|
||||||||
|
|
|
|
Nevcihan Oktar | |||||
|
Dinçer Sümer’in bu tek kişilik oyunu çocukluğun gençliğe döndüğü yıllarını
anlattığı; neşesi,özlemi, kırılganlıklarıyla,ilk aşkın çırpıntılaryla mavi
bir bisikletle gezineen anılarla dolu . Bu
anıların odak noktasını ise ilk gençlik aşkı oluşturuyor. Bu aşkın
içinde, aile ve okul eğitiminin haklı,haksız,yasaklı tutumları,
buruk bir atmosfer içinde anlatılıyor. Oyun,şiirsel
bir dille bütünlenen tek kişilik bir anlatım, tiyatrosu olan bir öykü.
Kendi ifadesine göre belki de modern bir meddah.
1950’li
yılların İzmir’inin dolaşıyoruz oyun boyunca; Konak meydanı, Kordonboyu,
İkiçeşmelik, İkbal Sineması, Akasyalar Çay Bahçesi ...O günleri yaşayanlar,bilenler
için keyifli bir nostaljisi var. Bilmeyenler için de “Çocuklarımız pek yaşamadıkları
bir mrnekşe mevsimini düşünsünler” diyor, Dinçer Sümer. İlk gençlik çağlarının ilişkilerinin pürlüğü,saflığı,sevecenliği ve ürkekliği anlatılırken sağlanan buruk atmosferin ortaya çıkmasında,oyunun asal kişilrinin, özellikle kız ve oğlan ın çizilmesindeki duyarlılık da önemli bir rol oynuyor.
|
||||||