Anasayfaya
Eleştiri sayfasına


Bu sayfamızda 2011 yılında okuduğumuz kitaplar hakkında kitabı tanıtmaya yönelik kısa açıklamalar bulacaksınız. 

Kitap seçimlerinizi yaparken yararlanabilmeniz için hazırlanan bu sayfamızın sizlere yardımcı olmasını diliyoruz.

Albert Camus

Yabancı - Albert Camus
Alain Robbe Grillet  Albert Camus'nun felsefesini şu kelimelerle açıklar: "Albert Camus, insan ile dünya, insan ruhunun beklentileri ile dünyanın bunları karşılamaktaki yetersizliği arasında bulunan aşılmaz uçuruma (absürd), 'saçmalık' adını verdi.  Saçma ne insanda ne de şeylerdedir. Onlar arasında yabancılıktan başka bir ilişki kurma olanaksızlığındadır. İnsanın yüzyüze kaldığı bu lakayt ve "saçma" evrende, ölümlü olduğumuz gerçeği karşısında "anlam", değerini yitirir. Ancak dengesiz bir şekilde ve geçici olarak kendi kararlarımız ve yorumlarımızla yeniden yaratılabilir."

Aleksandr Puşkin

Yüzbaşının Kızı - Alexandr Puşkin
Gogol"Yüzbaşının Kızı" ile ilgili olarak şöyle demektedir: "Yüzbaşının Kızı ile karşılaştırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikâyelerimiz yavan kalıyor. Saflık, yumuşaklık öyle bir yüksekliğe ulaşıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmiş gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. Kalenin basit komutanı, karısı, bayraktar, biricik topuyla kalenin kendisi, zamanın karışıklığı, sıradan insanların o alçak gönüllü büyüklüğü. Bütün bunlar yalnızca gerçek değil, onu da aşan bir şey".

Yeraltından Notlar - Fyodor Dostoyevski 
>Fikirleriyle güncelliğini hiç yitirmeyen Dostoyevsky,  eserleriyle Kafka, Woolf, Joyce, Nietzsche; gibi yazarlara etki ederek,  yanlızca edebiyatın yönünü değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda "insanı insana tanıtan" romanların öncüsü olmuştur.  Egzistansiyalizm felsefesinin kurucularından  biri olarak kabul edilen Dostoyevski'nin din, inanç, devrim, amaç, yalnızlık, acı gibi temalar üzerindeki fikirleri bugün hâlâ  geçerliliğini korumaktadır. <(span>
Beyaz Geceler  Dostoyevski'nin 23 yaşında iken yazdığı "Beyaz Geceler" edebiyat tarihinin en güzel aşk hikâyelerinden biri olarak kabul edilir.

İvan Turgeniev

Babalar ve Oğullar - İvan Tugeniev
19. yüzyılın ikinci yarısında Rusya'da geçen Turgenev'in Babalar ve Oğullar adlı eseri, batılılaşma etkisindeki gençlik ile, panslavist, muhafazakâr kuşağın çatışmalarını anlatır. Babalar yumuşak huylu, sevgi dolu, şefkatli kişiler olarak çizilirken "Nihilist - Hiççilik" felsefesini savunan, hiç bir değere saygı göstermeyen, her türlü kuralı reddeden ana karakter Bazarov, zamanının inançsız, isyankâr, devrimci, kişiliğini temsil eder. Olay örgüsünün fonunda zamanın Rusya'sının panaroması sergilenir.

 

Biraz da Felsefe - Derleyen Eren Arcan
19 Yüzyıl Önemli Düşünce Akımları
Jaques Derrida ve Yapısökümcülük
Metafizik ve Merkezî Felsefik Akımlar
 

Desiderius Erasmus

Deliliğe Övgü - Desireius Erasmus
Rönesans'a yön veren en önemli düşünürlerden biri olan Erasmus, "Deliliğe" methiyeler düzdüğü "Deliliğe Övgü" adlı kitabında "gerçek bilgelik, deliliktir" ya da  "kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir" ikilemi üzerinde durur.  Komedi türünde ele alınan denemelerde "delilik (stultitia)", kendi kendisine övgüler düzer; hayatın her evresinde deliliğin nasıl egemen olduğunu anlatır.  Bu arada özellikle din kurumu ve din adamları ile devlet yönetiminin hemen hemen her kademesindeki kişiler ve kurumlar  deliliğin sivri dilinden nasibini alır.   “Deliliğe Övgü” çağlar boyunca bağnazlığa karşı  yazılmış bir başyapıttır.

James Joyce

Dublinliler - James Joyce
James Joyce ilk eseri olan Dublinliler adlı hikâye kitabında Dublinlilerin hayat kesitlerinden yola çıkarak, onbeş öyküyü birbiri üzerine bina ederek tematik bir bütünlüğe ulaşmıştır. Çocukluk, gençlik, olgunluk ve ölüm üzerinden Dublin şehrine ve "Dublinli olma" olgusuna bakan Joyce şehrini "sevgili ve pis Dublin" olarak tanımlar. Joyce'un gözleriyle şehri gezerken şehrin hem büyüleyen, hem de insanı kıstırarak esir alan baskısına tanık oluruz.

