Toprağımızın Kokusu

Kenize Mourad
 

 
TOPLANTI TARİHİ  : 01.06.2005
İRDELENEN KİTAP:  Toprağımızın Kokusu
   
Linkler  
Tempo Dergisi http://www.tempodergisi.com.tr/life_style/05499/
http://www.40ikindi.com/kitap/oku.php?id=1087&altkategori_id=48
http://www.susanhartlindquist.com/istanbul.htm

     
         
TOPRAĞIMIZIN KOKUSU Kenize Mourad
Kenize Mourad

Röportaj :Nuray SOYSAL

Fotoğraf: Engin IRIZ

Kenize Mourad, son kitabı Toprağımızın Kokusu'nda, Filistinİsrail sorununu yaşayanların ağzından anlatıyor
''Umutlar tükenince terörist oluyorlar''

Kenize Mourad, intihar bombacılarının annelerinden, aşırı dinci İsraillilere kadar yaptığı onlarca röportajda, bölgede yaşanan trajediyi gözler önüne seriyor; Yıkılan evler, açlık, işkence; kapanan yollar; tutuklanan, terörist muamelesi gören çocuklar...
 
Kenize Mourad Göster

 

  • 'Toprağımızın Kokusu', 5 Mayıs'ta Everest Yayınları'ndan çıktı
  • Kenize Mourad, "Filistin'de yaşananlar aklın alabileceği şeyler değil" diyor
  • İsrail'deki barışçı girişimler ona göre harika, ama çok çok azınlıktalar
  • Kitap, Spinoza'dan bir alıntıyla başlıyor ve oğlu ölen İsrailli babanın konuşmasıyla sona eriyor

     

    Padişah IV. Murat'ın torunu Selma Sultan'ın kızı gazeteci Kenize Murat, 'Toprağımızın Kokusu'nda Filistin'de yaşanan trajediyi, devletlerin ve resmi söylemlerin uzağında, yaşayanların röportajlarıyla anlatıyor.

    Kitabın ilk sözü Spinoza'dan bir alıntı: "Önemli olan yargılamak değil, anlamaktır." Kitabın son sayfaları ise, 1994 yılında, 19 yaşındaki oğlu Arik, Hamas militanları tarafından kaçırılıp öldürülen İzak Frankenthal'in konuşmasına ayrılmış. Oğlunun ölümünden sonra teröre çocuklarını kurban veren aileleri biraraya getiren forumu kuran Frankenthal şöyle diyor: "Masum sivillerin öldürülmesine yol açacaksa, oğlumun katilini öldürmek için doğrulan tüfeğin tetiğine basacak ya da bombanın pimini çekecek parmağın titremesini tercih ederim. (...) Kendi adıma diyebilirim ki, ben, İzak Frankenthal, eğer işgal altında yaşıyor olsaydım, mutlaka bir özgürlük savaşçısı olur, elimden geldiği kadar çok işgalciyi öldürmeye çalışırdım."

    Kenize Mourad, 15 yıl boyunca gazeteci olarak çalıştığı Ortadoğu'yu üç ay süreyle gezdi ve Kudüs'ten Gazze'ye, İsrail yerleşimlerinden Cenin'e kadar hemen her yerde, her görüşten insanı dinledi. İntifadaya katılmış çocuklardan aşırı dinci İsraillilere, işgal altındaki topraklarda askerlik yapmak istemeyen retçilerden Filistinlileri savunan İsrailli avukatlara kadar onlarca kişiyle konuştu. Hepsinin öyküleri tüyler ürpertici.

    Kenize Mourad'la Cihangir'deki dairesinde görüştük. Mourad, "Orada olanlar hakkında en ufak bir fikriniz yok" diye söze başlıyor ve devam ediyor: "İnsanları terörist olarak adlandırmak çok kolay. Terörist demek yetmez. Neden terörist oldu? Bunun cevabını teker teker verebilirim: İnsanlar hiçbir umutları kalmadığında terörist oluyorlar ve Filistin'de yaşayan insanlar umutsuz durumda."

    Konuşmanın ilerleyen bölümlerinde, Filistin sorununa ilgisizlik konusuna yeniden dönüyoruz. Mourad, üç büyük yayınevinin kitabını Türkçe olarak yayınlamayı reddettiğini söylüyor. Gerekçeleri, "Türk halkı Filistin sorunuyla ilgilenmez ve kitabınız satmaz" olmuş. "Buna inanmıyorum" diyor Kenize Mourad.

