Mitoloji -Prometheus


İNANÇLAR ve MİTOLOJİ
Silvia Franko

 

Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

19.01.2011


  Bütün inançlar doğa üstü bir gücün varlığına inanır.  Bu gücün varlığını ıspatlamak için istisnasız her inanç kendine göre  mitler ve efsaneler üretir.  Bu efsaneler Müzik, Edebiyat, Resim ve her türlü San’at eserlerine esin kaynağı olduklarından onları bilmek gerekiyor.  İnançları kronolojik bir şekilde incelerken bu mit ve efsanelere yüzeysel de olsa imkan dahilinde değineceğiz.  

 

İNANÇLAR ve MİTOLOJİ

Silvia Franko

Dünyada halen tescil edilmiş 4200 din vardır.Bunlardan bazıları büyük kitleler tarafından benimsenmişken, bazıları küçük gruplar tarafından uygulandığından ancak özel kişiler tarafından bilinmektedir.Gerçek şu ki bütün inançlar doğa üstü bir gücün varlığına inanır bu gücün varlığını ıspatlamak için istisnasız her inanç kendine göre  mitler ve efsaneler üretir. Bu efsaneler Müzik, Edebiyat, Resim ve her türlü San’at eserlerine esin kaynağı olduklarından onları bilmek gerekiyor.İnançları kronolojik bir şekilde tarihindan  bahsederken bu mit ve efsanelere yüzeysel de olsa imkan dahilinde değineceğiz.

   İnançları karşılaştırırken aralarında farklılıklardan ziyade benzerlikler olduğunu, birbirlerinden etkilendiklerini görürüz .Hiçbir inanç kendi başına doğmamış kendinden evvel kabul görmüş inançları kendi geleneklerile birleştirip yeni bir tapınma şekli meydana getirmiştir.

   Dünyanın en eski inancı HİNDUİZM'dir.

   M.Ö.6500-1500 yılları arasında Kuzey Hindistandaki bazı bilgeler nehir kenarlarında söyledikleri şiir ve ilahiler zamanla kutsal mahiyete bürünmüşler =Rig-Veda’lar ve bugünkü Hinduizmin esasını teşkil etmişlerdir. M.Ö.6asırda toplumda baş gösteren aşırı yolsuzluk , ırkçılık ve gösteriş merakı Budhismin ve   Jaınısınm doğmasına sebep oldu.

 Hinduism (Monoteist-Politeism)olarak nitelendirebileceğimiz bir inançtır.Buna göre Evrenin özü Brahman’dır. Evrendeki her şey insan dahil Brahman’ın bir parçasıdır. Bütün tanrılar Brahman’ın farklı farklı tezahüründen başka bir şney değildir.Bu tanrıların kendileri de başka kişiliklere bürünürler böylece Hint inancı binlerce tanrıyı içine alır. İnsan dualarını seçtiği tanrıya yapar aslında Brahman’a dua ederler.Bu özelliğinden dolayı   bütün dinlerin Peygamber ve Azizlerini kabul eder.

. İnsanın özü Atmandır .Atman ölmez ,ölümden sonra başka bir bedene göç eder(Ruhgöçü=Samsara).Hayatın acı ile geçmesinin sebebi insanin dünyevi istekleridir.Bu isteklerden kurtulmak , Ruh göçünü sonlandırmak ve Brahman’a kavuşmak insanın elindedir. Dünyevi vazifelerini (Karma) gerektiği gibi yerine getirmek,   Mokşa-Nirvana’ya = (Brahman’a) ulaştırır ve böylece Atman (Ruh göçü-Samsara)dan kurtulur.

      Hinduizmin üç büyük tanrısı vardır

      1-BRAHMA: 4suratı ve 4kolu var.Bunlar Veda’ların 4 böümünü ve dünyanın 4 yönünü simgeler.Evreni yaratan odur.
      2-VİŞNU: Koruyucu tanrıdır.10taneAvtara’ı vardır. Halk tarafından en çok sevilen ve benimsenen Avatar  Krişna’dır. kendi Avatarlar’ını çoğaltıp çoban kızlarla sevişir. Halk arasında en popüler tanrı Krişna’dır. 
       3-ŞİVA: Yıkıcı tanrıdır.Daha iyisini yaratmak için eskisini yıkar.Karşıtlıksız bir dünyanın ilerlemiyeceğine inanılır. LİNGAM(fallus=erkek örgeni)SİVAnın simgesidir.Bütün tapınaklarda taştan yapılmş bir Yoni (kadın simgesi) ile Lingam bulunur.Akşam tapınak kapatılırken Lingam yıkanır  parfümlenir etrafına çiçekler konur.

