 |
Altın
Defter - Doris Lessing
Parçalanmış kişiliği nedeniyle tıkanan yazar Anna Wulf dört ayrı deftere
yazdığı yazılarıyla hem yazar bloğunu aşmaya hem de gerek politik gerekse
kadın olması nedeniyle hissettiği sosyal baskıların üstesinden gelmeye
çalışmaktadır. Beşinci defter olan Altın Defter ile Anna bunalımlarını
aşarak kendisi ile uzlaşacaktır. |
 |
Huzursuzluğun Kitabı
- Fernando Pessoa
Edebiyat dünyasının en ilginç yazarlarından biri olan
Portekizli Fernando Pessoa, yaşamı boyunca 72 altkimlik üretmiş ve her
birine özgün bir hayat vererek onların ağzında eserler yaratmıştır. Bir
muhasebeci olan Bernardo Soares adlı "heteronym"i kanalıyla yazdığı
"Huzursuzluğun Kitabı" Montaigne'in Denemeleri ile kıyaslanan bir başyapıt
olarak kabul görmektedir. |
 |
Nar Çiçekleri ve Yaşlı Rindin Ölümü
Ülkesinden ayrı yaşamak zorunda kalan Kürt yazar
Mehmed Uzun "Nar Çiçekleri" adlı deneme kitabında sürgünlük, ötekilik, yurt
hasreti, kendi kökenine yolculuk gibi temaları işlemektedir. Mehmed Uzun
otobiyografik temalar taşıdığı belirtilen "Yaşlı Rindin Ölümü" nde
ise, ülkesinden ayrı kalan bir aydının yıllar süren acılarını işler.
|
 |
Kutsa
Beni, Ultima - Rudolfo Anaya
Meksika'dan Amerika Birleşik Devletlerine göç eden insanların
oluşturduğu bir toplum olan "Chicano" lar bu ülkeye kendi örf ve adetlerini,
kendi inançlarını taşımışlar, ve kendilerine özgü sanat yapıtlarını
sunmuşlardır. Chicano edebiyatının başyapıtı olarak kabul gören
Kutsa
Beni, Ultima, ABD'nin güneyindeki bir kasaba olan Las Pasturaslı bir çocuğun
katoliklik, şamanizm, animizm felsefeleri arasında kendi özünü bulma öyküsüdür. |
 |
Proust Yaşamımızı Nasıl Değiştirebilir?
Alain de Botton
Felsefeyi sevimli ve anlaşılır kılan İsviçreli genç yazar Alain de Botton
"Günlük Yaşam Filozofu" olarak anılmaktadır. Botton, Proust Yaşamınızı
Nasıl Değiştirebilir? adlı çok ses getiren kitabında Proust'un eserlerinden yola
çıkarak hayat üzerine okuruyla sohbet eder ve ona Proust'tan esinlenerek
hayatını nasıl daha anlamlı kılabileceğini anlatır. |
 |
Sevilen - Toni
Morrison
1993 yılı Nobel Ödülünü alan Amerikalı yazar Toni Morrison'ın 'Sevilen' adlı
romanı, Amerikan edebiyatının son 25 yılda yayınlanmış en iyi yapıtı seçildi. 'Sevilen',
1988 yılında da Pulitzer Edebiyat Ödülü'ne değer görülmüştü. Morrison'ın
'Sevilen' adlı romanında, Amerikan İç Savaşı'nı izleyen yıllarda siyah köle
Sethe'in kölelikten özgürlüğe doğru yaptığı zorlu yolculuk anlatılıyor.
