Kitap Kulübüm - Dipnot Kitap Kulübü






Anasayfaya
Eleştiri sayfasına


 

Editörün Notu :Üyelerimizin Dipnot Kitap Kulübümüz hakkındaki duygu ve düşüncelerini bu sayfamızda topladık.


 

Biz Kitap Tutkunları

Raşel Rakella Asal

>Dipnot diye bir kulüp adı duydunuz mu? Veya Aliye Moral’ın yönetimindeki kitap okuma grubundan. Duymamış olabilirsiniz. Zarar yok.  Oysa Blake House’u kolejli olup da bilmeyeniniz yoktur. Yine kolejli dostlarınızdan duyduğunuza göre Blake House’da zaman taa Blake House, biz kolejlilere kapılarını açtığından bu yana kesintisiz akarmış. Saatlerin, takvimlerin, güneşlerin, ayların engelline takılmadan; hiç tökezlemeden. Üstelik eski-yeni, geçmiş-gelecek gibi sıra gözeten kavramları silip süpürerek, tam bir eşitlikle akarmış zaman. Bir başka deyişle, bu evde kaygan zaman, öyle akarmış ki, kimse zamanın aktığının farkına varmazmış. Neden mi? Çünkü herkes elden ele dolaşan kitapların, gönülden gönüle dolaşan yorumların ardında bir telaş, bir koşu içindeymiş. Neden mi? Çünkü onlar Blake House’taki kitap okuma kulübü üyeleriymiş.

Hani her kitabın ayrı zamanı olur ve her kitap kendi zamanını yaratır derler ya. İşte bu kulüp üyelerinin de kitap okuma günleri varmış. Kitaplar ne zaman gelmek isterlerse o zaman geliyorlarmış. Üyeler kendi takvimlerinden uygun tarihi seçiyorlar ve bu tarihi takvimlerine yapıştırıyorlarmış. Üyelere sadece onlara uymak, oyunu onların kurallarına göre oynamak kalıyormuş. Ve onların kitaplara uzanan yolculuğu böylece gerçekleşiyormuş.

Zamanda okumak, uzamda okumak, birkaç boyutta, birkaç katmanda okuma yaparlarmış. Okumanın dünü, bugünü, yarını olmadığını bilirlermiş. Bu okumalar yaşamla örtüşürmüş. Yazılanların ötesini okumak, satırların arasını okumak, parçayı okumak, bütünü okumak, bütünden parçayı okumak, parçadan parçaya sıçrayarak okumak gibi… böylesi bir okuma etkinliği içindelermiş.

İşte ben böyle bir kulübün üyesiyim. Nasıl olmam ki! Okul yıllarımızda bize şırıngalamadılar mı okuma zevkini? Her sene neydi Mrs. Blake’in bizden istediği? Unutmadınız değil mi? Her yaz tatilinde yeni kitaplar okumamızı… (book report) kitap incelemelerinimizi? Anımsadınız değil mi? İşte bizler bu aşılanmış kitap okuma ruhumuzla böyle bir okuma kulübü oluşturduk. Hem de üç tane. Evet, yanlış okumadınız. Üç tanesi de kolejli mezunlarımızın yönetiminde ilerliyor, güzel İzmir’imizde. Bunlardan ikisi Blake House’da Eren Arcan ve Aliye Moral’ın yönetiminde, diğeri de Güniz Gürsoy Can’ın Kedi Kültür Sanat Merkezinde. Şu an üç okuma grubu faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ama asıl atlamamamız gereken ilk okuma grubunu oluşturanlardan söz etmeliyim, onların öncü çalışmalarından. Gülgün Eriş, rahmetli Gülden Ertöz, Aliye Moral ve Güniz Gürsoy Can’dan. Fikir onlardan geliyor ve ilk grup böylece kurulmuş oluyor. Daha sonra Güniz Gürsoy Can tam gün çalışma hayatına geri dönünce grubun yönetimini Eren Arcan’ın devralmasıyla Eren gruba bir de isim koyuyor. İşte Dipnot Kitap Kulübü böyle oluşuyor. Eren Arcan’ı tanırsınız, o bir bilgisayar uzmanı. O da bilgisayarın nimetlerinden neden yararlanmayayım diye düşünüyor. Gruba bir web sitesi oluşturuyor. Okunan kitaplar, kitap hakkındaki değişik yorumlar, bizim yazılarımız gibi incelemeler web sitesinin kapsamında yer alıyor. Bilgisayarda gezinti yapmak isteyenler için adresi vereyim. Şöyle www.dipnotkitap.net .

İsterseniz, şimdi, bu birbirinden güzel üç kitap okuma kulübü arasında üyesi bulunduğum kitap kulübündeki faaliyetlerini anlatayım sizlere. Sizi kıskandırayım biraz. Çünkü böyle masalsı bir ortamı yaşamamış olmak bir kayıptır bence. Niye size bunları ballandıra ballandıra anlatıyorum biliyor musunuz? Çünkü biz kitap okuma tutkunları olarak her toplantımızda “Ah! Keşke bir kitap okuma grubu daha oluşsa!” diye yüreğimizin en derinlerinde güzel düşler kuruyoruz, siz kolejlilere. Siz de bu düşün peşine bir takılın, kendi kulübünüzü oluşturun istiyoruz. Nasıl’sa Blake House’un kapıları hepimize açık.