    Filistin sorunu, Kenize Mourad'ın doğduğu ve yaşadığı Fransa'da önemli bir sorun; çünkü Fransa, Avrupa'da en fazla Müslüman ve Yahudi nüfusa sahip ülke. Ancak, fanatik Yahudilerin bu konuda saldırgan bir tutum izlediğini; çünkü İsrail politikasını eleştirmenin Yahudi düşmanlığı olduğunu iddia edecek kadar ileri gittiklerini söylüyor. Bu arada, Kenize Mourad'ı ziyarete gelen bir Fransız arkadaşı söze giriyor ve komik bir benzetme yapıyor: "Eğer bir yerde Golda Meir (İsrail'in 1978'de ölen efsanevi başbakanı) ve Sharon Stone'la karşılaşma şansınız olsaydı ve bu durumda Golda Meir yerine Sharon Stone'a kur yapsaydınız sizi Yahudi düşmanı olmakla suçlarlardı."

    Mourad'ın kitabında öyle yürek yakan insanların öyküleri var ki, "Hiç ailesinden biri tutuklanmamış ya da öldürülmemiş bir Filistinliyle karşılaştınız mı?" diye soruyorum, cevap veriyor: "Sanırım tüm Filistinlilerin öldürülmüş ya da tutuklanmış bir tanıdığı, arkadaşı, komşusu var. Çocuklar bu olayları ailesinde yaşamasalar, komşularında, çevrelerinde görüyorlar. Babalar götürülüyor ve geri dönmüyor. Filistinlileri çocuklarını kullanmakla suçluyorlar; ama, onlar da diyor ki, 'Çocuklarımıza bir şey anlatmamız gerekmiyor, onlar zaten her şeyi görüyorlar.' Yedikleri, içtiklerini görüyorlar. Filistinli çocuklarda ciddi beslenme bozuklukları var, çünkü aç kalıyorlar. İşte gerçek bu."

    İşgal altında yaşayan Filistinliler, İsrail tarafına geçemedikleri için çalışamıyor ve işsiz kalıyorlar. Topraklarını da ekemiyorlar, çünkü yerleşimciler, arazilerine gittiklerinde onlara ateş açıyor ya da tam ürün çıktığı zaman dozerlerle girip tarlaları dağıtıyorlar.

    "Bana çocukların rüyalarını anlattılar" diyor Mourad, "Çocuklar o kadar umutsuz ki, ne istersin diye sorulduğunda, 'portakal yemek isterim' diye cevap veriyorlar. Özellikle son 45 yılda yetişen neslin hiçbir umudu kalmamış. Onlar, evlerinin defalarca yıkıldığını, ailelerinin götürüldüğünü ve arkadaşlarına işkence edildiğini görmüşler. Bu yüzden, bir İsrailli avukat bana şunu söyledi: "Filistinliler nefretin ne olduğunu bilmezdi. Biz onlara nefreti öğrettik."

    Bütün bu tanıklıklara rağmen, Kenize Mourad, bölgede barış olabileceğine inanıyor. Mourad, "İnanıyorum, çünkü orada korkuyu gördüm" diye anlatıyor ve her iki tarafın psikolojisini şöyle aktarıyor: "İsrailliler, Filistinlilerin onları denize dökmek istediğine inanıyor. Oysa, bu doğru değil. Filistinliler ise, İsraillilerin onları bölgeden atmak istediğine inanıyor ki, bu doğru. İsrail'in yüzde 80'i büyük İsrail hayaliyle yaşıyor. İsrail Başbakanı Ariel Sharon, halkına o kadar çok yalan söyledi ki... Filistinliler ise küçük bir toprak parçasına razı. Sadece, Willy Brandt'ın Yahudi soykırımını kabul etmesi gibi, İsraillilerin de Filistinlilere yapılanları kabul etmesini ve oraya uluslararası gözlemcilerin gitmesini istiyorlar. Ve tabii ki, biraz da devleti ayağa kaldırmak için para..."

    "Amerika yıllardır savaş için para veriyorsa, barış için de verebilir" diyor Mourad. Sonra? "Sonra, Filistinliler unutmazlar ama affederler" diyor. Çünkü, Filistinlilerin İsraillileri çok iyi tanıdığını gözlemiş. Birçok Filistinli ona İsraillilerin 'nörotik' olduğunu, soykırım saplantısı yaşadıklarını anlatmış.

    Türkiye ne yapabilir? Kenize Mourad, bölgedeki tek laik Müslüman ülkenin, İsrail'le ilişkileri olan Türkiye'nin, iyi bir arabulucu olabileceğine inanıyor. "Unutmayın ki Abdülhamit, zamanında orada toprak satın almak isteyen Yahudileri reddetmişti" diyor ve Türkiye'nin dengeleyici bir rol oynayacağını söylüyor.
     

