Şamanizm, Gök Tanrı

Şamanizm

Nadide Lischka


 

 


Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

 


 

17.10.2007 tarihli Dipnot Kitap Kulübü toplantımızda Rudolfo Anaya'nın Kutsa Beni, Ultima kitabı tartışmamızda bizleri Şamanizm konusunda bilgilendiren Sayın Nadide Lischka'ya burada bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz.  Nadide Hanım'ın konuşma metnini aşağıda sunuyoruz.
 

Şamanizm
Nadide Lischka

Şamanizm, bir şifa teknigidir. Ilkel toplumlarin sağlık sorunlarını çözmek için kullandıkları bir yöntemdir, aynı zamanda bir yaşam biçimidir. Özellikle   Amerika, Asya ve Afrika´da uygulanmış ve uygulanmakta olan bu teknik, bu yaşam biçimi, yöresel ayrılıklar gösterse bile özünde birbirine çok benzer. Okyanusların ve kıtaların bu toplumları birbirinden ayırmış olmasına rağmen kullanılan teknik hemen hemen her yerde aynıdır.

ŞAMAN nedir? Şaman trans durumuna geçebilme yeteneği olan kimselerdir, doğaüstü varlıklarla ilişki kurarak onların güçlerini toplum yararına kullanırlar. Şaman bilgi ve güç edinmek ve baska insanlara yardım etmek için normalde gizli olan bir gerçeklikle temasa geçmek ve onu kullanmak için kendi iradesiyle bir Degiştirilmiş Bilinç durumuna geçen kişidir.

Şaman ekstas haline geçerek üst dünyaya, yada alt dünyaya yolculuk yapar ve bu şekilde yararlı ve yaşamsal gücü ya da şamanca ifade edersek kayıp ruhu geri getirir, yani hastanın yaşam enerjisini geri getirir.

Bu yolculuklarla sadece kayıp olan ruh bulunmaz, aynı zamanda var olan koruyucu ruhla da temas sağlanır, koruyucu ruha şamanlar Güç Hayvanı derler, her şamanın en az bir koruyucu ruhu vardır, bu koruyucu ruh, yani güç hayvanı şamanı korur, ona hizmet eder. Şaman kendi koruyucu ruhunu, yani güç hayvanını bulmak için, daha sonralari ona danışmak için, onun şaman hastalarını iyileştirirken kendisine yardim etmesi için onu görür, ona danışır, onun yardımını ister ve onun yardımıyla hastalariıa şifa vermeye çalışır. Koruyucu ruhu bulmak için alt dünyaya yolculuk yapılır.   Şaman bir "görü „cüdür. Olağan gerçeklikle, olağanüstü gerçeklik arasinda bir aracıdır. „Ruh"unu kaybetmiş kişilere „ruh" unu geri vermek için yardım eder. Şamanik şifada iki sey yapılır; yararlı güçleri, yani koruyucu ruhu geri getirmek ve zararlı olanları dışarı çıkartmak. Bu oldukca zor bir metotdur, çıkarılan zararlı güçlerin şamana zarar vermemesi için, şamanın çok deneyimli   olması gerekir.

Şamanik çalışmadaki transa  ŞAMANIK BILINÇ DURUMU  ( SBD )   denir.  Bu duruma asla bir oyun ya da merak amacıyla başvurulmaz, amaç şifadır, yardımdır. Trans haline geçme hali şamanik davul ve çıngırak  çalarak ya da şarkı söyleme ve dans ederek olur. Yapılan laboratuar çalışmalarına göre davul calmak merkezi sinir sistemini etkilemekte ve ritmik bir sekilde çalınan davul beyinde teta ve alfa durumlarını yaratmaktadir. -13 Hz frekans aralığında çalışan beyin alfa durumundadır ve yaydığı elektromanyetik dalgalara alfa dalgaları denir. Gevşeme, trans,rahatlama, hayal kurma   bu beyin durumunda kendini belli eder. ...

4-7 Hz arası; teta dalgalarıdir.... Sezginin arttığı, hatıraların hatırlanmaya basladığı bir beyin durumu.

Şaman  transa girerek alt dünyaya yada üst dünyaya yolculuk yapar. Alt dünyaya neden girilir?

1) Bir hastanın kaybettiği koruyucu güç hayvanını geri getirmek için 

2) Bir şamanın ya da şaman olmayan bir kişinin kendi güç hayvanını tanıması, ona danışması için.