Aslında-birçok şeyde olduğu gibi- hepimizin bir kitap okuma zamanı var; kendiliğinden olan, kendini dayatan “beni oku, beni oku” diye direten… Kitapların okunması öyledir zaten. Hele bir kitap kurduysanız, okuma yolculuklarına yelken açmışsınız demektir. Bazen, arkadaşlarla oturmuş, oradan buradan, şundan bundan konuşurken, sohbet bir yerde durur, birden bir yerden okuduğunuz bir kitap çıkagelir. Kendini sohbetin odağına yerleştirir. Eğer arkadaşlar da sizin gibi kitap kurduysa ortalıkta peş peşe yorumlar dolanır. Gülüşmeler, ünlemler, hatta kahkahalar birbirine karışır. Tersi de olabilir. Boyunlar bükülür, hüzün, acı, iç çekmeler sarar ortalığı; susulur… Günlük yaşamdan kopulur. Sözü edilen kitap, her şeyi yok edip kendi egemenliğini kurmuştur. Artık, dışarıda ne olursa olsun, kitap hepinizi düşündürür. Kitabı anlamaya çalışırken, düşünürken, okurken, hiç rahat edemezsiniz. Bir tedirginlik sarar hepinizi. Bu konudaki yorumları dinlerken kitapla bir bağ doğar aranızda. Zamanla değiştiğinizi de duyumsarsınız. Ağır, derinden bir değişmedir bu. Bu değişme kaliteli okumalar doğrultusunda gelişir. Size bir donanmışlık kazandırır. Ama taşıması zor bir donanmışlıktır bu.

İnsanı parçalayıp parçalayıp toparlayan, dağıtıp dağıtıp sarsan okumalardır bunlar. Sözgelimi, bir bilimcinin karmaşık bir molekülünü inceleyeceği gibi ayrıntılarıyla incelemek istersiniz konuyu. Kimi günler elinizde tornavida, karmaşık bir makinenin içine dalan ustanın veya veriler ormanında keyifle dolaşan bir bilimcinin tutumu ile her satır, her sözü ciddi olarak incelenecektir, hiç kuşkunuz olmasın. Amaç hep birlikte aynı kitabı okumak onu yorumlamak ve değerlendirmek olunca bir dalganın yahut bir bulut kümesinin kendine has coşkusuna yaklaşırsınız. O muhteşem kaynakla ellerinizde ışıldayan bir evren bir nimet olur… Öyle derin, öyle duru…

15 Şubat.2011

 

 

Bahar'ın kaleminden Dipnot

Bahar Vardarlı

Ne mutlu bana ki kitap kulübü üyesiyim! Ne okuyacağımı, hangi kitabı seçeceğimi, okurken nelerin farkında olmam gerektiğini, kitap ve yazarı hakkında yayınlanan bilgileri önceden biliyorum. Kitapçı dükkanına girip de hangi kitabı alsam şaşkınlığını yaşamıyorum artık. Veya komşumun beğendiği kitabı okumuyorum... (Ayni ona yararlı gelen tansiyon hapını almadığım gibi.)

Benimle ayni bakış açısında olanların, zevkine güvendiklerimin, en önemlisi kültür yapımızın oluşturduğu bir birlikteliğin sonucudur kitap kulübü. Her çarşamba tartışacağım bir kitapla Blake House'a koşmak, yeni yorumlara, olumlu olumsuz eleştirilere kulak vermek, bakış açılarının kişiden kişiye farkını görmek; ve de en önemlisi sadece BENİM GÖRÜŞÜMÜN değil, başkalarının görüşlerinin de geçerli olabileceğini kabullenmek...Tam bir hoşgörü ortamında yaşamak!

Evet çarşamba sabahları kişiliğimin pürüzlerini törpülüyorum, kendimi zenginleştiriyorum, ruhumu besliyorum desem hiç de abartmış olmam sanıyorum.

Yalnız bir sakıncası var bu tatlı çarşambaların, gözlerimin hipermetrobundaki artış...


Eren Arcan

2001 yılından beri onbeş günde bir Çarşambaları toplanıyoruz.. Bu Çarşamba günlerimiz hepimiz için çok değerli. Hepimiz programımızı bu toplantıda hazır bulunmak üzere yaparız. Birer kadın olarak her birimizin pek çok kimliği var. Anne, eş, evlât, bazılarımız için büyükanne, ayrıca meslek, sosyal, vatandaşlık kimliklerimiz, ve bu kimliklerin getirdiği sorunlar ve yükümlülüklerimiz . ... Ama bu "kıymetli" Çarşamba günlerinde sorun ve sorumluluklarımızı kapının dışında bırakarak kültürel kimliğimizle kulübümüzün sıcak dostluk çemberine giriyoruz. Mottomuz "Bugün bizim olsun !"

