Anasayfaya
Eleştiri sayfasına


Bu sayfamızda 2014 yılında okuduğumuz kitaplar hakkında kitabı tanıtmaya yönelik kısa açıklamalar bulacaksınız. 
Kitap seçimlerinizi yaparken yararlanabilmeniz için hazırlanan bu sayfamızın sizlere yardımcı olmasını diliyoruz.


  Thomas Man (küçük) Doktor Faustus - Thomas Mann Doktor Faustus “Faust miti ile bağlantılı bir sanatçı romanı, bir çağ ya da toplum romanı, müziği dil ile ifade etmeyi amaçlayan deneysel bir roman ya da epik anlatının bütün katmanlarına yayılan sanat kuramına dair bir deneme olarak farklı perspektiflerden okunabilecek” çokkatmanlı ve görkemli bir anlatı... Thomas Mann, Almanya’yı savaşa sürükleyen felsefi, psikolojik ve ideolojik ortamı, halkın kaygı ve umutlarını, savaşın Alman toplumunun akıl ve ruh dünyasıyla bağını tartışmak için  Faust mitini kullanıyor.  (A. Ömer Türkeş)

Walter Benjamin küçük resim Son Bakışta Aşk yazarı Walter Benjamin'in hayata bakışı "Kötümser, çileci bir bakış. Aynı zamanda bir inanç; miadını doldurmuş şeylerin etrafını saran halede, bu bir anlık ışımada, hakikatin belireceğine duyulan inanç; olağanüstü bir aydınlanma beklentisi, düşüncenin ufkunda birden belirecek bir mutluluk vaadi. "Büyük şehir insanını büyüleyen aşktır," diyecektir Benjamin, "ama ilk bakışta değil, son bakışta aşk." – Nurdan Gürbilek " :

Ian McEwan Bir Parmak Bal - Ian McEwan İkinci Dünya Savaşı sonunda kutuplara ayrılan dünyada savaş içten içe kültürel alanda devam etmektedir.  İngiliz istihbarat servisi M15, yazarları farkında olmadan devlet eliyle toplum mühendisliği yapmaya yönlendirir.  Bir kaç boyutlu olan roman casusluk, edebiyat, aşk temalarını ustalıkla işler.   Booker Edebiyat Ödüllü Ian Mc Ewan yazarın kitabı bir kadının ağzından kaleme alması da çok etkileyicidir.

İsmail Kadare küçük resim İbret Taşı - İsmail Kadare - 2005 yılında ilk kez verilen Uluslararası Man Booker ödülünü, Arnavutluk'tan  İsmail Kadare,  John Updike, Doris Lessing, Günter Grass, Gabriel García Márquez, Milan Kundera gibi ünlü adaylar arasından sıyrılarak ödülü kazandı. Yazar Kafkayesk bir dünyaya, ironik  bir bakışla eserler meydana getirdi. Eserlerinin çoğu Diktatör Enver Hoca'nın komünist baskısının metaforu olarak görülür.

Eugene Ionesco Gergedanlar - Eugene Ionesco  Ionesco Gergedanlar oyununda ikinci dünya savaşı öncesinde başlayan,  daha sonra Avrupa'yı kasıp kavuran totaliter rejimlerin insanlığı nasıl yavaş yavaş ele geçirdiğini anlatır.  Yazar söz konusu dönüşümden duyduğu kaygı için şunları söyler: “... birden bire ortaya çıkan bir düşüncenin bulaşıcı bir hastalık gibi yayılması. Yeni bir din, bir öğreti, bir fanatizm sürükleyiveriyor insanları... Bilmem hiç dikkatinizi çekti mi, insanlar sizin düşüncelerinizi artık paylaşmıyorsa, sanki canavarlarla karşı karşıyaymışsınız duygusu uyanıyor insanda. Örneğin gergedanlarla. Gergedanların saflığı, aynı zamanda acımasızlığı var onlarda. Onlar gibi düşünmüyorsanız göz kırpmadan öldürebilirler sizleri.”

Laurence Durell Justine - Laurence Durell’in dört cilt halinde 1957 yılında yayımladığı “İskenderiye Dörtlüsü"nün ana kahramanı ‘30’lu, ‘40’lı yılların tutku ve ihanet yüklü  İskenderiye şehridir. Dört ana karakter üzerine kurulu İskenderiye Dörtlüsü’nde Durell, kahramanlarını her kitapta farklı yönden ele alır. Kitaplar yalnızca şehri, zamanı, aşkı irdeleyen hikâyeler değil, aynı zamanda kabalayı içeren, Freud’un ve Einstein’in teorileri üzerine temellendirilen modernist romanlardır.