John Fowles

Koleksiyoncu - John Fowles Soğuk, sığ, duyarsız,  suçunun bilincinde olmayan  psikopat  Clegg büyük ikramiyeyi kazandığında sanat okulu öğrencisi hayat dolu,. entellektütel Miranda'yı kaçırarak mahzenine hapseder.  Aynı olayların Clegg ve esiri Miranda'nın gözünden verildiği iki katmanlı romanda cahil ile aydının hayata bakışı sergilenmektedir.  Fowles' a göre kitap, hem iktidarın ve hem de parasal servetin, bu güçleri adil olarak kullanma yetisine sahip olmayanların  eline geçmesinin tehlikelerini vurgulamaktadır.

Murathan Mungan

Şairin Romanı - Murathan Mungan
Batı’nın modern çağ fantezi romanlarıyla Doğu’nun Binbir Gece Masalları’nın özgün bir bileşimi “Şairin Romanı”masalsı bir dille bir şiir dünyası kuruyor.   Zaman zaman pagan bir duyarlık taşıyan roman okuyucularına yol boyu geçilen şehirleri, binaları, ağaçları, çiçekleri, hayvanları, gelenekleriyle başlı başına bir gezegen sunuyor. Romanda, aşk, macera, intikam, yolculuk, kimlik değiştirme, bir esrarın aydınlatılması gibi roman sanatının belli başlı tüm izlekleri saklı bir ironiyle yer alıyor.  Metis Yayınları

Maria Vargas Llosa

Teke Şenliği - Mario Vargas Llosa 2010 Nobel ödülünü kazanan Mario Vargas Llosa  diktatörlük tarihi üzerine yazılmış bir başyapıt olarak kabul edilen "Teke Şenliği" inde, Dominik Cumhuriyetini otuz yıl dalavera, şantaj ve  şiddet ile yöneten kanlı diktatör Trujillo'nun katliamını anlatır.  Olay Trujillo'nun kendisi, suikastçıları, ve diktatör tarafından cinsel tacize uğrayan Urania Cabral olmak üzere üç ayrı açıdan usta bir olay örgüsü içinde ele alınır.  Llosa Nobel konuşmasında "bağnazların caniliğine karşı çıkarak, hayal etme ve hayallerimizi gerçek kılma hakkımızı" savunmamız gerektiğini öne sürerek "Hayal etmeye, okumaya ve yazmaya devam etmeliyiz." der. 

Sabahattin Ali

Kürk Mantolu Madonna - Sabahattin Ali
İkinci Dünya Savaşı sonrası kutuplaşan dünyada komünist olduğu gerekçesiyle pek çok yazar büyük sıkıntılar çekmiştir.  Sabahattin Ali sol duruşu nedeniyle bu eziyetten Nazım gibi payını alanlar arasındaydır.   Olağanüstü duyarlıktaki yazar Türk edebiyatının en güzel gerçekçi örneklerini, vermiştir.  Eserlerini sade, abartısız, yumuşak bir üslupla yazan Sabahattin Ali sürükleyici  bir aşk hikayesi olan "Kürk Mantolu Madonna"  eseri ile edebiyatımıza hüzünlü, duyarlı, psikolojik derinliği  olan bir eser kazandırmıştır. 

Marcel Proust

Kayıp Zamanın İzinde - Swann'ın Aşkı
Roland Barthes'in "anıtsal" olarak tanımladığı Proust'un 3000 sayfayı aşkın, "Kayıp Zamanın İzinde" eseri otobiyografik ögeler taşımaktadır.  Bilinçakışı tekniği ile yazılmış  olan romanında Proust, çocukluğundan kesitler aktarmış, zamanının kapalı devre aristokrasisini, dedikodularını, etik dışı davranışlarını didiklerken, insan karakterinin en ücra köşelerini ustalıkla sergilemiştir. Eserinin ana izleğinin "zaman" kavramı olan Proust, bir sanatçı olarak görevinin, "içimizde yaşayan geçmişi" ortaya çıkarmak olduğunu söylemiştir.

Yusuf Atılgan

Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan
Berna Moran eseri şöyle özetler: “…Zebercet’in yalnızlığı ve iletişimsizliği kendi psikolojik nedenlerinden ötürü daha uç noktalarda yaşar, ama sorunu genel insanlık sorunudur. Ayrıca romanın topluma dönük bir yanı olduğunu da unutmamalıyız. Atılgan, haksız düzenden, sömürüden, ezilenlerden söz etmezse de Anayurt Oteli bir tür başkaldırı romanıdır, çünkü dolaylı bir biçimde sergilediği toplum, anlayışsızlığın, acımasızlığın, şiddetin ve ahlaksızlığın yaygın olduğu yozlaşmış bir toplumdur. Bu metne bu açıdan bakarsak ilginç şeyler saptarız.”

