|
Şamanizm
Nadide Lischka
Şamanizm,
bir şifa teknigidir. Ilkel toplumlarin sağlık sorunlarını çözmek için
kullandıkları bir yöntemdir, aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Özellikle
Amerika, Asya ve Afrika´da uygulanmış ve uygulanmakta olan bu teknik, bu
yaşam biçimi, yöresel ayrılıklar gösterse bile özünde birbirine çok benzer.
Okyanusların ve kıtaların bu toplumları birbirinden ayırmış olmasına rağmen
kullanılan teknik hemen hemen her yerde aynıdır.
ŞAMAN
nedir? Şaman trans durumuna geçebilme yeteneği olan kimselerdir,
doğaüstü varlıklarla ilişki kurarak onların güçlerini toplum yararına
kullanırlar. Şaman bilgi ve güç edinmek ve baska insanlara yardım etmek için
normalde gizli olan bir gerçeklikle temasa geçmek ve onu kullanmak için
kendi iradesiyle bir Degiştirilmiş Bilinç durumuna geçen kişidir.
Şaman
ekstas haline geçerek üst dünyaya, yada alt dünyaya yolculuk yapar ve bu
şekilde yararlı ve yaşamsal gücü ya da şamanca ifade edersek kayıp ruhu geri
getirir, yani hastanın yaşam enerjisini geri getirir.
Bu
yolculuklarla sadece kayıp olan ruh bulunmaz, aynı zamanda var olan koruyucu
ruhla da temas sağlanır, koruyucu ruha şamanlar Güç Hayvanı derler, her
şamanın en az bir koruyucu ruhu vardır, bu koruyucu ruh, yani güç hayvanı
şamanı korur, ona hizmet eder. Şaman kendi koruyucu ruhunu, yani güç
hayvanını bulmak için, daha sonralari ona danışmak için, onun şaman
hastalarını iyileştirirken kendisine yardim etmesi için onu görür, ona
danışır, onun yardımını ister ve onun yardımıyla hastalariıa şifa vermeye
çalışır. Koruyucu ruhu bulmak için alt dünyaya yolculuk yapılır. Şaman bir
"görü „cüdür. Olağan gerçeklikle, olağanüstü gerçeklik arasinda bir
aracıdır. „Ruh"unu kaybetmiş kişilere „ruh" unu geri vermek için yardım
eder. Şamanik şifada iki sey yapılır; yararlı güçleri, yani koruyucu ruhu
geri getirmek ve zararlı olanları dışarı çıkartmak. Bu oldukca zor bir
metotdur, çıkarılan zararlı güçlerin şamana zarar vermemesi için, şamanın
çok deneyimli olması gerekir.
Şamanik
çalışmadaki transa ŞAMANIK BILINÇ DURUMU ( SBD ) denir. Bu duruma
asla bir oyun ya da merak amacıyla başvurulmaz, amaç şifadır, yardımdır.
Trans haline geçme hali şamanik davul ve çıngırak çalarak ya da şarkı
söyleme ve dans ederek olur. Yapılan laboratuar çalışmalarına göre davul
calmak merkezi sinir sistemini etkilemekte ve ritmik bir sekilde çalınan
davul beyinde teta ve alfa durumlarını yaratmaktadir. -13 Hz frekans
aralığında çalışan beyin alfa durumundadır ve yaydığı elektromanyetik
dalgalara alfa dalgaları denir. Gevşeme, trans,rahatlama, hayal kurma bu
beyin durumunda kendini belli eder. ...
4-7
Hz arası; teta dalgalarıdir.... Sezginin arttığı, hatıraların hatırlanmaya
basladığı bir beyin durumu.
Şaman transa girerek alt dünyaya yada üst dünyaya yolculuk yapar. Alt
dünyaya neden girilir?
1) Bir hastanın kaybettiği koruyucu güç hayvanını geri getirmek için
2)
Bir şamanın ya da şaman olmayan bir kişinin kendi güç hayvanını tanıması,
ona danışması için.
3)
Diger varlıklarla bağlantı kurmak için. Örneğin şaman alt dünyaya bir
yolculuk yapıp bir bitkinin özüyle iletişim kurar.Ayrıca doğadaki ya da doğa
üstü tüm varlıklarla, şimdi yaşayan yada geçmişte yaşamış varlıklarla..