Ahmed Arif Leylim Leylim - Ahmed Arif'ten Leyla Erbil'e Mektuplar - Ahmed Arif Doğu Anadolu'nun, sınır boylarının yersel görüntüleri içinde oraların türkülerini kalkındırıyor, bütün Anadolu türkülerine ulaştırıyor onları, büyütüyor, besliyor; ama boğulmuyor onların arasında. Doğu Anadolu insanının müthiş malzemesini korkusuz bir lirizm içinde önümüze yığıyor. Sonra bütün Anadolu insanına doğru yayıyor onu. Pir Sultan Abdal'ı, Urfa'lı Nazif'i, Köroğlu'na, Bedrettin'e götürüyor. Büyük bir sevgiye, bir umuda çağırıyor Anadolu insanını; gözlerinden öperek, çıldırasıya severek Cemal Süreyya)
Şair ile ilgili sayfalarımız şöyle :

 Ahmed Arif'ten Sevdiğimiz Şiirler- Ahmed Arif Sayfası
Ahmed Arif'in  - Hasretinden Prangalar Eskittim

Harry Mulisch Süreç - Harry Mulisch Süreç Hollandalı dahi bir bio-kimyager olan Victor Werker'in inorganik maddeden canlı yaratma serüvenini anlatır. Gezegenin başlangıcında çamurdan varolan hayat gibi, Werker de bu kez labaratuarda yine çamurdan "embiont" adını verdiği bir canlı mekanizma var eder. Kitap yaşam ve ölümü teolojik yönden irdelerken yazarın eser yaratma serüveni ile bilim adamının canlı yaratma serüvenini iç içe işler.

Daniel Kehlman Dünyanın Ölçümü - Daniel Kehlman Aydınlanma çağının iki dev dâhisi doğal bilimler uzmanı, aristokrat Alexander von Humboldt ile insanlarla pek ilişkisi olmayan, içine kapanık matematikçi Carl Friedrich Gauss, ayrı ayrı dünyanın ölcümü üzerinde çalışmaktadırlar. Humboldt dağlarda, bataklıklarda, ormanlarda önüne gelen her mağarayı, her tepeyi, her ırmağı ölçerken, İçe kapanık Göttingenli Gauss dünyasını sayılar üzerine bina eder. Doğa yasalarındaki olasılık, uzayın kavisli olma ihtimali gibi soyut kavramlar üzerinde kafa yorar. İki bilim adamı 1828 yılında Berlin'de bir araya gelirler.  Napolyon döneminin ardından gelen çalkantılar ile sarsılırlar.

Aşk ve Karanlık - Amos Oz  "İnsanların benim romanlarımı, öykülerimi okurken içlerinden 'İsrail iyi mi, kötü mü?' İsrail varolma hakkına sahip mi, yoksa yok olmalı mı? diye düşünmeden okuyabildikleri bir zamanın gelmesini isterdim.  Bana göre Siyonizm Rüyası İsrail'in, gazetelerin birinci sayfalarından, haber sayfalarından tamamen düştüğü, bunun yerine edebiyat eklerinde, müzik sayfalarında, bahçe eklerinde boy gösterdiği vakit gerçekleşecektir.  " Amos Oz

Yaratma Cesareti- Rollo May, Amerikan psikolojisi ve varoluşçu psikoterapinin önde gelen ismi Rollo May'in en temel yapıtlarından biri. May, psikoloji, psikoterapi, felsefe ve sanatla yakın ilişkisinden ötürü, yaratıcılık konusunu ilginç bir perspektiften inceliyor. Tüm varoluşçular gibi o da kaygı olgusuna büyük önem vererek, değişimin kaygının içine gömülerek varılacak bir yaratıcılık düzeyinde gerçekleşeceğini vurguluyor. Geçiş dönemi psikolojisinin tüm olumsuzluğunu, yaratıcılığın zorunluluğu adına kutlayan May, "yeni olan"ın her yerde fışkırdığı bir dünyada, insanın bilindışı kaynaklara güvenmesi gerektiğini savunuyor. Bunun için de yeni bir cesaret biçiminin bireyde yaratılmasına önemli katkılarda bulunuyor. Bu kitabın, kişiye kendi kaynaklarından yararlanmakta ve günümüzdeki ahlaksal çözülmenin çöküntüsü altında kalmadan yeni bir yaşam kurmakta düşünsel destek sağlayacağına inanıyoruz http://www.metiskitap.com

Stanislaw Lem Solaris - Stanislaw Lem  Solaris uzay üssündeki bilim adamları gezegende cereyan eden tuhaf, açıklanamaz olaylar nedeniyle "Yer" den yardım isterler. Gezegeni sarmalayan okyanusun "düşündüğünü" ve gezegeni "gözetlediğini" sanmaktadırlar. "Yer" olayları araştırmak üzere Dr. Kris Kelvin'ı uzay istesyonuna gönderir. Üste çalışan üç bilim adamının da tuhaf ziyaretçileri vardır. Her biri Yerde çözemedikleri sorunlarını Solaris'e taşımışlardır. Kelvin da gezegene indiğinde kendi sorununu beraberinde getirecektir. Yerde İntihar eden karısı Rhea uzay üssünde bir  android olarak karşısına çıkar. Bir iç hesaplaşma sonucunda Kelvin huzuru bulacak mıdır?