    Kimdir?/Kenize Mourad
  • Annesi Padişah V. Murat'ın torunu Selma Sultan, babası Badalpur racasıydı
  • Paris'te doğdu, iki yaşında annesini kaybetti. Babasıyla 21 yaşında tanıştı.
  • Sorbonne Üniversitesi'nde psikoloji ve sosyoloji okudu.
  • 1970 yılında Le Nouvel Observateur'de çalışmaya başladı.
  • 15 yıl boyunca Ortadoğu, Hindistan ve Yakındoğu'da muhabirlik yaptı.
  • 1983'te gazeteciliğe ara verdi ve annesi Selma Sultan'ın hayatını anlattığı "Saraydan Sürgüne" romanını yazdı.
  • Kenize Mourad, halen Dublin ve İstanbul'da yaşıyor.
  •  

  •  

     

     

    Toprağımızın Kokusu / Kenize Mourad

    TOPRAĞIMIZIN KOKUSU
    Kenize Mourad
    Everest Yayınları, 2004
    İnceleme

     

    Kenize Mourad “Saraydan Sürgüne” romanı ile tanındı. Şimdiyse on beş yıl boyunca gazeteci olarak çalıştığı ortadoğunun kritik bölgesi Filistin ve İsrail’i gündeme çok da yansımayan halk cephesinden ele alarak çözümlüyor. Bu bölgede son iki yıldır yaşananlardan sonra kendini ifade ederken karşıt taraflardan birisi olarak ele alınmanın riskini göze alarak suskunluğunu sürdürmekten vazgeçmek gerektiğini düşünerek anı ve röportajlarını derlemiş. Ev anahtarlarını hala yanlarından ayırmayan Filistinli mültecilerden vaat edilmiş toprakları kanla sulayan İsraillilere uzanan kitap “Herkesin gönülden bağlandığı bu topraklarda her askeri çözüm geçici olmaya mahkumdur. Yeni kuşaklar kavgaya devam edecektir...” gerçekçiliğinden uzaklaşmadan kaleme alınmış. Kudüs’ten Cenin’e, Gazze’ye ve sömürge yerleşim bölgelerine kadar yapılan yolculuklarla İsrailli Araplar, Filistinlililer ve Yahudilerle konuşan ve kuşaklardır süren trajediyi ilk ağızdan dinleyen yazar kimi zaman düşünce birikiminin kimi zamansa ruhundan taşan hüznün cümlelerini kuruyor. Ortadoğu sorununun ciddi bir tarih, dinler tarihi ve politika birikimi destekli okunması gerektiğini düşünen, ve aynı zamanda ilk ağızdan söylenen her cümlenin bazen yorumlu cümlelerden çok daha hayatı sorgulayıcı olduğunun farkında olanlar için önerilebilecek bir kitap. Kenize Mourad’ın da dediği gibi: “Bencilliğimize gömülüp onları görmezlikten gelmek hepimiz için çok kötü sonuçlar doğurabilir.”


    living istanbul mourad isbn
    Living in Istanbul by Kenize Mourad, ISBN 2080135635
    Istanbul has been the capital of Roman emperors, Byzantine despots and Turkish sultans. Stretching along both sides of the Bosporus from the Sea of Marmara to the Black Sea, it occupies one of the most extraordinary geographical locations on earth. Vestiges of the diverse cultures that have flourished hereGreek, Roman, Byzantine, and Ottoman survive in modern Istanbul, where the different quarters are still divided by what the Byzantine poet Procopius once called a 'garland of waters'. In this superb volume, the authors reveal the unique lifestyle and hidden splendours of Istanbul, inviting us to discover an infinite variety of charming private homes, delicate wooden yahs, and magnificent palaces on the European and Asian shores of the Bosporus. These sumptuous dwellings whether modern or traditional, intimate or spectacular are imbued with the magic of water and light, of copper and wood, and a sophisticated combination of Eastern and Western influences. Plunging into the daily life of the bustling city, the exotic Covered Bazaar and celebrated Egyptian Market beckon, where after sampling the delicious local products, tired visitors may pause for a refreshing glass of tea in a sidewalk cafe. In the hans former caravan depots which now serve as workshops for traditional craftsmen kilims, carpets, painted tiles, and other marvelous creations abound, and the sacred art of calligraphy is still practiced. Stunning photographs by Jerome Darblay, specially commissioned for this volume, unveil the secrets of this ancient city, while an extensive visitor's guide to hotels, restaurants, traditional shops, museums and other attractions provides information for the discriminatingtraveller to discover Istanbul's thousandandone delights.
    Living in Istanbul by Kenize Mourad, ISBN 2080135635

     

     

    Başa Dön