Şaman bu şekilde kendisi içinde yardımcı ruhlar toplar. Bir şamanın ona
yardım eden yardımcı ruhları, yani bağlantıda olduğu ruhlar, yani yardımcı
ruhları ne kadar çoksa şaman şifa vermede o kadar başarılı olur.
Güç Hayvanı nedir? Koruyucu ruhtan şamanlar güç hayvanı diye
bahsederler. RUH nedir, ruh yasam enerjisidir . Kizilderili şamanlara göre;
tüm yaşam, Yaradan tarafindan yaratıldı. Bu nedenle yaşayan varlıklar,
Yaradanın bir parçasıdırlar. Yaradan tüm varliklara yaşam enerjisini verdi
ve ( ruh )u yarattı. En kçük yaratıktan en büyüğüne hepimizde bu ruh var.
Ruh yaşam enerjisidir.Tüm yaratıklarda insan, hayvan, bitki, taş, su, ates,
toprak, hava hepsi bu yaşam enerjisi ile birbirine bağlıdır. Yani hepimiz
biriz ve hepimiz Yaradan tarafindan yaratıldık. Yaradan kendisini
yaratılışla ifade eder. Yaradan´in yüzünü görmek istiyorsak eğer çevremize
bakmalıyız. O her adimda bize rehberdir. Bir ağaç, bir hayvan, bir
gökkuşağı, bir tepe ya da nehir. Bunların farkında olursak eğer o zaman
onlarla bağlantı kurabilme şansımız olur. Bunlar bizden ayrı değillerdir.
Hepimiz bir olduğumuza göre, yaratılan herşeyle bağlantı kurabilir ve
onların enerji ve bilgisinden yararlanabiliriz. Şaman böyle düşünerek
transa girer. |
|
Şaman değiştirilmiş bir bilinç durumundayken sevgi ve saygiyla yaklaşılan
doğanin bizlere gizlerini açıklayacağına inanır.. Şamanlar için tüm
enerjiler, yani doğanin tüm güçleri canlıdır . Bir şaman bir bitki
koparmadan önce o bitkiye onu neden kopardiğını açıklar, en az zararla
onu koparir, teşekkür eder ve mutlaka yerine birsey bırakır. Yaninda ,
torbasında bir demet adaçayı, kekik ne varsa o bitkiye teşekkür amacıyla
bir tutamcık verir. Hiçbir şeyi yoksa yanında, elini diline götürür,
islattığı elini saygıyla bitkiye dokundurur.
Yeri gelmisken Cre kizilderililerinin en sevdigim sözünü de söylemeden
edemiyecegim;
Son
agaç kesildiginde
Son nehir kirlendiğinde
Son balık avlandığında
Paranın yenemeyeceğini anlayacaksınız
Samanlar için dünya bu yaşam enerjisi ile doludur, canlıdır. Ruhu olan
sadece insanlar değildir, hayvan, bitki, nehir, taş, v.s. herşeyin ruhu
vardır.Tüm doğa gizlenmiş, olağandışı bir gerçekliğe sahiptir
Dogadan uzaklaşmakla bu enerjilerden de uzaklaşıyoruz. Modern toplumlar,
tüketici toplumlar arasında bu sorunun farkında olan insanlar doğaya dönüş
yollarını arıyorlar. Örnek: Almanyada orman ana okulu. Örnek: Yunuslarla
otizm tedavisi ya da ata binerek tedavi gibi. Örnek; agaçlarla konuşma,
agaç dinleme seansları..O varlıklarla temasa geçmekle içinize dogacak
huzuru ancak deneyerek keşfedebilirsiniz. Asırlık bir ağaca dokunun, ya da
dayanın ona, kucaklayın onu. Size geçen enerjiyi mutlaka
hissedeceksiniz. Yaralı bir ağacın yarasını okşayın, üzüntünüzü paylaşın
onunla.
Şaman
maddesel dünya ile ruhsal dünya arasinda bir köprüdür. Şamanizm metotlari
anlatmakla pek anlaşılamaz, uygulamak lazımdır. Deneylemek, bizzat yaşamak
gerekir.
Alt
ve üst dünyaya yapilan yolculuklar:
Şamanlar gerçek dünyanin bu beş duyumuzla algıladığımız dünyanin dışında,
ardında olduğuna inanırlar.. Sözü edilen bu gerçek dünyaya meditasyon,
dua, haç ziyareti, dans, ritmik sesler yoluyla aktif bir biçimde isteyerek
ya da rüyalar ve " görü" yoluyla katılabiliriz. Şaman şifa vermek
istediğinde: transa geçer ve ruhunu kaybetmiş birinei onu geri getirir, ya
da ruhunun bir parçasını, yani kaybedilen yaşam enerjisini. Bu sırada
şamana kendi koruyucu ruhu yani güc hayvanı yardım eder.