  Gassan KanafaniFilistin'in Çocukları - Gassan Kanafani "Bildiğimiz tek şey, yarının bugünden daha iyi olmayacağı ve nehir kıyısında, asla gelmeyecek bir gemiyi özlemle beklediğimiz. Her şeyden koparılma hükmünü giydik; kendi yok oluşumuz dışında her şeyden. (Gassan Kanafani) Kanafanı Filistin'in çocukları kitabında vatanlarını kaybeden insanların kederini çocukların gözünden okura aksettiriyor. Toplam on sekiz kitap ve Filistin mücadelesi üzerine yüzlerce makale kaleme alan Kanafani otuz yedi yaşında iken Mossad'ın düzenlediği bir suikasta kurban gitmiştir.

John Berger John Berger "Buluştuğumuz Yer Burası" adlı eserinde dünyanın yedi şehrine yaptığı yolculukları zerafet, içtenlik, eşsiz bilgi birikimi ile birleştirek okuruna aktarır. Bizleri zaman ve mekân içinde ileri geri sıçramalarla dolaştırırken, kendi iç yolculuklarına da ortak eder. Yazar, anı, meditasyon, kurgu türleri arasında dolanan bu eserinde okuru, hem bir rehber gibi dolaştırır hem de seksen yıllık hayatının özünü, etik değerlerini  bizlere ders vermeden aktarır.

Nabokov_kucuk.jpgKonuş Hafıza - Vladimir Nabokov "İtiraf edeyim, zamana inanmıyorum. Sihirli halımı kullandıktan sonra onu desenlerinin bir parçası diğerinin üstüne gelecek şekilde katlamayı seviyorum. Bırakın ziyaretçiler tökezlesin. Ve zamansızlığın en yüksek hazzını rasgele seçilmiş bir kır manzarası içinde- nadir kelebekler ve onların beslendiği bitkiler arasında dikildiğim zaman yaşıyorum. Bu bir vecd anı ve vecdin arkasında açıklanması zor başka bir şey var. Bu şey, bütün o sevdanın içine hücum ettiği bir vakum gibi. Güneşle ve taşlarla bir olma duygusu. Bir heyecan ki duyduğum minnettarlık duygusundan kaynaklanıyor; bu minnettarlığın muhatabı ya insanın kaderine karşı duran cin ya da şanslı bir ölümlünün suyuna giden nazik hayaletler olsa gerek." Nabokov

Alice Munro  Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik - Alice Munro  -  Nobel tarihinde yalnızca iki kez öykü yazarına verilmiş olan edebiyat ödülünü 2013 yılında Kanadalı yazar Alice Munro kazandı. Çekov geleneğindeki realist hikâyelerinin kahramanları yakından tanıdığımız sıradan insanlardır. Genellikle taşrada geçen bu öykülerde kadın karakterler gitmek/kalmak; şehir/taşra; özgürlük/bağlılık; ateizm/dindarlık gibi karşıtlıklarda savrulurken öykülerin temelinde hep sevgi vardır. Munro otuz kırk sayfa içine koca romanlar sığdırır.

Uwe Timm Sıcak Yaz - Uwe Timm  - 1974 yılında yayımlanan bu romanında apolitik bir üniversite öğrencisinin politik bilinç edinme, dünyayı değiştirmeye dayalı toplumsal bir ideale bağlanma ve eylemciye dönüşme sürecini anlatmıştı. İsyanın o zamanın- Batı Almanya’sındaki karşılıklarını arayan yazar, Nazi dönemine kadar uzanarak Alman toplumunun travmalarını da araştırıyordu.(A. Ömer Türkeş)

Kiran Desai Kaybın Türküsü - Kiran Desai insanın geçmişinin geleceğini formatladığını düşünür. "Yaşadığım bu hayat bir kaza eseri değildir. Benim mirasımdır.” der. Kuşaklar boyu süregelen kaderlerini değiştirmek isteyen üçüncü dünya ülkelerindeki insanlarının düşü batılı ülkelere kapağı atabilmektir. Ama bu düş gerçekleştiğinde küreselleşmenin hengâmesinde kendilerine bir pay düşmediğini görürler. Geçmişin kaybı, geleceğin mirasıdır.

