2019 yılı kitaplarımız hakkında
KISA BİLGİLER
Anasayfa Tüm Kitaplar
 

 

 

      
Yıllara göre okuduklarımız 
2019 2018 2018 2017 2016 2015 2014 2013 2012 2011 2010 2009 2008 2007

Şato- Franz Kafka Şato - Franz Kafka 9.1.2019
Zamanın sanki donduğu bir kasabaya, biri gelir.  Kendisinin o bölgeye yüksek otoriteler tarafından kadastrocu olarak tayin  edildiğini söyler.   Adı yanlızca "K." dir. Köyün tepesindeki şato yöreye hakim gibidir. Bütün olaylar karanlık bastıktan sonra geçer. K. kendisinin Şato yönetimi tarafından gönderildiğini söylemesine rağmen köydekiler kendisine inanmaz. Herkesin saygı duyduğu şato yöneticisi Klamm'a ulaşmak imkansızdır. Köy yöneticileri ile temasa geçmek ister ama reddedilir. Bütün çabaları boşa çıkar. Daha önce Klamm'ın metresi olan garson kız Frieda ile ilişkiye girer. Ama kız K. nim kendisini kullandığını anlayınca onunla evlenmekten vaz geçer. Şato yarım kalmış bir romandır. Kafka'nın yakın arkadaşı Max Brod kitabın sonunda K. nın köyde kabul görmek için gösterdiği çırpınışları sonunda ölüm döşeğinde iken nihayet köyde kalma izni aldığını yazmak istediğini söyler.  Ama Kafka'nın ömrü kitabının sonunu getirmesine yetmez. 
 
Halepli Çocuk - Sumia Sukkar 06.02.2019
Aspergen hastası olan kişiler dünyayı normal insanlardan farklı şekillerde yorumlarlar.  Zeka eksiklikleri yoktur. Normal zekalı yada üstün zekalı olabilirler. Otizmin bir çeşidi olan Aspergen bir hastalık değildir ve tedavi edilemez.  Aspergen hastası olan insanlar dünyayı farklı görürler, farklı işitirler, farklı hissederler.  Kitabımızın kahramanı Adem yaşadığı dehşeti resimlerle ifade eder.  Anlayamadığı ruh hallerini kelimelerle değil renklerle yorumlarlar. Adem diğer aspergen hastaları gibi evden uzaklaşmaktan; başkaları ile fiziksel temas kurmaktan korkar.  Tehlike anında sakinleşmek için çömelir, sallanır, siner. Hem çevresindeki insanların hem de ailesinin uğradığı saldırılardaki dehşeti anlayamamaktadır.  Halep bir kan deryası içindedir.  Olaylar onun korkunç gerçeklerle yüzyüze kalmasına  sebep olacaktır.  Bu hasta çocuğun ağzından pek çok devletin at koşturduğu Suriye batağının da bir panaromasını da görmekteyiz.
 

Guatamala Efsaneleri
Miguel Angel Austrias
Toplantı - 6.3.2019

1967 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü alan Miguel Angel Austrias'ın "Guatamala Efsaneleri" adlı kitabı “Kültürel bir sürrealizm eseri” olarak tanımlanmaktadır. Kitapta Austrias' ın Guatamala kültürünün efsanelerini, destanlarını, kutsal Maya söylencelerini ele alır. Eser geleneklerle, söylencelerle günümüze kadar uzanan, sözlü anlatımlarla beslenen, nesilden nesile sürüp gelen etnik cevheri günümüze aktarır. "Etnografik sürrealizm" olarak ta tanımlanan bu söylenceler, sınırsız bir düş gücüne sahiptir. Her tür yaratığın, her tür eşyanın bir ruhu olduğuna inanılan animizmden yararlanılarak anlatılan bu öyküler efsane ile kızgın doğanın bir tür karışımıdır. Ne öykü, ne şiirdir. Karmaşık bir bitki örtüsü, çağlar ötesinden gelen yerli büyücüler, çılgın bir düş içinde birbirine karışan tutkular, rahipler, köy köy dolaşan büyücü öğretmenler, Maya efsaneleri, hepsi, çağların oluşturduğu kollektif bilinçdışını yansıtır.
 
Merhamet Stefan Zweig

Merhamet - Stefan Zweig

Stefan Zweig 1920'li ve 30'lu yıllarda Alman dilinin en çok okunan yazarları arasındaydı. Kitapları milyonlarca baskıya ulaştı ve elliyi aşkın dile tercüme edildi " (Müller, 2012: 85).

