vassaf
160s
Ruh Üşümesi - Adalet Ağaoğlu
Ruh Üşümesi (1991); Adalet Ağaoğlu'nun Yazsonu(1980) romanındaki " ... hiçbirimiz bu kan ve çürümüşlük kokusunun yatak odalarımıza kadar daldığının..." diye başlayan cümlesinden hareketle bestelediği oda-romanı.
Roman,aynı restoranda birbaşlarına yemek yiyen biri kadın diğeri erkek iki ana karakterin zihinlerini iki çalgılı bir oda-müziği gibi konuşturan bir yazarın klavyesinden sarsıcı bir insanlık durumu bestesi...
Adalet Ağaoğlu (1929); '50'li yıllarda başlayan oyun yazarlığından '70 sonrasında hız alan roman, öykü, deneme ve günce yazarlığına, Cumhuriyet yazınımızın en önde gelen modern klasiklerindendir.
(Tanıtım Yazısından)
158 s
Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık -
Mehmet Uzun
Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?
İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi ve gelecek işaretleri. Yazgıları, onları en umulmadık zamanda buluşturup ölüme yolcu eder.
| Su Diyarı - Graham Swift |
|
|
Yere Düşen Dualar - Sema
Kaygusuz
"Yere Düşen Dualar" birbirlerine
hiç benzemeyen, "Üzüm" ve "Altın" başlıklı iki bölümden
oluşuyor. Birinci bölüm yakın bir tarihte, Türklerle Rumların
birlikte yaşadığı küçük bir adada geçiyor. Adını pek söylemek
istemeyen (ve bu yüzden de adıyla ilgili bir sırra bizi
hazırlayan) anlatıcı, genç bir kız. Çok sevdiği amcasının
ölümü ve annesinin evi terk etmesi sonunda babasıyla yalnız
kalıyor. Romanın birinci bölümü onun öyküsünü, onun ağzından
anlatıyor. Kütüphanedeki işi, garip kitap koleksiyonu,
sevgilisi ve en önemlisi de babasının kendinden sakladığı
sırrı kendi bakış açısıyla dile getiriyor. İkinci bölüm
"Altın" bambaşka bir havada başlıyor. Anlatı, birinci tekil
şahıstan üçüncü sahsa geçiyor. Her an adada yaşayan genç kızın
hayatına dönmeyi bekleyerek okuyoruz ama bu romanın son
sayfasına dek gerçekleşmiyor. Birinci ve ikinci bölümler
birçok açıdan farklılar, ilk başta, farklı zaman dilimlerini
dile getiriyorlar. Ayrıca burada yeni karakterler sunuluyor,
birinci bölümdekilerle aralarında bir bağlantı kurulamıyor.
Ama bunlardan önemlisi birinci bölümdeki yalın anlatım ikinci
bölümde şiir ve masal karışımı bir anlatıma dönüşüyor. Bir
başka farklılık, "Üzüm"de bütünlüğe giden, birbirine bağlanan
öyküler, "Altın"da, dağılan, bölünen öyküler şeklini alıyor.