Robert Musil Niteliksiz Adam> Niteliksiz Adam - Robert Müsil'in 1927 yılında yazmaya başladığı ve hiç bitiremediği "Niteliksiz Adam" romanı, İkinci Dünya savaşını hazırlayan, modernist toplumdaki sığlık, çürümüşlük, söysuzluk, bencillik, gaddarlık gibi kavramların insanlığı nasıl bir çöküşe götürdüğünü zaman zaman kara mizaha dayanarak sergilemektedir. Bir insanlık panaroması olarak algılanabilen bu büyük romanında Müsil, harikulade bir üslûp, muhteşem bir dil ile okurundan dikkat ve sabır talep eder gibidir.

Gustave Falubert_kucuk Konuş Hafıza - Vladimir Nabokov "İtiraf edeyim, zamana inanmıyorum.  Sihirli halımı kullandıktan sonra onu desenlerinin bir parçası diğerinin üstüne gelecek şekilde katlamayı seviyorum.  Bırakın ziyaretçiler tökezlesin.  Ve zamansızlığın en yüksek hazzını rasgele seçilmiş bir kır manzarası içinde- nadir kelebekler ve onların beslendiği bitkiler arasında dikildiğim zaman yaşıyorum.  Bu bir vecd anı ve vecdin arkasında açıklanması zor başka bir şey var.  Bu şey, bütün o sevdanın içine hücum ettiği bir vakum gibi.  Güneşle ve taşlarla bir olma duygusu.  Bir heyecan ki duyduğum minnettarlık duygusundan kaynaklanıyor; bu minnettarlığın muhatabı ya insanın kaderine karşı duran cin ya da şanslı bir ölümlünün suyuna giden nazik hayaletler olsa gerek." Nabokov

Flaubert (Küçük)
Gustave
Flaubert'in Duygusal Eğitim adlı eseri1848-1851 yılları arasındaki Paris ayaklanmasını hazırlayan toplumsal ve siyasal ortamın bir panaroması olarak görülebilir. Bir anti-kahraman olan kitabın başkişisi Frederic, pasif, suskun, kararsız, sorumluluk taşımayan, yüzer-gezer kişiliğiyle devrinin aynasıdır. Kitap "ideallerin yoksunluğu nedeniyle" devrin eleştirmenleri tarafından acımasızca eleştirilmiştir. Flaubert toplumdaki çürümüşlük, yalancılık, aldatmaca, ahlâki çöküntü ve siyasetteki hile-hurda ile pembe tablo çizmenin mümkün olmadığını söylemiştir. 1870-71 Alman-Fransız savaşındaki yenilgiden sonraFlaubert "Eğer Duygusal Eğitim zamanında anlaşılabilseydi 1848'den beri süregiden toplumsal ve kişisel çöküntü hiç yaşanmazdı," demiştir

Fürüzan - Gül Mevsimidir sayfasından Gül Mevsimidir - Füruzan - "Mesaadet', demişti, 'böylece kaçsan evlensek, zengin kızı yoksula kaçtı olur. Eğer savaştan sonra asıl hak sahipleri yerine gelirse, "sevdiği adamla evlendi, doğruyu yaptı" diyeceklerdir. İlk söz gerçi önemli değil ama, ikincisi çok önemli. Bunu dedirtmeliyiz. Anca sevilenle yaşanılacağını da öğreteceğiz bilmeyenlere, birçok yapacaklarımızla birlikte. İzmir'in dört bir yöresinde dağ ateşleri yanıyor. Orta Anadolu'da kadınların, çocuklarının ölümüne ağlamaya vakitleri yok. Sen bir beni tutturmuşsun. Canının çektiğine, her şeyin hemen olmasına alışmışsın. Bekleyeceksin, herkesle birlikte mutlu olacağız." Kitaptan

Jack London_küçük resim Martin Eden - Jack London'ın yarı otobiyografik romanının kahramanı Martin Eden eğitimsiz, hayvani bir güce sahip, kaba saba bir denizcidir. Bir tesadüf eseri karşılaştığı zengin, kültürlü burjuva ailesinin melek kadar güzel kızına aşık olunca onun sevgisine layık olmak için hummalı bir şekilde okumaya, ardından da yazı yazmaya başlar.  Ancak bütün yazdıkları reddedilir.  Kapitalizmin acımasız düzeninde, yoksulların sınıf atlaması mümün değildir.  Gerek sevgilisi gerekse yakınları bir işe girerek hayatını kazanması için Martin'e baskı yaparlar.  Ancak Martin sıradanlaşmayı reddederek yoluna devam eder. Martin Eden sıfırdan başlayıp, çok çalışana başarı, ün, zenginlik vaad eden içi boş "Amerikan Rüyasını" gerçekleştirerek mutlu olabilecek midir?
 

Valid HTML 4.01 Transitional

Valid CSS!