2012 yılında okuduğumuz kitaplar hakkında kısa bilgiler 

Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

Bu sayfamızda 2012 yılında okuduğumuz kitaplar hakkında kitabı tanıtmaya yönelik kısa açıklamalar bulacaksınız. 

Kitap seçimlerinizi yaparken yararlanabilmeniz için hazırlanan bu sayfamızın sizlere yardımcı olmasını diliyoruz.

Latife Tekin

Sevgili Arsız Ölüm - Latife Tekin

"Kendimi, dilimi ve birlikte doğup büyüdüğüm insanların durulmaz bir coşkuyla bana taşıdıkları sevgiyi koruyabilmek için direndim.Sevgili Arsız Ölüm bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır.  Keşke onu daha soluk soluğa, daha parçalanmış bir teknikle, daha erken yazabilseydim." – Latife Tekin
Bilge Karasu

Gece - Bilge Karasu

Bilge Karasu,  "Gece" de  katman katman bir düşsel dünya kurar.  Bir katmanda  toplumsal, kültürel, tarihsel karabasanlar  içindeki bireyin korkuları, umutları, açmazları anlatılır. Bir diğer katmanda ise yazarın, bölümler arasındaki ilginç dipnotlarla okuru yazma edimine dahil etmesi ile kitap ayrı bir boyuta ulaşır. Dört bölümde ele alınan eserde olaylar farklı açılardan ele alınarak aktarılırken bölümlerarası ipuçları kitaba ayrı bir polisiye heyecan ekler.  Dildeki amacının  "...benim dilim çiçek derlemek üzere eğilip kalkan bir gövdenin yumuşaklığına, dalgalanışına ulaşmalı." diyen  Bilge Karasu hiç kuşkusuz bu kitabı ile bir "dil ustası" olarak amacına ulaşmıştır. 
Orhan Pamuk

Saf ve Düşünceli Romancı - Orhan Pamuk

Pamuk 2009-10 eğitim yılında Harvard Üniversitesinde verdiği yedi konferansta Schiller'in aynı adlı şiirinden yola çıkarak roman sanatını, hem yazar hem de okur açısından irdelemiş, daha sonra bu  çalışmasını aynı ad altında kitaplaştırmıştır.  Saf romancıyı naif, çocuksu, içinden geldiği gibi yazan, konuyu aklımıza resimlerle  aktaran romancı olarak tanımlarken; düşünceli romancıyı da doğadan uzak düşmüş kendi içine kapanmış, romanın teknik yapısını kendisine dert edinen, ahlâkî meseleleri olan bir yazar olarak çizmiştir.  Pamuk'a göre her iki tanımlamayı da içinde  barındıran yazar başarılı olacaktır. 
Ferit Edgü

O/Hakkari'de Bir Mevsim - Ferit Edgü

Neden ve nasıl olduğu bilinmeyen bir kaza sonucu bir denizci kendini, Kafka karabasanlarını aratmayan "Hak" kentinde bulur. Bu zamansız, mekansız kente öğretmen olarak gelen anlatıcı kendinden kaçmaktadır ama aynı zamanda bir "kendini bulma" arayışı içindedir.  Bu yolculukta  yaşamın önceden de ezberlenmiş bir biçimi olmadığını “Sessizliğin sesini, ezikliğin, çaresizliğin, başeğişin, yokluğun eşiğini, çıldırmadan nasıl yaşandığını" öğrenir. Bu süreçte okuma yazma, matematik, hayat bilgisi öğrenen çocuklara ayrılmadan önce öğrettiği herşeyi unutmalarını öğütler. Çünkü doğru herkes için aynı değildir, Ayrıca "bilmek" te beraberinde mutsuzluğu ve umutsuzluğu getirecektir.  Ancak söylemek istediği tek gerçek  “trahom’un ve cüzzamın alınyazısı” olmadığıdır.
Orhan Kemal

Murtaza - Orhan Kemal

Yirminci yüzyılın ilk yarısında nüfus mubadelesinde ailesiyle birlikte Yunanistan'dan  gelen Murtaza, bir dürüstlük abidesidir. Mal mülk sabibi olmak için devlete yalan söylememiş, yoksulluk pahasına dürüstlüğünden ödün vermemiştir. Çünkü o "damarlarında Kolağası Hasan Beyin mübârek kanını" taşımaktadır. Kural ve disiplin takınıtısı ile amirlerinin her söylediğini hiç tartışmadan, harfiyen yerine getirir.   Vazife uğruna feda etmeyeceği hiçbir şey yoktur. Gözü kendi çoluğunu çocuğunu bile görmez. O, âmirleri için ideal bir işçi, ama çevresi için hem alay konusu  olan hem de  nefret edilen bir kişidir.  
Jasmina Khadra

Bağdat'ın Sirenleri - Jasmina Khadra

İkinci Irak Savaşı sırasında bir bedevi köyü olan Kafr Karam’da kendi halinde yaşayıp giden bir aile, Amerikan askerlerinin insanlık dışı saldırısına uğrar. Bu saldırı sırasında bedevi törelerine göre bir babanın en mahrem yerlerinin gözler önüne serilmesi ile kutsal bir tabu yıkılır. "Onur" Arap dünyasının merkezinde olan, üzerine titrenen, her şeyin üstünde tutulan bir kavramdır. Onuru bu şekilde çiğnenen ailenin uslu, hürmetkâr delikanlısı için artık bu utancı ve kirlenmiş özsaygısını kanla temizlemekten başka bir yol yoktur.
 
Tayep SalihKuzeye Göç Mevsimi -Tayep Salih
"Kuzeye Göç Mevsimi" Arap Akademisi tarafından 20. yüzyılın en önemli kitabı ilan edilmiştir.  Edward Said kitabı, Joseph Conrad'ın "Karanlığın Yüreği" ile bir hesaplaşma olduğunu söyler.  Conrad Londra'dan yola çıkan  beyaz adamın Afrika'nın derinliklerine yaptığı yolculukta yüzleştiği "karanlık yüreğinin" dehşetini anlatırken, Tayep Salih bu yolculuğu Sudan'dan Kuzeye, Londra'ya çevirir.  Avrupa'nın bin yıldan fazla zamandır taşıdığı "zorbalığın virüsü" güneyin barışsever topraklarına bulaşmış ve bu yolculuk sonucunda bir bumerang misali Londra'yı vurmuştur. 
 Arap Medeniyetinin İnsanlığa Armağanı sayfamızda Arap medeniyetinin insanlığa katkılarını alfabetik sırayla inceleme imkanını bulacaksınız.  Tahar ben Jelloun

Beckett ve Genet, Tanca'da bir Çay - Tahar ben Jelloun

"Kutsal Gece" adlı eseri ile Goncourt Ödülünü alan Faslı yazar Tahar ben Jelloun, "Tanca'da bir Çay"  adlı tiyatro oyununda Beckett ve Genet'i Tanca'nın Hafa kahvesinde bir araya getirir.  Bu iki ölümsüz yazarın düşsel atışmalarında hem kişilikleri hem de dönemin ruhu yavaş yavaş ortaya çıkar.  Irkçılığa acıtıcı göndermeler yaparken.  birbirlerinin yazınına zekice dokundururlar.  "Godot'yu Beklerken"'in boş sahnesindeki tek söğüt ağacının yapımcısı ünlü heykeltraş Giacometti'yi beklerler.   
    
    
    
    
    

Valid HTML 4.01 Transitional

Valid CSS!