Thomas Mann, Hugo von Hofmannsthal, Romain Rolland, James Joyce, Franz Werfel, Arthur Schnitzler, Ravel Toscanini ve Richard Strauss gibi ünlü isimlerle dostluk kurdu. 1933'te Naziler Yahudi kökenli Zweig'ın kitaplarını yaktı ve paha biçilemez eserleri küle dönüşen Zweig, kahroldu. Çünkü bir yazar için kitapları, hislerinin düşüncelerinin vücut bulduğu yaratılar, onların çocukları gibidir. Bu olayın ardından 1934'te Zweig'ın evi Gestapo tarafından saygısızca arandıktan sonra, işte o zaman Zweig, kendisini çok değersiz ve umutsuz hissetti, bu durumlara daha fazla katlanamayacağını anlayarak, hayatında bir dönüm noktası olan, ülkeyi terk etme kararını aldı.

  
 
  

 

 
 
 
 

 
 
 
 
 
 

Tirza Arnold Grünberg - Dipnot Kitap Kulübü sayfasıTirza - Arnold Grünberg 23.01.2019

Grunberg Tirza romanında, görünürde üst düzey bir Hollanda ailesi gibi görünen Hoffmeester ailesini ve üyelerini irdelerken hem Hollanda toplumunu, hem de aile ve bireylerini psikolojik bir polisye gibi kurgular. Kitap ondört yaşındaki Tirza'nın ortaokul bitirme partisi ile başlar. Yazar bu partiyi anlatırken aslında hem aile üyelerini, hem toplumu, hem insan ilişkilerini irdeler. Kitap ilerledikçe yüzeyde mükemmel görünen Hoffmeester ailesinin dehlizlerine girmeye başlarız. Aile çözülme noktasındadır. Hoffmeester işten çıkarılır. Bankadaki birikimini kaybeder; Tirza babasının tasvip etmediği, ikiz kulelere bomba atan Muammer Atta'ya benzeyen sevgilisi ile Afrika'ya gidecektir. Büyük kızı başka bir kente taşınmaktadır. Boşandığı karısı hiç tasvip etmediği rahatlıkla hareket etmektedir. Kendisi küçük kızı Tirza'nın sınıf arkadaşına ilgi duymaktadır. Aile dağılmaktadır. Yavaş yavaş aynanın parlak sırı dökülmeye başlamıştır.

Otomatik Piyano - Kurt Vonnegut Dipnot Kitap Kulübü20.2.2019
Otomotik Piyano -
Kurt Vonnegut

1952 yılında yayımlanan Kurt Vonnegut'un "Otoatik Piyano" adlı eseri insanın, yaşam kalitesini negatif yönde etkileyen otomasyona karşı bir karşı distopia olarak kabul görmektedir. Kitap yakın bir gelecekte her türlü işlemin otomasyona bağlandığı bir üretim biçiminde, insan emeğini tasfiye eden bir düzenden söz etmektedir. Üretim mekanikleşmiş üreten insanların yerini makinalar almıştır. Artık insan emeğine gerek kalmamıştır.  Bu düzen kaçınılmaz olarak üst düzey yönetim ile makinelerin saf-dışı bıraktığı işçiler arasında bir çatışma yaratacaktır.

 

Ağaçların Özel Yaşamı _ Alejandro Zambra
Hikâye hiç önemsiz değil ama asıl önemlisi hikâyenin anlatılış biçimi. Okudukça daha derin katmanlara açılması, dili, üslubu ve anlatım zenginliği. Bekleyiş… Bir gecelik bir hikâyesi var Ağaçların Özel Hayatı’nın. Bir akşam saatinde karısı Verónica’nın eve dönmesini bekleyen, bekleme süresi uzadıkça kaygılanan, giderek karanlık çıkarımlarda bulunan Julián’ın duygu ve düşüncelerine yoğunlaşarak serpilip gelişen ve geniş bir zamana yayılan karakteristik bir Zambra anlatısı. A. Ömer Türkeş
 

 

Manves City - Latife Tekin Çalışan yoksullar, özellikle işçiler, fabrikalarda çalışan insanlar. Ben onlar arasında büyüdüm. Ve kalbim hep onlarda kaldı. Tabi ki yazı yazan biri artık kendine yoksul diyemez ama yoksulluk duygumu yazmak istiyorum. Hep öyle istedim. Yani kentleri nasıl yoksullardan arındırmak istiyorlarsa, edebiyatı da arındırmak istiyorlar yoksullardan. Uzun bir süredir bizim edebiyatımızı neredeyse halksız bir edebiyat. Ben elimden geldiğince, yapabildiğimce yoksulların o dilsizliğini de dile çevirmek yazmak istedim onların hikâyelerini. Tabi sadece yoksullar hakkında yazan bir edebiyatçı da değilim. İki yazı damarım var. Ama bundan sonra belki de iki elimle yazacağım. Bir elimle yoksullar hakkında yazıp, bir elimle de belki kavramlar üzerinde düşünerek başka beni çağıran çeken konular, imgeler üstüne ilerleyerek yoluma devam edeceğim.-  Latife Tekin