3) Diger varlıklarla bağlantı kurmak için. Örneğin şaman alt dünyaya bir yolculuk yapıp bir bitkinin özüyle iletişim kurar.Ayrıca doğadaki ya da doğa üstü tüm varlıklarla, şimdi yaşayan yada geçmişte yaşamış varlıklarla.. Şaman bu şekilde kendisi içinde yardımcı ruhlar toplar. Bir şamanın ona yardım eden yardımcı ruhları, yani bağlantıda olduğu ruhlar, yani yardımcı ruhları ne kadar çoksa şaman şifa vermede o kadar başarılı olur.

Güç Hayvanı nedir? Koruyucu ruhtan şamanlar güç hayvanı diye bahsederler. RUH nedir, ruh yasam enerjisidir . Kizilderili şamanlara göre; tüm yaşam, Yaradan tarafindan yaratıldı. Bu nedenle yaşayan varlıklar, Yaradanın bir parçasıdırlar. Yaradan tüm varliklara yaşam enerjisini verdi ve ( ruh )u yarattı. En kçük yaratıktan en büyüğüne hepimizde bu ruh var. Ruh yaşam enerjisidir.Tüm yaratıklarda insan, hayvan, bitki, taş, su, ates, toprak, hava hepsi bu yaşam enerjisi ile birbirine bağlıdır. Yani hepimiz biriz ve hepimiz Yaradan tarafindan yaratıldık. Yaradan kendisini yaratılışla ifade eder. Yaradan´in yüzünü görmek istiyorsak eğer çevremize   bakmalıyız. O her adimda bize rehberdir. Bir ağaç, bir hayvan, bir gökkuşağı, bir tepe ya da nehir. Bunların farkında olursak eğer o zaman onlarla bağlantı kurabilme şansımız olur. Bunlar bizden ayrı değillerdir.    Hepimiz bir olduğumuza göre, yaratılan herşeyle bağlantı kurabilir ve onların enerji ve bilgisinden yararlanabiliriz.  Şaman böyle düşünerek transa girer.  

 

Şaman değiştirilmiş bir bilinç durumundayken sevgi ve saygiyla yaklaşılan doğanin bizlere gizlerini açıklayacağına inanır.. Şamanlar için tüm enerjiler, yani doğanin tüm güçleri canlıdır . Bir şaman bir bitki koparmadan önce o bitkiye onu neden kopardiğını açıklar,   en az zararla onu koparir, teşekkür eder ve mutlaka yerine birsey bırakır. Yaninda , torbasında bir demet adaçayı, kekik ne varsa o bitkiye teşekkür amacıyla bir tutamcık verir. Hiçbir şeyi yoksa yanında, elini diline götürür, islattığı elini saygıyla bitkiye dokundurur.

Yeri gelmisken Cre kizilderililerinin en sevdigim sözünü de söylemeden edemiyecegim;

Son agaç kesildiginde
Son nehir kirlendiğinde
Son balık avlandığında
Paranın yenemeyeceğini anlayacaksınız

Samanlar için dünya bu yaşam enerjisi ile doludur, canlıdır. Ruhu olan sadece insanlar değildir, hayvan, bitki, nehir, taş,   v.s. herşeyin ruhu vardır.Tüm doğa gizlenmiş, olağandışı bir gerçekliğe sahiptir

Dogadan uzaklaşmakla bu enerjilerden de uzaklaşıyoruz. Modern toplumlar, tüketici toplumlar arasında bu sorunun farkında olan insanlar doğaya dönüş yollarını arıyorlar. Örnek: Almanyada orman ana okulu.   Örnek: Yunuslarla otizm tedavisi ya da ata binerek tedavi gibi. Örnek; agaçlarla konuşma, agaç dinleme seansları..O varlıklarla temasa geçmekle içinize dogacak huzuru ancak deneyerek keşfedebilirsiniz. Asırlık bir ağaca dokunun, ya da dayanın ona, kucaklayın onu.   Size geçen enerjiyi mutlaka hissedeceksiniz. Yaralı bir ağacın yarasını okşayın, üzüntünüzü paylaşın onunla.

Şaman maddesel dünya ile ruhsal dünya arasinda bir köprüdür. Şamanizm metotlari anlatmakla pek anlaşılamaz, uygulamak lazımdır. Deneylemek, bizzat yaşamak gerekir.