      Hinduizmin 2 büyük destanı vardır.

       1-RAMAYANA: Vişnu’nun Avatar’ı kral Rama’nın kaçırılan eşi Sita’yı maymun kral Hannumnan’ın yardımile kurtarışını anlatır.Hint sahne gösteri ve balelerin konusu  umumiyetle bu mitolojik hikayedir.
      2-MAHABHARATA: İki klan arasındaki savaşı anlatır. Burada Vişnu’nun Avatarı Krişna Arjuna’ın  arabacısıdır.Kendi başına Hint felsefesini içeren meşhur Baghavat-Gita Krişna (Vişnunun Avatarı)’nın Arjuna’ya öğütleri bu destanın bir parçasıdır.

      Upanişad, Veda ve Brahmana’lar Hiduism’in temel dinsel yapıtları okumak  kadınlarla aşağı sınıflara yasak olduğundan bu sınıfların bilgi edinmeleri için ,bir nevi yorum ve efsaneleri içeren Puranalar yazılmıştır.

      Hindistan’ın bir özelliği daha Kast sistemidir. Ghandi zamanında yasaklanmışsa da halk arasında sistem devam etmekte bazı kesimlerde büyük acılar ve haksızlıklara yol açmaktadır.Toplum 4 +1 sınıfa ayrılır.

      1-     BRAHMANLAR:Rahip sınıfı
2-      KŞATRİYA-Savaşçılar sınıfı
3-     VAİŞYA – Tüccar sınıfı
4-     SUDRA- İşçi sınıfı

Bunlardan başka Dokunulmaz’lar var ki en pis işleri onlar yaparlar ,ve üst sınıftan birine temas ettikleri halde onu kirleteceğine inanırlar.Bir üst sınıfa geçmek imkansızdır .İnsan ancak iyi bir Karma  ile (Ruh-göçü=Reenkarnasyon)la bir daha dünyaya geldiğinde olabilir.İyi Karma, vazifesini iyi yapmak,Yoga ve Meditasyon yardımı ile olur.Türlü Yoga öğretileri buna yardımcı olur.

 JAİNİZM

       M.Ö. VI asırda Hinduizme karşı bir reform olarak ortaya çıktı. Kelime manası (Fethetmek)tir.Mokşa’ya erişmek için . Hinduizm’de olduğu gibi Ruh-Göçüne inanırlar. İyi Karma, Meditasyon ve Yoga ile Mokşa’ya erişilebilir.

Jainizm M.Ö.IV asırda ikiye ayrıldı.Her iki grup da Ahimsa(şiddete başvurmama prensibi)  uygular.Et yemezler,yaşayan hiçbir şeye zarar vermemeye özen gösterirler(.Ghandi bu presibi Bağımsızlık Savaşında uyguladı)Vejetaryen olmalarına rağmen bitkilerin kök kısmını yemezler.(Kerevi z, pırasa,patates ,soğan ) gibi.çünkü kök yemek bitkiyi öldürür.Ayrıldıkları nokta şu;

   Digambaras’lar 3 tane beyaz giysiye sahip olabilirler.Beyaz elbiseliler: Kadinlar rahip olabilir iyi karma neticesinde Mokşa(Nefsi fethetmek) ve bütün dünyevi isteklerden vazgeçmek lazımdır.İnancın en çarpıcı yanı Ahimsa.

   Svetambaras’lar  hiçbir şeye sahip olmamak prensibine dayanarak  tamamile çıplak dolaşırlar( Hava Elbiseliler.)Kadınlar çıplak dolaşamıyacağı için rahip olamazlar çünkü giysiye sahiptirler. Dolayısile Mokşa’ya ulaşamazlar Giysileri olduğu için dünyevi şeylerden vazgeçmemiş sayılırlar Kadınlar ancak ruh göçü ile dünyaya erkek olarak geldiklerinde Mokşa’ya ulaşabilirler..Bu tarikattan olanlar ellerinde süpürge ile dolaşır,oturacakları yeri iyice süpürdükten sonra otururlar.Böylece yanlışlıkla bir böceğin üstüne oturup ona zarar vermemeğe çalışırlar.

