2019 yılı kitaplarımız hakkında
KISA BİLGİLER
Anasayfa Tüm Kitaplar
 

 

 

      
Yıllara göre okuduklarımız 
2019 2018 2018 2017 2016 2015 2014 2013 2012 2011 2010 2009 2008 2007

 

İvan İlych'in Ölümü
Lev Tolstoy

Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir ömür sürmüş olduğunu fark eder. O güne kadar büyük anlam yüklediği ve uğruna büyük çaba verdiği serveti, şöhreti ve saygınlığı, ölüm döşeğinde bir anda gözüne boş ve saçma görünür. Tolstoy’un büyük bir samimiyetle anlattığı bu kısa ama etkileyici roman, insan doğası, hayatın anlamı ve ölümün gerçekliği gibi temel sorulara cevap arıyor.ideefix


Albert Camus

Veba - Albert Camus
Saçma ve başkaldırı. İki bambaşka kelime. Aralarındaki gizli ilişki ise üzerinde biraz düşünüldüğünde pek direnmeden ele veriyor kendini. Hatta öyle ki bu iki kavramın bir aradalığı başlı başına bir felsefi sistemi oluşturuyor. Kuşkusuz ki absürdizm deyince pek çoğumuzun aklına,felsefesinin öncüsü olarak tanıdığımız Cezayir asıllı Fransız düşünür; oyun, roman, deneme yazarı; gazeteci; iyi bir kaleci ve pek çoklarına göre olmasa da sevenleri için belki biraz da filozof olan Albert Camus gelir. O, bu iki kavramdan yola çıkarak bütün bir hayat görüşünü ve bu hayat görüşünün ortaya çıkarmış olduğu düşünce sisteminin temelini yine onlara başvurarak kurmuştur. Ona göre, hayat yaşanmaya değmeyecek kadar absürdü, tanrıysa ona inanmaya değmeyecek kadar kötülüğü içerisinde barındırmaktadır. Peki, hal böyleyken hepimiz neden devam edip dururuz böylesi saçma bir çark içerisinde?

 

Uzay BaronlarıUzay Baronları -  Christian Davenport Bir avuç milyarder ile uzayı "Kolonileştirme Savaşına." giriyoruz )).   Elon Musk, Jeff Bezos, Richard Bronson ve Paul Allen, "devlet güdümlü Nasa'nın" silikon vadisinde kullanılan girişimcilik şablonuna dayanarak uzayı kolonize etmeye sıvandılar. İnsanları Nasa'nın gönderebildiğinden daha uzaklara göndermeyi hedeflelediler. Dünyanın en büyük markalarını yaratan bu girişimciler en büyük markaları da devirdiler. Amazon, Microsoft, Virgin, Tesla, PayPal ve daha pek çok endüstriyi altüst ettiler. Şimdi uzayın en büyük patlamasının peşindeler. Bu savaşta yanlız devlet ve kalburüstü girişimciler yok. Yeni yeni palazlanmaya başlayan girişimciler de işin içinde. İstikamet Ay, Mars ve ötesi...

Çılgın Gibi Suat Derviş Çılgın Gibi - Suat Derviş
1900'lu yılların başlarında dünyaya gelen Suat Derviş ilk romanını yedi yaşında yazar. Kitaplarında dönemin İstanbul'unu ayrıntılarıyla yazıya döker. Kadın hakları ve demokrasi alanlarında mücadele etmiş bir aktivist-yazardır 1936 yılından itibaren çalışmaya başladığı Tan gazetesinde kadın sorunlarına değinir ve dış siyaset olayları ile ilgili haberler yapar. Bu gazetede çalıştığı dönemde Sovyetler Birliği’ne yaptığı bir gezi, Suat Derviş’in düşünce dünyasını derinden etkiler. Dönüşünde yayımladığı röportaj dizisi, “Kıpkızıl komünist” olarak damgalanmasına ve bu nedenle gazeteden ayrılmak zorunda kalmasına neden olur. 1944 yılında komünist eğilimleri yüzünden eşi ile birlite hapishaneye atılır. Sekiz ay tutuklu kalırlar. Çocuğunu düşürür. Hapisten çıkınca geçimini sağlamak için Almanca, İngilizce ve İtalyanca çeviriler ve editörlük yapar. Tiyatro piyesleri ve radyo skeçleri yazar. . 1951’de eşi tekrar tutuklanınca. Suat Derviş hapse girme tehlikesi nedeniyle İsveç'teki kardeşinin yanına yerleşir

