Julio Cortazar

Mırıldandığım Öyküler

Julio Cortazar

Anasayfaya
Eleştiri sayfasına


 

Julio Cortazar ile Fantastik Dünyalara Yolculuk


http://www.istegenc.com.tr/content/kitap/article.asp?lngArticleID=4375 

Arjantin’in dünya edebiyatına en büyük hediyelerinden Julio Cortazar’ın aramızdan ayrılışının 24. yılında bu sıra dışı ismi bir kez daha hatırlıyoruz.

Arjantinli bir ailenin çocuğu olarak 1914 yılında Belçika’da doğan Cortazar’ın yazarlığa olan ilgisinin de çocukluk döneminde başladığını söyleyebiliriz. Devamlı hareket halinde geçen bir yaşam, aile içi sorunlar ve babasının evi terk etmesinin yanı sıra zayıf bir bünyesi olduğu için çocukluğunun büyük bir kısmını hasta olarak geçirmiş yazar. Bu yorucu dönemde yaşadıkları, Cortazar’ın kendine özgü ve sıra dışı iç dünyasının gelişiminin ilk tetikleyicisi olmuş.

İlk şiir kitabını 1938 yılında üniversitede eğitim görevlisiyken yayınlayan Cortazar’ın ilk kısa öykü kitabı “Bestiario” ise 1951 yılında yayınlandı. “Bestiario” Cortazar’ın Arjantin’e de vedasıdır aslında. 1952 yılında UNESCO’da çevirmenlik görevini yapmak üzere Paris’in yolunu tuttu ve bir daha Arjantin’e geri dönmedi.

Paris yılları Cortazar’ın iç dünyasından en başarılı öykülerin birer birer ortaya çıktığı dönem oldu. Özellikle kısa hikâyelerini okurken bambaşka dünyalara yol alabileceğiniz Cortazar’ın eserleri modern literatürün en iyi sürrealizm eserleri olarak anılıyor. Cortazar’ın yazar kimliğinin yanında fotoğrafçı ve araştırmacı kimliklerinin de etkilerini öykülerinde görmek mümkün.

Cortazar’ın 1963 yılında yayınladığı romanı “Sek Sek” ise yazarın başyapıtı olarak kabul ediliyor. Tabii ki bunun birçok endeni var. Romanın başında okuyucuya verdiği bir okuma tarifi vardır. Roman, birbirinden farklı bakış açıları ile bir çok şekilde sonuçlanabiliyor. Cortazar sabırsız okuyucularına kitabı doğrusal bir şekilde okumalarını önerirken, kitaptaki asıl gizem bölümleri atlayarak okunduğunda ortaya çıkıyor. Kitaptaki “Sek sek” bölümlerini farklı sıralamalar ile okuduğunuz takdirde farklı bir sonuca doğru yol alıyorsunuz.

"Sek Sek", "Güney Otoyolu", "Büyüdükçe", "Mırıldandığım Öyküler", "62 Maket Seti", "Bir Sarı Çiçek (Cinayeti Gördüm)", "Ayak İzlerinde Adımlar", "Açıklayıcı Bilgiler El Kitabı", "Andres Fava’nın Güncesi" ve "Lucas Diye Biri" adlı eserleri dilimize çevrilen Cortazar’ın öyküleri için ünlü yazar Pablo Neruda; “Cortazar'ın hiçbir yapıtını okumamış olmak, ömür boyu şeftali yememiş olmak gibi birşeydir.” demiş. Post-modern edebiyatın en önemli isimlerinden Cortazar ile tanışmadıysanız, Cortazar okumanın el kitabı diyebileceğimiz kısa öykülerinden oluşan “Açıklayıcı Bilgiler El Kitabı” ile fantastik bir dünyada yolculuğa başlayabilirsiniz.

 

Marquez'in Cortazar anısı

'Julio Cortázar, tanımak mutluluğuna eriştiğim en etkileyici insandı. Üstelik o yaşlı 1956 sonbaharının bitimine doğru, arasıra uğradığı, parmaklarını boyayan kocaman bir dolmakalemle önündeki okul defterine yazılar doldurmak üzere, Jean-Paul Sartre'dan yüz metre ötede, köşe masalarından birine kurulduğu, İngilizce adlı Paris kahvesinde onu ilk gördüğüm günden beri... İlk öyküler kitabı Bestiario'yu okumuş, daha ikinci sayfasında, büyüyüp adam olduğum zaman böyle bir yazar olmak istediğimi anlamıştım. O belki de hiç istemeden herkesçe sevilmeyi başaran tek Arjantinliydi.' -Gabriel Garcia Marquez-


Julio Cortázar


1914'te Brüksel'de doğan Julio Cortázar, 1919'da ailesiyle birlikte ülkesi Arjantin'e döndü. 1938'de ilk şiir kitabı Presencia'yı (Varlık) yayımladı. Eğitimini tamamladıktan sonra bir süre ortaokul öğretmenliği yaptı, Fransız edebiyatı dersi verdi ve Cuyo Üniversitesi'nde John Keats üzerine bir seminer düzenledi. 1945'te üniversitelere faşist müdahalenin başlaması üzerine Buenos Aires'e döndü; Sur, Realidad, Verbum gibi edebiyat dergilerinde eleştirel sanat yazıları kaleme aldı. 1951'de bir araştırma bursu ile gittiği Paris'te burs süresi bittikten sonra da kalarak Unesco'da çevirmen olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl ilk öykü kitabı Bestiario'yu (Hayvan Hikâyeleri) yayımladı. 1960'ta ilk romanı Los premios'u (Ödüller), 1963'te en önemli romanı sayılan Seksek'i yayımladı. 1962'de Küba'ya gitti ve Casa de las Américas dergisinin editörlüğünü yaptı. 1970'te iktidara gelen Salvador Allende'yi desteklemek için Şili'ye gitti, General Pinochet'nin darbesinden sonra dünya kamuoyunda Şili davasının önde gelen savunucularından biri oldu. Türkçeye "Büyüdükçe" adıyla çevrilen öyküsü, Antonioni'nin 1966 yapımı Cinayeti Gördüm adlı filmine konu oldu. Yazarlığının yanı sıra amatör cazcı olan Cortázar, Ayakizlerinde Adımlar'da da yer alan "Arayış” öyküsünü Charlie Parker'a adadı. 1981'de Fransız uyruğuna geçtiyse de Arjantin vatandaşlığından ayrılmayan Cortázar, 1984'te Paris'te öldü. Türkçede yayımlanan başlıca kitapları: Bir Sarı Çiçek (Can, 1996), Seksek (Can, 1988), Andres Fava'nın Güncesi (Notos, 2006), Mırıldandığım Öyküler (Can, 1985), Büyüdükçe (Alan, 1984), Açıklayıcı Bilgiler Elkitabı (Altıkırkbeş, 1997), 62 Maket Seti (Ayrıntı, 1997) ve Güney Otoyolu (Gendaş, 1998). Ayakizlerinde Adımlar, yazarın çeşitli öykü kitaplarından yayınevimizce yapılmış bir derlemedir. Cortazar'ın ayrıca Gizli Hava Müzesi (Altıkırkbeş, 1995), Sürgün Edebiyatı, Edebiyat Sürgünleri (Bağlam, 1996) ve Güney Taşı Şiir Anıtları 5 (Çekirdek, 1996) gibi kitaplarda da yapıtları yer almıştır.
Metis Yayınları'ndaki kitapları
Ayakizlerinde Adımlar, 1995
Lucas Diye Biri, 1996

 

 


Valid HTML 4.01 Transitional