BUDDHİSM   

     Buddhism, Hinduism’in birçok inancını benimsemiş bir inançtır. (Atman=ruh,Karma=eylem, Dharma=kaide=kanun,Yoga=kvuşmaa)iki inancın birleştiği noktadır fakat Buddhizm Veda’ları ve Kast sistemini reddeder.Buddhism’in emeli Nirvana’ya ulaşmaktır.      

     M.Ö. V.asırda bir prens olan Siddharta Gautama== Buddha (bu bir unvandır) tarafından kurulmuştur .Genç yaşta ailesini ve oğlunu terk edip ormana çekilmiş ve Bodhi ağacının altında aylarca oturup insanın çektiği acılar ve onları dindirme yolları hakkında meditasyon yapmıştır.Vardığı neticeyi de köyden köye dolaşıp vaaz şeklinde yaymağa çalışmıştır.Buddha’ya göre:

    1-Hayat ıstıraptır.
    2-Istırap arzuların bir neticesidir
    3- Arzuların bir sonu olabilr
    4-Bu, sekiz katlı yolu takip etmekle olur.

       Bu disiplin isteyen zor bir yoldur dolayısile onu öğretecek bir yardımcıya ihtiyaç vardır.Sekiz katlı yol şöyledir.

     1-Dört gerçeği anlamak
     2-Kişisel arzulardan kurtulmak
     3- Doğruyu söylemek
     4-Hile yapmamak
     5-Başkalarına zarar vermeden hayatını kazanmak
     6-Pozitif düşünceye sahip olmak
     7-Yaptığın hareketlerin neticesini düşünmek
     8-Meditasyon (Yoga)

      Bu disiplini takip etmekle Karma mükemmel olur ve  Nirvanaya ulaşılabilr.

    Buddhism iki türlüdür. Theravada=Hinayana  ve Mahayana.İkisinin de emeli ayni. Nirvana’ya erişmek. Karma’larının mükemmel olması şart.Aradaki fark Hinayana Buddhism ‘de kişi yalnız kendi kurtuluşu için çabalar ,umumiyetle rahip veya keşiş olurlar,ellerinde bir kase yiyecek dilenirler,dünya işlerinden çekilirler yalnız kendilerile uğraşırlar.Mahayana Buddhism Karma’nın mükemmelliğini yalnız kendileri için değil bütün dünyanın yararına isterler. Mahayana dünyada hızla yayılmaktadır.      

     Japonya’da yaygın olan Zen Buddhism cahillik yüzünden herkesin içinde bulunan gerçeğe ulaşma imkanının uyur halde bulunduğuna inanır.Bu imkanı uyandırmak mantıki düşünceden sıyrılmakla olur.Sözcükler bir şeyin ancak yüzeysel mahiyetini anlatır.Yaşamı anlamak için sözcük manalarının ötesine geçmek elzemdir.

           Buddha hiçbir zaman kendini ne Peygamber ne de İlah olarak tanıttı. Buna rağmen insanlar ona karşı o kadar saygı ve sevgi gösterirler ki heykelinin önünde dua edip ona Tanrı gibi taparlar.

KONFUÇYANİZM

      Konfüçyanism din değildir.Ruhsal felsefe,Sosyal etik, Politik ideoloji ve İlmi içerdiğinden dolayı dinler grubunda yer alır.

  Bu felsefeye göre, Yin   ve Yang (Hayat) ın birbirini tamamlayan güçleridir.Yin dişi toprak,karanlık,pasif ve Yang eril gök,  ışık, aktif ve etkileyici unsurlardır.Konfüçyüs hayatı boyunca eğitimin önemini vurgulamış,eğitimin yalnız bilgi edinmek olmadığını,şahsiyeti geliştirip dürüst insan olmaya yardımcı olduğuna bunun için herkesin ve bilhassa devlet adamlarının eğitime tabi tutulması gerekliliğini vurgulamıştır. Eğitim anne ve babaya  saygı ve bağlılıkla başlar.

     M.Ö.VI asırda yaşamış olmasına rağmen, Konfüçyüs’un öğretileri Çin’de bugün bile büyük rağbet görür.     