 

Eve Dönmenin Yolları - Alejandro Zambra nın roman kahramanları geçmişlerindeki boşlukların farkına varmış, beyhude olacağını sezdikleri halde bu boşluğu doldurmaya çalışan kişilerdir. Eve Dönmenin Yolları’nda Claudia büyüdükten sonra faşist darbe yıllarında ailesinin neler yaşadığını öğrenmeye çalıştığından söz ederken, “Öğrenmek için sormuyorduk,” der, “bir boşluğu doldurmak için soruyorduk.” İlk anda bu boşluğun komünist olan babasının darbe zamanı illegal bir hayat sürmeye mecbur kalmasından kaynaklandığı sanılabilir, oysa romanın anlatıcı-kahramanı için de geçerlidir böyle bir boşluk – ailesinde komünist yoktur, ebeveyni Pinochet yanlısı olmasa da sessiz kalarak diktatöre destek verenlerdendir. (Notos Kitap)

 

Viva Dipnot SayfasıVİVA- Patrick Lowry 1927 yılında Rusya'dan kaçarak Meksika'ya sığınan pek çok aydının izini süren "Viva" tarihsel bir kurgu üzerine konumlandırılmış bir eser. Kitap devrin pek çok sanatçısını da anlatırken devrin bir tablosunu çıziyor. Yetmişten fazla sanatçının kısa öykülerle işlendiği eser Troçki ve "Yanardağın Altında" eseri ile ünlü Michael Lowry merkezinde ilerliyor. O döneme ait bilgileri kapsayan kitap edebiyat meraklıları için ilginç bilgiler barındırıyor.

Şato- Franz Kafka Şato - Franz Kafka 9.1.2019
Zamanın sanki donduğu bir kasabaya, biri gelir.  Kendisinin o bölgeye yüksek otoriteler tarafından kadastrocu olarak tayin  edildiğini söyler.   Adı yanlızca "K." dir. Köyün tepesindeki şato yöreye hakim gibidir. Bütün olaylar karanlık bastıktan sonra geçer. K. kendisinin Şato yönetimi tarafından gönderildiğini söylemesine rağmen köydekiler kendisine inanmaz. Herkesin saygı duyduğu şato yöneticisi Klamm'a ulaşmak imkansızdır. Köy yöneticileri ile temasa geçmek ister ama reddedilir. Bütün çabaları boşa çıkar. Daha önce Klamm'ın metresi olan garson kız Frieda ile ilişkiye girer. Ama kız K. nim kendisini kullandığını anlayınca onunla evlenmekten vaz geçer. Şato yarım kalmış bir romandır. Kafka'nın yakın arkadaşı Max Brod kitabın sonunda K. nın köyde kabul görmek için gösterdiği çırpınışları sonunda ölüm döşeğinde iken nihayet köyde kalma izni aldığını yazmak istediğini söyler.  Ama Kafka'nın ömrü kitabının sonunu getirmesine yetmez. 
 