Alt ve üst dünyaya yapilan yolculuklar:

Şamanlar gerçek dünyanin bu beş duyumuzla algıladığımız dünyanin dışında, ardında  olduğuna inanırlar.. Sözü edilen bu gerçek dünyaya meditasyon, dua, haç ziyareti, dans, ritmik sesler yoluyla aktif bir biçimde isteyerek ya da rüyalar ve " görü" yoluyla katılabiliriz. Şaman şifa vermek istediğinde: transa geçer ve ruhunu kaybetmiş birinei onu geri getirir, ya da ruhunun bir parçasını, yani kaybedilen yaşam enerjisini. Bu sırada şamana kendi koruyucu ruhu yani güc hayvanı yardım eder. 

Üst dünyaya yolculukar daha zordur,( bilinç üstü), deneyim ister. Burada karsılaşılanlar genelde Iç Rehberlerimizdir.

Yolculuklarda etik çok önemlidir. Bir kişinin özel hayatına girmek, onu bilmek istemek, yani bir kişinin haberi ve isteği olmadan onunla ilgili bilgi edinmek amacıyla yapılan yolculuklar, gercek bir şamanin asla yapmayacağı şeylerdr. Bu tip şeylerle şamanın gücünü yitirdiğine inanılır.Yapilan etik olmayan herşey size geri döner. Ve gücümüz azalır.

Yolculuk nedir?

Bunu söylede anlatabiliriz: Bizler hepimiz herşeyle her an bağlantıdayız ve biliyoruz. Ama korkularımız, günlük olayların telaşına kapılmamız yüzünden, doğadan ve herşeyi bilen özümüzden dolayisıyla bağlantıdan kopuyoruz ve bu yüzden de bildiklerimizi bilinçli olarak algılayamıyoruz. Trans yoluyla bu tarafımızla ilişki kuruyoruz.

Şamanizm bir şifa metodudur demistik. Albert Schweitzer "Şamanlar her hastanın içindeki, özündeki, kendindeki doktoruyla, yaşam gücüyle, koruyucu ruhuyla çalışarak başarılı olurlar" demistir. Batida yavaş yavaş tedavi icin sadece bir tek organin değil, kişinin tümünün ele alinmasi gerektiği anlaşılmaktadır. Klasik tıp ve alternatif birlikte çalışmakta, dayanışma göstererek gerçek amaçlarına yani "şifa " amacına hizmet etmektedirler.

Gelecek günlerin güzel olmasi dilegiyle...

Kaynak kitaplar:

Kızılderili Bilgeligi, Şamanin Yolu
Tavsiye kitap: Olga Kharitidi Çembere Giris (Dharma Yayınları)


 

 
Hayat Ağacı

Hayat Ağacı
(Resmi büyük görmek için tıklayınız)
Şamanizm inancına göre göğün yedi kattan oluştuğunu anlatmaktadır. Dala konmuş olan kuşlar, bu katlarda bekleyen Şamanizm ruhlarını, uçan kuşlar ise; ölen insanların ruhlarını simgeler. Ejderhalar ise; bu katta bekleyen bekçileri simgelemektedir. Ayrıca, ölümden sonraki hayatın da var olduğunu anlatmaktadır..

Hayat Ağacı sürekli gelişen, cennete yükselen hayatın dikey sembolizmini oluşturur.  Geniş anlamda sürekli gelişim ve değişim içinde yaşayan evreni sembolize eder. Evrenin üç elementini :  toprağın derinliğine inen kökleriyle yeraltını, alt dalları ve gövdesiyle gökyüzünü, ışığa yükselen üst dallarıyle cenneti birleştirir.  Yeryüzü ve cennet arasındaki iletişimi sağlar. 

 

Servi, sedir, incir zeytin, asma, hurma, palmiye, kayın, nar, meşe,vb ağaçları toplumlarda hayat ağacının sembolüdür.  Hayat ağacının üzerindeki kuşlar, zamanı gelince uçacak olan can kuşlarıdır. 

Hayat ağacı motiflerinde en çok kullanılan servi devamlı yeşil renk, uzun ömürlülük, dayanıklılık, güzel şekil ve boyluluk gibi nitelikler serviyi iyilik ve güzellik sembolü haline getirmiştir.

Ağaçlar, belirli bir bölgede köklenip yerleşmeleri ve göçememelerinden dolayı yerleşikliği ve kök salmayı sembolize ederler. Hayat, güzellik, ebedilik  ile evrenin ölümsüzlüğünü ve yerkürenin eksenini simgelerler.

Hayat Ağacı formu, çeşitli stilize motiflerle  taş, tahta, çömlek, çini işleme, dokuma, cam, tezhip, minyatür, edebiyat ve müzikte yer almıştır.