TAOİZM

     Taoızm M.Ö.VI asırda Lao Tzu tarafından yazılmış kitabı(Tao-Te Ching = Düzen ve Erdem kitabı) ndaki felsefesine atfedilir.Tao Evren’i yönlendiren Tabiat gücüdür.Tao’yu tarif etmek imkansızdır.Karşıtların uyumu ve uyumsuzluğunu savunur.Ne fret olmadan sevgi olmaz,karanlık olmadan ışık olmaz,dişi olmadan eril olmaz gibi.(Yin ve Yang).Tabiatı değiştirmeğe çalışmaktansa ona uyum sağlamak lazım.Yin veYang gerçeğin özdeş görünümleridir.Hiçbir şey yapmadan bir şey yapmak Taoizm’in felsefesidir. (Her şeyin bir tabiatı vardır.Kelebek yalnız üç gün yaşar,Sonbaharda yapraklar dökülür,İnsanın hayatı sona erer,at hızlı koşar kaplumbağa yavaş gider ve sr). Bunlar onların tabiatıdır. Tabiat’ta olanları kabullenmek değiştirmeğe kalkışmamak  en doğru tutumdur .               

     Taoizm özellikle Tıp bilimine büyük katkılarda bulunmuştur.Tabiati gözlemdiği için bitkilerin ve  hayvanların özelliklerini incelemiş insanlara nasıl faydalı olabileceklerini araştırmıştır. Bazen hayatı uzatmak için Büyücülüğe kadar varan öğütler verse de modern insan  bugün bile öğretilerinden faydalanmaktadır .     

   Tao dünyadaki her şeyin içindedir.Taoya inananlar üç mücevher aramalıdır. Bunlar Merhamet, İtidal ve Tevazu. Taoismin’in temel inancı dünyadaki her şeyin değişken olduğudur, bunun için bugünün gerçeğine uyum sağlamak mecburiyeti vardır..Hastalıklar vucuttaki enerjinin ( Chi) dengesizliğinden kaynaklanır.Tai-Chi Yoga dengelemeğe yardımcı olur.Yaygın olan (Feng-Shui) (tabiatın harmonisine uyum sağlayarak ev eşyasını düzenlemek) Yurdumuzda da rağbet görmeğe başlamıştır.

SHINTO

     Shinto (Tanrıların Yolu) Japonyanın ulusal dinidir.İnanca göre bütün Ölüler Tanrıdır Ritüel ve inançları tarih öncesine dayanır.M.Ö.VIasırda Buddhism Japonyaya yerleşince Shinto ile kaynaşmış tapınakları ve  ritüellerde vazifeleri paylaşmışlardır.Mesela Buddhistler cenazeleri Shinto rahipleri doğum ve düğün  ritüellerini idare ederlerdi.IXX asrın sonunda imparator Shintoyu devlet dini ilan etti.Buddhist mabetler kapatıldı Buddhistlere zulmettiler. İmparator  Güneş tanrıçası Amaterasunun  neslinden olduğu, dolayısile ilahi olduğu inancı yerleşti. Shintonun öğretisi atalara.aileye ve imparatora sadakat ilkesine dayandığı için Japonyada aşırı bir milliyetçilik gelişti.İkinci Dünya savaşı sırasında Japonların davranışları tamamile sadakat inancına bağlı oldu.Shinto sistemli bir din olmamakla beraber, atalara  saygı ,onları anma geleneksel. Her evde atalara  adak sunulan  ufak bir sunak bulunur.Ataların   senede bir kere dünyaya döneceklerine inanırlar ,onlara  ziyafet hazırlarlar ve birkaç gün onları sözde ağırladıktan sonra dünyalarına uğurlarlar.Dünyanın en temiz insanları Japonlardır. Sık sık ellerini,vucutlarını ve ağızlarını yıkarlar.Tabiattaki her şey Kaminin bir parçası olarak görülür ,onun için tabiattaki Her Şey kutsaldır.  

SİKHİSM

      Hinduism ile İslamın karışımı bir inanç olarak bilinse de Sikhler bunu kabul etmez. Onlara göre GURU NANAK ve ondan sonra gelen 9 gurunun öğretilerinden meydana geldiğini ileri sürerler.Sikh Sanskritcede mürit manasına gelir.Tek tanrıya inanırlar.

       Guru Gobind Singh( son guru) Moğolların istibdadına karşı direnecek Khalsa denen askeri bir  kuruluş oluşturdu. Khalsalar saçlarını kestirmezler ,tarakla tuttururlar,sağ bileklerinde çelikten bir bilezik ,savaşa giderken de kısa pantolon giyerler kılıç taşırlar.Kutsal kitapları (Adi Granth) mabetlerde özel bir sayvan altında süslü işlemeli bir yastığın üstünde durur. Akşam mabet kapatılırken kitap 5 Khalsa eşliğinde mabedin içindeki özel bir yatağa yatırılır.Sikhler Kast sistemini reddederler. Erkekler Aslan, kadınlar.Prensestir.Reenkarnasiyona inanırlar.Kişi hayatında ne kadar iyilik yaparsa,gelecek hayatında okadar iyi bir mevkide olacaklarına inanırlar.Bütün Sikh festivallerinde 48saat süresince Guru Granth Sahib’in kitabı Adi Granth’ı okurlar. En büyük mabetleri Amritsar’daki meşhur Altın tapınaktır.