Halepli Çocuk - Sumia Sukkar 06.02.2019
Aspergen hastası olan kişiler dünyayı normal insanlardan farklı şekillerde yorumlarlar.  Zeka eksiklikleri yoktur. Normal zekalı yada üstün zekalı olabilirler. Otizmin bir çeşidi olan Aspergen bir hastalık değildir ve tedavi edilemez.  Aspergen hastası olan insanlar dünyayı farklı görürler, farklı işitirler, farklı hissederler.  Kitabımızın kahramanı Adem yaşadığı dehşeti resimlerle ifade eder.  Anlayamadığı ruh hallerini kelimelerle değil renklerle yorumlarlar. Adem diğer aspergen hastaları gibi evden uzaklaşmaktan; başkaları ile fiziksel temas kurmaktan korkar.  Tehlike anında sakinleşmek için çömelir, sallanır, siner. Hem çevresindeki insanların hem de ailesinin uğradığı saldırılardaki dehşeti anlayamamaktadır.  Halep bir kan deryası içindedir.  Olaylar onun korkunç gerçeklerle yüzyüze kalmasına  sebep olacaktır.  Bu hasta çocuğun ağzından pek çok devletin at koşturduğu Suriye batağının da bir panaromasını da görmekteyiz.

 

Guatamala Efsaneleri
Miguel Angel Austrias
Toplantı - 6.3.2019
1967 yılında Nobel Edebiyat Ödülünü alan Miguel Angel Austrias'ın "Guatamala Efsaneleri" adlı kitabı “Kültürel bir sürrealizm eseri” olarak tanımlanmaktadır. Kitapta Austrias' ın Guatamala kültürünün efsanelerini, destanlarını, kutsal Maya söylencelerini ele alır. Eser geleneklerle, söylencelerle günümüze kadar uzanan, sözlü anlatımlarla beslenen, nesilden nesile sürüp gelen etnik cevheri günümüze aktarır. "Etnografik sürrealizm" olarak ta tanımlanan bu söylenceler, sınırsız bir düş gücüne sahiptir. Her tür yaratığın, her tür eşyanın bir ruhu olduğuna inanılan animizmden yararlanılarak anlatılan bu öyküler efsane ile kızgın doğanın bir tür karışımıdır. Ne öykü, ne şiirdir. Karmaşık bir bitki örtüsü, çağlar ötesinden gelen yerli büyücüler, çılgın bir düş içinde birbirine karışan tutkular, rahipler, köy köy dolaşan büyücü öğretmenler, Maya efsaneleri, hepsi, çağların oluşturduğu kollektif bilinçdışını yansıtır.
 

Merhamet Stefan Zweig

Merhamet - Stefan Zweig

Stefan Zweig 1920'li ve 30'lu yıllarda Alman dilinin en çok okunan yazarları arasındaydı. Kitapları milyonlarca baskıya ulaştı ve elliyi aşkın dile tercüme edildi " (Müller, 2012: 85).

Thomas Mann, Hugo von Hofmannsthal, Romain Rolland, James Joyce, Franz Werfel, Arthur Schnitzler, Ravel Toscanini ve Richard Strauss gibi ünlü isimlerle dostluk kurdu. 1933'te Naziler Yahudi kökenli Zweig'ın kitaplarını yaktı ve paha biçilemez eserleri küle dönüşen Zweig, kahroldu. Çünkü bir yazar için kitapları, hislerinin düşüncelerinin vücut bulduğu yaratılar, onların çocukları gibidir. Bu olayın ardından 1934'te Zweig'ın evi Gestapo tarafından saygısızca arandıktan sonra, işte o zaman Zweig, kendisini çok değersiz ve umutsuz hissetti, bu durumlara daha fazla katlanamayacağını anlayarak, hayatında bir dönüm noktası olan, ülkeyi terk etme kararını aldı.
 

Bir At Bara Girer - David Grossman

 İsrail'in Netanya kentindeki salaş bir gece kulübünde elliyedi yaşındaki itici bir komedyen sahnede savaş, hastalık, ölüm, politika üzerine veryansın etmektedir. Seyirciler şaşkın ama aynı zamanda büyülenmiş gibidir. Amacı gösteriye davet ettiği çocukluk arkadaşı Hakim Lazar ile ilgili utanç verici gençlik ihanetlerini ortaya mı çıkarmaktır. Sanık sandalyesine bu kez kim oturacaktır.?...
 