Tıklayınız |
 |
47'liler - Füruzan
1971 yılında "Parasız Yatılı" adlı öykü kitabıyla Sait Faik ödülünü kazanarak
edebiyat dünyasına giren Füruzan 1974 yılında yayımlanan 47'liler adlı romanında
talebe hareketleri sonucunda yaşanan 12 Mart döneminin acı tablosunu gözler
önüne serer. Sayfamızı okumak için lütfen
Tıklayınız. |
 |
Zafir
Konağında Bir Tuhaf Zaman
Güngör Tekçe
Yarım yüzyıllık edebî birikime sahip, geçmişiyle barışık, sevgi yüklü
şair/yazar Güngör Tekçe “Zâfir Konağında bir Tuhaf Zaman” adlı kitabında, 1200
lerden gelen Zâfir ailesinin, yirminci yüzyıl uzantısına, zaman perspektifinden
bakarak, yakın tarihimize ait anı karelerini sunuyor bizlere.Tıklayınız |
 |
Portnoy'un Feryadı - Philip Roth
Ailesi tarafından titizlikle iyi bir yahudi olarak
yetiştirilen Portnoy'un, hem büyüme hem de daha sonraki
dönemlerdeki cinsel saplantıları, yahudiliğin verdiği yertsiz yurtsuzluk
duygusu, orta sınıf bir çekirdek aile tarafından yetiştirilmenin azabı,
edebiyat tarihinin en komik ama aynı zamanda hüzünlü bir eseri olarak
karşımıza çıkıyor.
Tıklayınız |
 |
Tatar Çölü - Dino Buzzati
Çiçeği burnunda teğmen Drogo, şan, şeref, kahramanlık tutkularıyla
görevli olduğu sınır tabyasına gitmek üzere yola çıkar. Drogo kalenin
ardındaki Tatar Çölü'nden gelecek düşmanla savaşacak, büyük başarılar
elde edecek, onurlu bir kahraman olarak yoluna devam edecektir. Oysa
Tatar Çölü'nün ardında ne savaş tehlikesi vardır ne de düşman.
tıklayınız. |
 |
Çeşme, Çeşme - Bahar Vardarlı
"Çeşme’nin kendine has bir tılsımı vardır. Bu tılsımı ancak Çeşme’de
yaşayan fark eder. Yazları cıvıl cıvıl yaşayan bu rüya belde, ülke
sınırları içinde değilmiş gibi bir kanı uyandırmıştır bende. Sanki biri
sihirli değneğiyle dokunmuş yapay bir cennet yaratmış! Sadece Çeşme koparır beni
Türkiye gerçeğinden." diyen Bahar Vardarlı'nın Çeşme, Çeşme romanı ile
ilgili sayfamızı okumak için
lütfen
tıklayınız. |
 |
Don Kişot - Miguel de Cervantes
Antikahramanlarla, süperkahramanların önce gideni olarak kabul
gören Don Kişot 2005 yılında 400. yılını kutladı. Sevdiği kadına
zaferlerini sunmak üzere gerçek olamıyacak hayaller peşinde maceradan maceraya
koşan ama her seferinde de yenilen ama hiç yılmayan Don Kişot'un "Aşk kalbin tek
kurtuluşudur." teması çağlar boyunca okurları büyülemiştir. Sayfamız için
lütfen
tıklayınız. |
 |
Yılanı Öldürseler - Yaşar Kemal
Ülkemizin sosyal yarası töre cinayetlerinin epik bir anlatımı
olan Yaşar Kemal'in "Yılanı Öldürseler" eseri, Fransa'da son kırk yılın "40
Kitabı" arasına girdi. Köy halkı tarafından anasını öldürmeye itilen dokuz
yaşındaki Hasan'ın trajik öyküsü, Yaşar Kemal'in harikulade şiirsel epik
anlatımıyla okuru yüreğinden kavrıyor. Yılanı Öldürseler sayfamız için
lütfen tıklayınız. |
 |
Alevilik - Bektaşilik - Halil Kaynarca
(Söyleşi)
Sayın Halil Kaynarca
7 Mart 2007 tarihinde Kulübümüzde yaptığı
konuşmasında Orta
Asya'dan göç eden Türklerin dinsel baskılar altında inançlarını
değiştirdiklerini ama yine de şaman köklerine bağlı kaldıklarını anlatırken
Aleviliğin o tarihten bu yana geçirdiği evreleri ve kadına bakışını da dile
getiriyor. Alevilik - Bektaşilik sayfamız için
lütfen tıklayın. |
 |
Beni Asla Bırakma - Kazuo Ishiguro
Kazuo Ishiguro, Time tarafından, ölmeden önce okunması gereken 100 kitap
listesine alınan son romanı "Beni Asla Bırakma" ile
bilim kurgu aracılığıyla geleceğin dünyasına
ürkütücü bir yorum getiriyor. Birer organ
bağışçısı olarak yetiştirilen klonların yaşamına ve iç dünyasına
hüzünlü bir bakış olan romanda insanlık kavramı irdeleniyor. |
|
|
 |
Kara Kitap - Orhan Pamuk
Kara Kitap'ın labirentlerinde Orhan Pamuk'un engin bilgi birikimi ve usta
anlatımı ile gezinirken, yüzyılların benliğimize kattığı kimliklerimiz ve bu
süreç içerisinde oluşan kültür hazinemizin bir kez daha farkına varıyoruz.