YAHUDİLİK

       Hristiyanlık ve Müslümanlık Yahudiliğe dayandığı için bu inancı mitoloji ve gelenek bakımından biraz etraflıca incelemek lazım.San’atın her türlüsü –resim, edebiyat, müzik, opera, bale ve sinema ,şiir ve roman, her şeyde Bible (Kutsal Kitap)ın anlattığı efsaneler esin kaynağı olmuş tartışmalar yaratmıştır.

Bible nedir?

     Bible  Yunanca Biblos kelimesinden türemiş sadece kitap manasındadır. Dini bir mana yüklenince tek Kutsal Kitap manasını alır.Kutsal Kitap

    .İki kısma ayrılır.Eski Ahit ve Yeni Ahit.Eski Ahit Yahudilerin kutsal kitabıdır. Yeni Ahit İsa’nın hayatı ve öğretilerini içerir.Yahudilik’ten bahsederken Eski Ahidi incelemek lazım. Bu kitap 27 bölümden ibarettir.İlk 5 kitap Yahudilerin dini inançlarını ve geleklerini içerir Peygamber Musa tarafından yazıldığına inanılır.Bu Yahudilerin en İbrahim,İshak ve Yakup kutsal saydıkları bölüm Tevrattır (Tora).Yaradılış efsanesile başlar Musa Peygamberin ölümüle biter. Yaradılış, Adem ile Havva,Kabil ile Habil (Cain ve Abel) Nuh ve Tufan efsanesi, Sodom ve Gomhorra efsanesi,Babil Kulesi efsanesi, ,Yusuf,Yahudilerin Mısırdan çıkışı ve çölde 40 sene yaşayışı Musanın din ilkeleri bu beş bölümün içindedir.Eski Ahidin ikinci kısmı Musadan sonra gelen peygamberlerin kitapları ve üçüncü kısım da şiir ve muhtelif metinlerden oluşur..  Bu mıtler batı dinleri tarafından kabul edildikleri ve bilimin ileri buluşlarile ters düştükleri , buna rağmen bütün san’at dallarına konu oldukları için ne olduklarına bakmak lazım.

 1-    Yahudilerin tarihi Neolitik devirde İbrahim peygamberle başlar.Miladi takvim 2011 göterirken Yahudi takvimi 5771  yılını gösterir.İbrahim peygamber M.Ö.3000 lerde büyük göçlerin başladığı tarihte yaşadığına göre İbrahimin  Atalarının yaşadıkları seneleri  da hesaplıyarak Evrenin 5771 yıl evvel Tanrı tarafından 6günde yaratıldığına ve 7nci gün dinlendiğine  karar verdiler..Onun için ,haftanın 7inci günü olan Cumartesi  Tanrıya şükretme ve dinlenme günü olarak kutsanır. Bilimin buluşlarına rağmen  koyu dindarlar hala Evrenin 5771 yıl evvel yaratıldığına inanır ve Kutsal Kitabın her dediğinin gerçek olduğunda ısrar ederler.

   2- Allah Ademi kendine benzeterek çamurdan yaratır, yalnız kalmasın diye Ademin bir Kaburgasından  Havvayı yaratır.Bilgi ağacı meyvesinden yemelerini yasaklar.Yılan kılığına giren Şeytan  Havvayı ikna ederek meyveden yemelerini temin eder.Allah buna  kızar Ademle Havvayı Cennetten kovar ve onları lanetler.Bundan sonra Adem ekmeğini alın terile kazanacak,Havva sancılar içinde doğuracak.Bu mitlere inananlar Darwinin Evrim Teorisini Allaha karşı bir günah sayarlar okullarda öğretilmesine şiddetle karşı çıkarlar.Bunun bir misalini birkaç yıl evvel yurdumuzda Çanakkalede gördük.A.B.D.de birçok eyaletlerde okullarda Darwini anlatmak yasaklanmıştır.

3-      Kabil ile Habil (Cain-Abel) kıskançlık yüzünden işlenen ilk cinayeti simgeler.