 
  
 
Dipnot Kitap Kulübü - Yüzyıllık Yalnızlık sayfası“Yüzyıllık Yalnızlık’ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık’ı büyük annemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız.” Gabriel Garcia Marquez
Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel Garcia Marquez

Köstekli saatSaatleri Ayarlama Enstütüsü -
Ahmet Hamdi Tanpınar

Eserlerinin kendilerini bize açan dolaysız ve somut varlığına yaklaşmayı; teke tek hesaplaşmayı göze alırsak ve kalıp düşüncelerden kurtulursak, bu "sağcılığın" ve "gericiliğin" altında, Türk toplumunun içine düştüğü bunalımı sonuna kadar yaşayan, düşünen, eşsiz bir tarzda dile getiren ve doğru çözüm yollarını sezen Tanpınar'ın güçlü sanatıyla ve akılcı iyimserliğiyle karşılaşırız. (bu özelliklerin, şiirlerinden çok romanlarında, denemelerinde ve incelemelerinde görüldüğünü belirtmek gerekir).(Sebahattin Hilav)

 
Sineklerin Tanrısı - William Golding
Sineklerin Tanrısı’na roman demek de yersizdir; çünkü bu kitap bir roman değil, gerçekçi bir anlatımla yazılmış olmakla beraber, bir alegoridir, yani simgesel anlamları olan bir öyküdür. Victoria çağı yazarı Ballantyne’ın Mercan Adası gibi, Sineklerin Tanrısı’nda gördüğümüz ıssız ada da yeryüzünün cennetlerinden biridir. Çocuklar da bu adanın, okudukları Mercan Adası’na çok benzediğini söylerler. Ne var ki, başlangıçta bunu hiç sezinlemediğimiz halde, atom çağının çocukları, bu güzelim adayı her açıdan bir cehenneme çevireceklerdir.
  Mina Urgan

 

 
Tirza Arnold Grünberg - Dipnot Kitap Kulübü sayfasıTirza - Arnold Grünberg 23.01.2019

Grunberg Tirza romanında, görünürde üst düzey bir Hollanda ailesi gibi görünen Hoffmeester ailesini ve üyelerini irdelerken hem Hollanda toplumunu, hem de aile ve bireylerini psikolojik bir polisye gibi kurgular. Kitap ondört yaşındaki Tirza'nın ortaokul bitirme partisi ile başlar. Yazar bu partiyi anlatırken aslında hem aile üyelerini, hem toplumu, hem insan ilişkilerini irdeler. Kitap ilerledikçe yüzeyde mükemmel görünen Hoffmeester ailesinin dehlizlerine girmeye başlarız. Aile çözülme noktasındadır. Hoffmeester işten çıkarılır. Bankadaki birikimini kaybeder; Tirza babasının tasvip etmediği, ikiz kulelere bomba atan Muammer Atta'ya benzeyen sevgilisi ile Afrika'ya gidecektir. Büyük kızı başka bir kente taşınmaktadır. Boşandığı karısı hiç tasvip etmediği rahatlıkla hareket etmektedir. Kendisi küçük kızı Tirza'nın sınıf arkadaşına ilgi duymaktadır. Aile dağılmaktadır. Yavaş yavaş aynanın parlak sırı dökülmeye başlamıştır.

Otomatik Piyano - Kurt Vonnegut Dipnot Kitap Kulübü20.2.2019
Otomotik Piyano -
Kurt Vonnegut

1952 yılında yayımlanan Kurt Vonnegut'un "Otoatik Piyano" adlı eseri insanın, yaşam kalitesini negatif yönde etkileyen otomasyona karşı bir karşı distopia olarak kabul görmektedir. Kitap yakın bir gelecekte her türlü işlemin otomasyona bağlandığı bir üretim biçiminde, insan emeğini tasfiye eden bir düzenden söz etmektedir. Üretim mekanikleşmiş üreten insanların yerini makinalar almıştır. Artık insan emeğine gerek kalmamıştır.  Bu düzen kaçınılmaz olarak üst düzey yönetim ile makinelerin saf-dışı bıraktığı işçiler arasında bir çatışma yaratacaktır.