Üst dünyaya yolculukar daha zordur,( bilinç üstü), deneyim ister. Burada
karsılaşılanlar genelde Iç Rehberlerimizdir.
Yolculuklarda etik çok önemlidir. Bir kişinin özel hayatına girmek, onu
bilmek istemek, yani bir kişinin haberi ve isteği olmadan onunla ilgili
bilgi edinmek amacıyla yapılan yolculuklar, gercek bir şamanin asla
yapmayacağı şeylerdr. Bu tip şeylerle şamanın gücünü yitirdiğine
inanılır.Yapilan etik olmayan herşey size geri döner. Ve gücümüz azalır.
Yolculuk nedir?
Bunu söylede anlatabiliriz: Bizler hepimiz herşeyle her an bağlantıdayız
ve biliyoruz. Ama korkularımız, günlük olayların telaşına kapılmamız
yüzünden, doğadan ve herşeyi bilen özümüzden dolayisıyla bağlantıdan
kopuyoruz ve bu yüzden de bildiklerimizi bilinçli olarak algılayamıyoruz.
Trans yoluyla bu tarafımızla ilişki kuruyoruz.
Şamanizm
bir şifa metodudur demistik. Albert Schweitzer "Şamanlar her hastanın
içindeki, özündeki, kendindeki doktoruyla, yaşam gücüyle, koruyucu ruhuyla
çalışarak başarılı olurlar" demistir. Batida yavaş yavaş tedavi icin
sadece bir tek organin değil, kişinin tümünün ele alinmasi gerektiği
anlaşılmaktadır. Klasik tıp ve alternatif birlikte çalışmakta, dayanışma
göstererek gerçek amaçlarına yani "şifa " amacına hizmet etmektedirler.
Gelecek günlerin güzel olmasi dilegiyle...
Kaynak kitaplar:
Kızılderili Bilgeligi, Şamanin Yolu
Tavsiye kitap: Olga Kharitidi Çembere Giris (Dharma Yayınları) |
|

Hayat
Ağacı
(Resmi büyük görmek için
tıklayınız)
Şamanizm inancına göre göğün yedi kattan oluştuğunu anlatmaktadır.
Dala konmuş olan kuşlar, bu katlarda bekleyen Şahmanizm ruhlarını, uçan
kuşlar ise; ölen insanların ruhlarını simgeler. Ejderhalar ise; bu katta
bekleyen bekçileri simgelemektedir. Ayrıca, ölümden sonraki hayatın da var
olduğunu anlatmaktadır..
Hayat Ağacı sürekli gelişen, cennete yükselen hayatın dikey
sembolizmini oluşturur. Geniş anlamda sürekli gelişim ve değişim
içinde yaşayan evreni sembolize eder. Evrenin üç elementini :
toprağın derinliğine inen kökleriyle yeraltını, alt dalları ve
gövdesiyle gökyüzünü, ışığa yükselen üst dallarıyle cenneti birleştirir.
Yeryüzü ve cennet arasındaki iletişimi sağlar. |
|
Servi, sedir, incir zeytin, asma, hurma, palmiye, kayın, nar,
meşe,vb ağaçları toplumlarda hayat ağacının sembolüdür. Hayat
ağacının üzerindeki kuşlar, zamanı gelince uçacak olan can kuşlarıdır.
Hayat ağacı motiflerinde en çok kullanılan servi devamlı yeşil renk,
uzun ömürlülük, dayanıklılık, güzel şekil ve boyluluk gibi nitelikler
serviyi iyilik ve güzellik sembolü haline getirmiştir.
Ağaçlar, belirli bir bölgede köklenip yerleşmeleri ve göçememelerinden
dolayı yerleşikliği ve kök salmayı sembolize ederler. Hayat, güzellik, ebedilik
ile evrenin
ölümsüzlüğünü ve yerkürenin eksenini simgelerler.
Hayat Ağacı formu, çeşitli stilize motiflerle taş, tahta, çömlek,
çini işleme, dokuma, cam, tezhip, minyatür, edebiyat ve müzikte yer
almıştır. |
|