   4-Sodom ve Gomora şehirlerinde erkekler arasında cinsel ilişkileri cezalandırmak için Tanrı iki şehri yıkmağa karar verir.Yalnız İbrahimin akrabası Lut ve ailesi şehirden kaçarak kurtulur.Kaçarken geriye bakmaları Tanrı tarafından yasaklanır.Lut’un karısı merak edip arkaya bakınca tuz heykeline dönüşür. Bunun içindir ki Lut gölü Dünyanın en tuzlu gölüdür.

   5-Nuh ve Tufan efsanesi Sumer destanlarında vardır.Bu destanlar Kutsal Kitaptan daha eski olduklarına göre Nuh efsanesi büyük olasılıkla alıntıdır.Efsaneye göre Allah emirlerine itaatsizliklerinden dolayı, insanları cezalandırmak için dünyaya 40 gün tufan halinde yağmur yağdırırTek iyi insan Nuh peygambere bir gemi inşa etmesini ve gemiye dünyadaki hayvan türlerinden birer dişi ve erkek almasını emreder.Tufan bitince gemi Ağrı dağına konur.Vaziyeti anlamak için bir güvercin gemiden dışarı salınır.Güvercin gagasında bir zeytin dalı ile döner. Bugün zeytin dalı barış simgesidir.
 

 

 

 

 

      

      Nuh ayni zamanda dünyanın ilk sarhoşu sayılır.Üzüm suyundan fazla içen Nuh sarhoş olur.oğulları onu buhalde görünce onunla alay ederler.Araplar ve Yahudiler Nuhun oğlu Samdan türediklerine inanırlar.

   6-   Nuhun torunları Tanrıya ulaşmak için bir kule inşa etmeğe başlarlar.Tanrı bu insanların yanına gelebileceklerinden ürkmüş,çalışan işçilerin her birini ayrı bir dilde konuşturmuş böylece anlaşmalarını önleyerek kulenin tamamlanmasınnı durdurmuştur.

    7-Yahudiler kendilerini Abraham (Bütün Halkların Habası) peygamberin torunları sayarlar.Neolitik devirde yaşamış olan İbrahim peygamber, Ur şehrinde yaşarken putları kırar ve ailesini alıp yola koyulur. Birkaç zaman Harranda yaşadıktan sonra yine göç eder ve bugünkü Filistin topraklarına yerleşir.Çok yaşlanmıştır ve çocuğu yoktur.Karısı Sara ona kölesi Hagar’ı(Haceri)verir ve ondan İsmail adında bir oğlu olur.Sara 90 yaşında iken Tanrının bir lutfu olarak Yıtshak (gülme manasına) isminde bir oğlan doğurur, Hacer ile İsmaili evden kovar.İbrahim çok üzgündür fakat Tanrı ona  İsmaili büyük bir ulusun atası yapacağına söz verir. İbrahim de Hacerle İsmaili  çöle götürüp orada bırakır.

Yitshak 13 yaşında iken Tanrı Abraham’a oğlunu kurban etmesini söyler.O devirde bu tür kurban olağan bir şeydir. Ne var ki bıçağını kaldırdığı anda Tanrı tarafından gönderilmiş bir Melek Abrahamı durdurur ve oğlunun  yerine Abraham, bir Koç kurban eder.Bu mit ,tarihte  ilk kez insan kurban etmek geleneğinin yasaklanmasının bir simgesi olarak görülür. .

   6-Yıtshak’ın oğlu Yaakov(Yakup)bir eş bulmak için Harran’a gider .Yolda dinlenirken bir rüya görür    Göğe yükselen bir merdivenden  melekler inip çıkmaktadır Yakup ,melek zannettiği Tanrı ile güreşir ve onu yener. O zamandan sonra Yakup’a İsrail adı verilir.(İsrael-Tanrı ile güreşen- İsra-Güreş El Tanrı).Bu yüzden Yahudilere İsrailoğulları denir. Yaakov Harranda akrabası olan iki kız kardeşle evlenir ve 12 oğlan babası olur İbranilerin 12 kabilesi  bu çocukların torunları olacaktır.

  7-Yaakov en çok Yusufu sever. Kardeşleri onu kıskanırlar ve Mısıra giden bir kervana satarlar.Yusuf, Mısırlı bir kadınla(adı belirli değildir) ilişkiye girmeyi red edince hapse atılır.Orada Firavunun bir rüyasını yorumlar.7 yıl bolluktan sonra 7 yıl kıtlık olacaktır.Buna göre hazırlık yapılır .Yusuf  vezir makamına yükselir ve, buğday satın almağa gelen kardeşlerini Mısırda yerleştirir.