'Kendin Olmak" olgusu ile başbaşa kalıyoruz. |
 |
Kıskançlık - Alain Robbe-Grillet
Nathalie Sarraute, Claude Simon, Marguerite Duras, Michel
Butor ile birlikte "Yeni Roman" akımını kuran Alain Robbe-Grillet, bu akımı
"objeye yönelen öznellik" olarak tanımlar. Okuyucuyu romanlarının
merkezine yerleştirerek çevreyi ve olay
örgüsünü onun bakış açısından verdiği
Silgiler
ve
Kıskançlık adlı iki eseri ile edebiyata yeni bir soluk getirir. |
 |
Şamanizm - Nadide Lischka
(Söyleşi)
Bir
şifa tekniği olan
şamanizm,
hem Ilkel toplumlarin sağlık sorunlarını çözmek için kullandıkları bir yöntem
hem de
aynı zamanda bir
yaşam biçimidir.
Şaman trans durumuna geçebilme yeteneği olan kimselerdir, doğaüstü varlıklarla
ilişki kurarak onların güçlerini toplum yararına kullanırlar.
|
 |
Saint Beauve'e Karşı -
Marcel Proust
Sainte-Beuve XIX. yüzyılda Fransız edebiyatına damgasını vurmuş en önemli
edebiyat eleştirmenidir. Bu ünlü eleştirmen
Rönesans’tan 19.yy’ın ikinci yarısına kadar Fransız düşününü etkilemiş ünlü
aydınların yaşamını ve karakterini belgelemiştir.;
Sainte- Beuve’e Karşı adlı eserinde
Proust, bir yazarın eserinin kendi yaşamının yansıması olduğu tezini savunan
bu ünlü eleştiri metodunu reddeder. |
 |
Elsa Triolet ve Louis Aragon
Yirminci yüzyılın en seçkin edebi çiftlerinden biri olan Elsa
Triolet ve Louis Aragon yanlız edebiyat dünyasında izler bırakmakla kalmamış,
İkinci Dünya Savaşı sürecinde anti-faşist harekette yer almışlardır Elsa Triolet
Beyaz At, Yabancılar Buluşması, İlk Namus Lekesi romanlarıyla ödüller kazandı.
Louis Aragon Fransız edebiyatının en önemli şairlerindendir. Elsa'nın Gözleri,
Mutlu Aşk Yoktur şiirleri ölümsüzleşmiştir. |
 |
Usta ile Margarita - Mihail Bulgakov
Stalin dönemini ağır bir dille yeren Bulgakov'un kitabı ancak ölümünden yirmialtı yıl
sonra yayımlanabilmişti. "En büyük kötülük korkudur" temasını işleyen kitapta
otoriteye karşı durmayan aydınlar, İsa'nın çarmıha gerilmesine karşı çıkamayan
Küdüs Valisi Pontius Pilate ile koşutlanarak işlenmektedir. |
 |
Malina -
Ingeborg Bachmann
Bir başyapıt olarak kabul gören Malina'nın yazarı Ingeborg Bachmann "Faşizm,
insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar..”
der.