 

Ağaçların Özel Yaşamı Ağaçların Özel Yaşamı _ Alejandro Zambra
Hikâye hiç önemsiz değil ama asıl önemlisi hikâyenin anlatılış biçimi. Okudukça daha derin katmanlara açılması, dili, üslubu ve anlatım zenginliği. Bekleyiş… Bir gecelik bir hikâyesi var Ağaçların Özel Hayatı’nın. Bir akşam saatinde karısı Verónica’nın eve dönmesini bekleyen, bekleme süresi uzadıkça kaygılanan, giderek karanlık çıkarımlarda bulunan Julián’ın duygu ve düşüncelerine yoğunlaşarak serpilip gelişen ve geniş bir zamana yayılan karakteristik bir Zambra anlatısı. A. Ömer Türkeş
 

 
Manves City Dipnot Kitap Kulübü Sayfası

Manves City - Latife Tekin
Çalışan yoksullar, özellikle işçiler, fabrikalarda çalışan insanlar. Ben onlar arasında büyüdüm. Ve kalbim hep onlarda kaldı. Tabi ki yazı yazan biri artık kendine yoksul diyemez ama yoksulluk duygumu yazmak istiyorum. Hep öyle istedim. Yani kentleri nasıl yoksullardan arındırmak istiyorlarsa, edebiyatı da arındırmak istiyorlar yoksullardan. Uzun bir süredir bizim edebiyatımızı neredeyse halksız bir edebiyat. Ben elimden geldiğince, yapabildiğimce yoksulların o dilsizliğini de dile çevirmek yazmak istedim onların hikâyelerini. Tabi sadece yoksullar hakkında yazan bir edebiyatçı da değilim. İki yazı damarım var. Ama bundan sonra belki de iki elimle yazacağım. Bir elimle yoksullar hakkında yazıp, bir elimle de belki kavramlar üzerinde düşünerek başka beni çağıran çeken konular, imgeler üstüne ilerleyerek yoluma devam edeceğim. Latife Tekin


Kapı- MagdaSzabo

Kapı farklı aileden gelme, iki karşıt görüşlü kadın etrafında, dokunaklı çağrışımlarla örülmüş etkileyici bir roman. Biri yazar, diğeri ise yaşlı, esrarengiz bir temizlikçi. Dini reddeden, kendi kurallarını dayatan, her türlü otoriteye başkaldıran bir kişi. Bu güçlü kişiliğin. kabukları kaldırılınca. altından, üstü örtülmesi gereken acı dolu bir geçmiş ortaya çıkar..

 
Çiçek Açmış Kızların BahçesindeMarcel Proust

"Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde" adlı eserinde kendi Paris ve Normandıya kıyılarında geçen günlerini ergenlik çağını sürmekte olan genç kız ve erkek çocukları açısından irdeler. Hikayenin merkezinde büyükannesi ve Swann ailesi ile olan ilişkileri yatmaktadır.  Sevginin değişik formları üzerine benzeri görülmeyen bir eser olan "Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde"  yazarın Paris ve Normandiya kıyıları ile ilgili gençlik anılarının bir bir açılımı olarak görülebilir. 

 

Parfümün Dansı
- Tom Stoppard

"Jitterbug" sözcüğü yirminci yüzyılın başlarında bir hayli moda olan swing türü bir dans anlamına gelmektedir. Uzun bir zaman bölümüne uzanan eser, bir anlamda bir destan gibidir. Kitap antik çağlardan kalma bir dönemden b aşlayarak günümüzün akşam dokuzuna kadar sürer. Kitap kahramanız bir temizlikçi hademe. Bir şişe kaybetmiş. Şişe mavi, sanki kadîm zamanlardan kalmış. Üzerinde bir keçi boynuzlu tanrı kabartması var. Bazılarına göre şişenin içindeki sıvı evrenin gizil özünü taşıyor. Şişe bir an önce bulunmalı. Çünkü içinde sadece iki damla kalmış...