    Mısırda uzun bir müddet mutlu yaşadıktan sonra  vaziyet değişir.Köle durumuna düşerler.İbranilerden doğacak bir çocuğun tahtını yıkacağına inanan Firavun yeni doğan bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder.Bebeğini öldürmeğe razı olmayan bir kadın onu bir sepete koyup Nil nehrine bırakır.Sepet Firavunun kızı tarafından bulunur,onu evlat edinir ve Moşe (Musa = Sudan kurtarılmış)adını verir.Moşe sarayda büyür.Günün birinde bir Mısırlının bir İbraniye işkence yaptığını görür öfkelenerek onu öldürür.Çöle kaçmak mecburiyetinde kalır.Orada Tanrı halkını kurtamasını emreder .Firavun evvela onları serbest bırakmayı reddetse de Tanrı tarafından gönderilen on beladan sonra razı olur.Moşe İbranileri Mısırdan çıkarır.Kızıl Denizi geçebilmeleri için Asasını vurarak suları ayırır.İbraniler geçtikten sonra onları serbest bıraktığına pişman olup peşlerine düşen Firavunun askerleri sular altında kalır.

    İbraniler çölde 40 sene dolaştılar. Bu arada Musa,Sina dağına çıkıp,ilerde Hukukun, Yahudiliğin, Hıristiyanlığın ve Müslümanlığın temelini oluşturacak On Emiri Yehovah(Tanrı = Adonai=Allah)tan alır..40 yıldan sonra İbraniler  artık Filistin  topraklarına geri dönmeye hazırdırlar.Musa idareyi kardeşi Aarona (Harun) bırakıp bu dünyadan ayrılır. Tevrat burada biter.Kutsal Kitabın geri kalan kısmı biraz tarih,biraz edebiyat, biraz efsane vaaz ve şiirdir.Bu efsaneler bütün san’at dallarında işlenmişse de dini bir ağırlık taşımadıklarından burada yerleri yoktur.

     İbraniler muhtelif savaşlardan sonra Filistini ele geçirirler ve bir kırallık kurarlar. Bütün dinler tarafından saygı gören kıral  David(Davut) ve Şelomo(Süleyman)  yazdıkları şiirler lerden ötürü Peygamber sayılırlar..Kudüsteki Süleyman Mabedi M.Ö.-900  bu kral zamanında inşa edildi. Bugün mabetten yalnızca  Ağlama Duvarı olarak bilinen kısım kalmıştır Süleymandan sonra kırallık ikiye ayrılmış.Kuzeyde İsrail,Güneyde Yehuda devletleri.M.Ö.7asırda İsrail Asurlular tarafından işgal edildi.Halk Asurlulara asimile oldu ve ortadan kayboldu.Yehuda devleti daha sonra Babil tarafından işgal edildi.Babilliler Mabedi yıktılar ve halkı Babile sürdüler. Bu adamlar sürgünde inançlarını unutmadılar.Din adamlarının yardımile muhtelif yerlerde toplu olarak ayınlerine devam ettiler. Zamanla bu toplantı yerleri Synagogue (Yunanca manası toplantı yeri)olarak devam etti.Sinagoglar, tarihte ilk defa yalnız Rahiplerin girebileceği Mabet yerine  halkın  beraberce Tanrıya dua edebilecekleri mekanlar oldu.  Kilise ve Camiler Sinagogların bir devamıdır.

      Medlerin Babili yenmesile Yahudiler Kudüse geri dönüp Mabedi yeniden inşa ettiler.İkinci Mabet M.s.71de  ayaklanma sonucu Romalılar tarafından yıkıldı ve Yahudiler göç etmeğe mecbur edildiler.Böylece bütün dünyaya yayılmak mecburiyetinde kaldılar.

    Yahudilerin,Eski Ahitten başka kutsal saydıkları Talmud Eski Ahitin yorumudur.

HIRİSTİYANLIK

    Hıristyanlığın kurucusu İsa Peygamberin hayatı hakkında bilgimiz ,Kutsal Kitabın (Bible) ikinci bölümü Yeni Ahit’ten(İncil) den öğreniyoruz.İncil beş bölümden ibarettir.Mathew(Matta) St.Marc (Markos) St.Luke (Lukas) St.John (Yohanna) Gospel’leri (Müjde) ve(Acts of ttthe Apostles (Havarilerin İşleri). Bunların arasında ayrılıklar varsa da Katolik Kilisesi 40tan fazla İncilden yalnız bu kabul eder.