Önceleri Amerikan Koleji mezunları ile kurduğumuz kulübümüz daha sonraları okulumuz mezunu olmayan arkadaşlarımızla da zenginleşti. Üye profilimiz ise kırk ile doksan yaş arasında uzanıyor. Yarım yüzyılı aşkın yaş farkı toplantılarımızda sıfırlanıyor.

Kuruluş yılımız 2001'den bu yana, hem toplantıya hazırlıklı gelmemiz için hem de birikimlerimizi kitapseverlerle paylaşmak için http://www.dipnotkitap.net  adresinde Dipnot Kitap Kulübü sitesini kurdum. Sitemizde 350'ye yakın sayfamız var. Okuduğumuz kitaplar hakkındaki bilgileri, eleştirileri, yazarlar hakkındaki notları, kitabın dahil olduğu edebî akımlar gibi bilgileri ve ayrıca kendi yazılarımızı ve aktivitelerimizi bu sayfalarda topluyoruz. Ayrıca haberleşmek için kullandığımız bir de internet yazışma grubumuz var.

Amacımız "iyi edebiyat" okumak. Güncelden daha çok klasikleşmiş kitapları okumaya çalışıyoruz. Güncelde ise kendini kanıtlamış yazarları listemize alıyoruz.   Hepimiz aynı kitabı okuyor ve toplantı günü o kitabı tartışıyoruz. Bir kaç seneden beri üç ayda bir başkan değiştiriyoruz.  Böylece yönetimde çoksesliliği sağlıyoruz.

Toplantılarımızda zaman zaman bilgisayar sunumları yapıyoruz, ayrıca konuk ağırlamadığımız günler öğleden sonraları satın aldığımız elden düşme bir projeksiyon makinesi ile film de izliyoruz.

Zaman zaman yalnızca edebiyat odaklı değil, müzik gibi, resim gibi sanatın diğer alanlarını da kapsayan konularda konuklar ağırlıyoruz. Sayın Ömer Türkeş, Sema Postacıoğlu, Üner Birkan, Ünal Öziş, Bülent Somay, Yılmaz Karakoyunlu, Prof Şadan Gökovalı, İsmet Noonan, Mahmut Bilki, Yaşar Aksoy, Hasan Özkılıç, Güven Turan, Halil Kaynarca Ümit Tarakçı Selnur Şarman değerli konuklarımız arasında.. Ayrıca Sayın Aysel Çırpanlı'nın John Berger'in Görme Biçimleri üzerine yaptığımız sunuma katkıları. ile bilgisayar destekli "Anadolu Motifleri" ve Yirminci Yüzyıl ressamları "Bohemler" üzerine yaptığımız kendi sunumlarımız da, tadı damağımızda kalanlar arasında

Bu bağlamda bizden bilgisini, emeğini ve sabrını esirgemeyen Sayın Prof. Semiramis Yağcıoğlu'na zaman zaman bizlerlere hem  edebî, hem felsefî konular hem de kitap irdeleme teknikleri ile ilgili birikimini aktardığı için şükranlarımızı sunuyoruz. 

Dostlukların dolu dolu yaşandığı, aydınlık bir günün sonunda, onbeş gün sonra yeniden buluşmak üzere ayrılıyoruz. Evet, onbeş günde bir, Çarşambaları gerçekten de "bizim günümüz."   Sizler de böyle bir dostluk çemberi kurmak istiyorsanız bizim gibi yapın,

Siz de bir Kitap Kulübü kurun !

Kulübünüz için birkaç not:

  • Kulübünüzü bir ana tema çerçevesinde kurun.
  • Farklı düşünce yapısında üyeler seçin.
  • Üye sayısını sınırlandırın. Onbeş dolaylarında üye uygun olabilir.
  • Toplantı gününü, saatini ve sürecini belirleyin.
  • Toplantıya herkes aynı kitabı okuyarak gelsin
  • Her toplantının ayrı bir yöneticisi, kitap üzerinde kapsamlı çalışma yapan bir sorumlusu olsun.
  • Kitabın yazarı, yazım tekniği, dönemi,.iletmek istediği mesajı,.konusu ve karakterleri üzerinde durun.
  • Kitaplarınızın tartışmak istediğiniz sizce önemli yerlerinin altını çizin. Arka kapağa sayfa numaralarını belirterek notlar alabilirsiniz.
  • Farklı coğrafyalardan kitap seçin.
  • Farklı yazarları okuyun.
  • Okuduğunuz türleri çeşitlendirin. roman, bilim-kurgu, anı, gezi, biyografi, deneme vs
  • Toplantılarınıza zaman zaman konuşmacıları konuk edin.
  • En önemlisi: toplantılarda herkesin kendi aralarında değil, birer birer ortaya konuşmasını sağlayın.

İyi tartışmalar !

 

>

Valid HTML 4.01 Transitional

Valid CSS!