Joseph Conrad

Batılı Gözler Altında - Joseph Conrad
Dostoyesvki'nin "Suç ve Ceza" adlı eseri ile sıklıkla kıyaslanan "Batılı Gözler Altında" ile "Gizli Ajan"  adlı kitaplarında  terörist eylemleri irdeleyen Conrad,, 11 Eylül saldırılarından sonra "Edebiyatın Nostradamus'u" olarak anılmaya başlamıştır.  Ünlü bir Rus devrimcisi olan babasının Sibirya'ya sürülmesi  Conrad'ı derinden etkilemiş, onun ölümünden sonra ülkesini terketmesine neden olmuştur.  Batılı Gözler Altında romanı ile Conrad, devrimci akımların ve ideallerin, sıradan insanlar üzerinde sebep olduğu derin acıları irdeler.

Nezihe Meriç

Korsan Çıkmazı - Nezihe Meriç
Meriç'in Türk öykücülüğünün geleneksel çizgisi ile yenilikçi yönelişleri arasında sağlam bir köprü kurduğu kabul edildi.   İç yalnızlığından kurtulamayan kadınları anlatmadaki başarısı ve şiirli havasıyla 1950 kuşağının öykücüleri arasında belli bir çizgi oluşturdu. Öykülerinde iç ve dış gerçekler iç içe verilirken duygu ve düşünceler çağrışımlarla sürekli beslenerek gelişir; Özellikle ilk yapıtlarında alttan alta sevgiye, iyimserliğe ve umuda yöneliş sezilir

Jean Paul Sartre

Siyaset Çarkı - Jean Paul Sartre
Henüz endüstrileşmemiş küçük bir üke, zengin petrol rezervleri nedeniyle, emperyalist mekanizmaların baskısı altında  "siyaset çarkının" döngüsüne kapılır. Bu döngüde toplum önce ihtilâl yapar, özgürlüklerine kavuşur ama sonra petrol nedeniyle egemen güçlerin baskısına uğrar ve ardından kaçınılmaz olarak teslimiyet gelir. Kitabın baş kahramanı Jean Aguerra, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, petrolün millileştirilmesi, serbest seçimlerin yapılması vaadiyle, ülkede yapılan devrim sonrasında başa geçer. Ancak onun da, vaadlerini yerine getirmesine izin verilmez. Daha önceki başkanlar gibi "siyaset çark" ının dişlileri arasında öğütülür. Yeni bir başkan başa geçer ve kaçınılmaz bir şekilde çark yeniden döner.

Bilge Karasu

Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı - Bilge Karasu
Bilge Karasu "Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı" adlı eseriyle 1970 yılında Sait Faik armağanını kazanmıştır.  Arkaik bir zaman diliminde geçen kitapta, yeni bir inancın topluma baskı ile dayatılması ile, bireyin inanç, kahramanlık gibi kavramlar karşısında kendi karanlık yanları ile uzlaşarak hesaplaşması ve bu  süreç sonunda  bir aydınlanma noktasına erişmesi ele alınmaktadır.  Sitemizde ayrıca Metis Yayınevi'nin yayımladığı "Bilge Karasu Aramızda" adlı kitabında yer alan Nurdan Gürbilek'in Yazı ile Arınma başlıklı  kapsamlı bir yazısı bulunmaktadır. 

Vüs'at O Bener

Buzul Çağının Virüsü - Vüs'at O Bener
Türk edebiyatının en çetin metinlerinden biri olan "Buzul Çağının Virüsü" 1950'lerin çalkantılı politik ortamını, "İkinci Yeni" akımının şiirselliği içinde okuyucuya aktarıyor.  Yazar dönemim panaromasını, politik baskı altındaki taşra insanının umutlarını, düş kırıklıklarını, korkularını, varoluşsal yalnızlığını çok girift ve örtük bir kurgulama ile ele alıyor. Ayrıca eserinde, bilinç akışı tekniğiyle ileri geri giden zaman parantezleri içinde, yürek burkan bir aşk hikayesinini de dile getiriyor.

Orhan Pamuk

Manzaradan Parçalar - Hayat, Sokaklar, Edebiyat - Orhan Pamuk
Kendi deyimi ile "Cihangir'in yalnız yazarı" olan Orhan Pamuk hayat manzarasından parçalarla size yüreğini açıyor, sizinle dertleşiyor, engin bilgisini sizinle paylaşıyor.  Böylesine büyük bir yazarın hem yazılarını hem de kendi kişiliğini hiç çekinmeden, ayrıntılarıyla ortaya koyması şaşırtıcı.  Yüklü hacmine rağmen kitap bir roman tadında. 

 

Valid HTML 4.01 Transitional

Valid CSS!