Bachmann’a göre İkinci Dünya Savaşı’nı izlemiş olan
“savaş sonrası” dönemi, belki ilkinden de korkunç olan bir savaşın yaşandığı
dönemdir. Bu savaş artık cephelerde, dış dünyada değil, insanların iç
dünyasındadır; en büyük hedef, insanları iç dünyalarında yıkmaktır. Bu yıkım ve
cinayetler, artık tarihin belli dönemlerinde değil, günlük yaşamımızda yer
alır." |
 |
Mevlâna
Mevlana'nın aşk ve barış felsefesi yanlızca Türk halkının
değil sekizyüz yıldır çeşitli din ve kültürlerin düstûru olarak kabul
edilmektedir. Bu nedenle UNESCO
2007 yılını
sevgi ve hoşgörünün timsali olan Mevlana onuruna
"Mevlana Yılı" olarak ilan etmiştir. "Kim olursan gel, yine gel" söylemi
ile bütün din ve ırktan insanları kucaklayan felsefesi ile Mevlana günümüzde de
insanlararası, toplumlararası bir köprü kurmayı sürdürmektedir. |
 |
Bin
Hüzünlü Haz - Hasan Ali Toptaş
Bin Hüzünlü Haz’ın “bir yanıyla roman sanatı üzerine yazılmış bir roman”
olduğunu söyleyen Hasan Ali Toptaş, “son cümlesine kadar kahramanını arayan”
metnin, onu ararken “kahramana dönüştüğünü” ve bu serüven boyunca hem hayatın
hem de geçmiş anlatıların içinden geçtiğini belirtmektedir.Bin
Hüzünlü Haz da Toptaş, postmodernizmin üstkurmaca (metafiction – yazının
kendi kendisini ele alması) örneklerinin en seçkinden birini sunar. |
 |
Gölgesizler - Hasan Ali Toptaş
Hasan Ali Toptaş'ı "İslam mistiğinin edebi kazanımlarla zenginleştirilmiş
doğulu Kafka'sı" olarak tanımlayan Alman eleştirmeni Weidner kitabın
asıl heyecan verici kısmının , birbirinin içine geçen, belirsizleşen
zaman ve mekân. Silinen zaman ve mêkan, roman kahramanlarına dış
dünyayla pek bağlantısı olmayan, sadece ruhsal gerçeklikle örtüşen
bilinçaltının kapılarını açıyor. İşte bu içe doğru kayma, kitabın
muhteşem şiirselliğinin kaynağı; dünyanın gerçek anlamda yeniden
sihirlenmesi." demektedir. |
 |
Pedro Paramo - Juan Rulfo
Ondokuzuncu yüzyıl sonlarında feodal yapıdan kapitalist yapıya
geçmekte olan Meksika çalkantılar içindedir. Rulfo Pedro Paramo adlı
kitabında bu dönüşümü terkedilmiş, tekinsiz, hayaletlerle dolu bir kasaba
üzerinden okura aktarır. Juan Rulfo Latin edebiyatında büyülü gerçeklik
akımının kurucusu olarak dev Latin yazarları Fuentesi Cortazar ve Marquez'i
derinden etkilemiştir. Pedro Paramo sayfamız için lütfen
tıklayın. |
 |
Yoksullar Hanı - Tahar Ben Jelloun
"Işığın O Kör Edici
Yokluğu"yla IMPAC, Kutsal Gece ile Goncourt ödüllerini alan, Fransa'da
yaşayan Fas asıllı yazar Tahar Ben Jelloun, "Yoksullar Hanı" kıtabında
kendine "Bidoun" "yoksun" adını veren önemsiz bir yazarın James
Joyce'a bir saygı duruşu olarak bir "Fas Ulysees" i yazma saplantısını ele
alır. Daha iyi bir hayat yaşayabilmek uğruna, Afrika'dan kalkıp insan
yüklü mavnalarla Napoli'ye gelen, sınır dışı edilmemek için belgelerini yok
eden, nereye ait oldukları belli olmayan insan gölgelerinin öyküsüdür
Yoksullar Hanı. |
 |
Güneş
Tutulması - John Banville
Deniz adlı romanı ile Booker Edebiyat ödülünü kazanan
John Banville, "Güneş Tutulması" nda, sahnelerden ayrılan bir aktörün
geçmisine sığınmak için gittiği çocukluk evinde anılarının sağanağında
bir "güneş tutulmasının" ardından gelen karanlığı yaşamasını anlatıyor.
|
 |
Günü Yaşa - Saul Bellow
Saul
Bellow ‘Günü Yaşa’ adlı kısa romanını 1957 yılında
yayımladığında eleştirmenler tarafından İngiliz edebiyatının en önemli
öykülerinden biri olarak değerlendirildi. 1976 yılının Nobel ödülünü
aldığında İsveç Akademisi ‘Günü Yaşa’’yı yazarın
önemli bir yapıtı olduğunu özellikle vurguladı. |
|
|