 İsa Yahudi bir anne ve babanın oğlu olarak doğdu ise de Hıristiyan alemi onu bakire bir anneden Allahın oğlu olduğuna inanır. Yaşadığı devirde Yahudilerin siyasi durumları kaos içinde idi.Bir taraftan ortaya çıkan mezhepler ve aralarındaki kavgalar,öte yandan  Romanın   uyguladığı aşırı vergiler halkı perişan etmişti.Kutsal Kitapta Peygamber olarak anılan Din adamları, ümitsizlik içinde kıvranan halkı yatıştırmak için Mesihin(Kurtarıcı) yakında geleceğini söylüyorlardı.İsa bu ortamda bir ahırda doğdu..İnanca göre. insanları günahlarından kurtarmak için dünyaya gelmiş, bu uğurda kanını akıtmış, hayatını vermiştir.Gençlik hayatına dair pek fazla bilgi yoktur.Babasının marangoz olduğu bilinir.İsa 30 yaşına gelince  Vaftızci Yahya (St.John the Baptıst) tarafından vaftiz edilir, Kendini Mesih olarak tanıtır.Dağdaki ünlü vaazında şöyle der.( Ben Musanın getirdiği Kutsal Yasayı yıkmağa değil onu tamamlamağa geldim. Öldürmeyeceksin der.,ben onu Kızmayacaksın ile tamamlıyorum.Komşularını Sev-Düşmanlarını sev—Sağ yanağınızakim vurursa ona sağ . yanağınızı da uzatın diye Yasayı tamamlıyorum.Siz bağışlayıcı olursanız Tanrı da sizi bağışlar.)Böylece Yasanın yürütemediğini mistik bir yaklaşımla öğütlerle yürütülmesini istemiştir. .Birçok mucizesi anlatılır.Ölüyü diriltmiş,ekmeği ve şarabı çoğaltmış,felçli bir adamı iyileştirmiş,körlerin gözlerini açmış vs. 

    İsa rahip sınıfının öğretilerine karşı çıktığı ve Kudüste karışıklıklara sebep olduğu için ,rahiplein kızdırır,onların kışkırtmasına uyarak Roma Valisi Pontius Pilate onu çarmıha gerdirir. Hıristiyan inancına göre  3gün sonra İsa dirilir ve ilk olarak müritlerinden Maria Magdalena onu gördüğünü söyler. Daha sonra müritleri de ayni iddiada bulunurlar.

    İsa Yahudi olarak doğmuştu ve dinini hiçbir zaman reddetmedi.Yapmak istediği sadece bir reform idi.Onun için Hrristiyanlık Yahudiliğin bir tarikatı olarak başladı.Hıristiyanlığı kabul edenler önce Yahudi olmak zorunda idi.Bu yeni inancı paganlar arasında yaymakta zorlandılar çünkü erkeklerin sünnet olma zorunluğu ve Yahudi yemek kuralları paganlar arasında alay konusu idi .Tarsuslu Paul bu problemi Yahudi yemek kurallarını ve sünneti kaldırarak halletti.Yahudilikten ayrılarak yepyeni bir felsefesi olan bir din kurdu ve onu yaymak için Anadolu içinde ve Akdenizde yolculuklar yaptı, kiliseyi örgütledi.

    Hıristiyanlık yayıldıkça Roma tarafından tehlikeli görülmeye başlandı.Büyük işkencelere maruz kaldılar.Ta ki Bizans İmparatoru Constantin Hıristiyanlığı devletin resmi dini olarak ilan etti fakat mezhep ayrılıklarını önleyemedi. Hıristiyanlığın ilk zamanlarda problem İsanın ilahi ve insani şahsiyeti,Meryemin kişiliği oldu.Uzun yıllar İsanın ilahi ve insani kişiliği tartışıldı( İznik Concili) Efeste (Efes Concili 431)Meryem Allahın Annesi ilan edildi Meryemin sadece insan olduğunu ileri süren Nestorıus Mısıra Çöle sürüldü.Mısırın yerlileri olan Kıptiler(Copt) Nestorien tarikatına bağlandılar.. Zamanla Roma ve Bizans arasında iktidar kavgaları başladı ve 1051 senesinde Katolik  kilisesi Ortodoks kilisesinden ayrıldı.Avrupada tek din yetkilisi olan Papa ve Katolik kilisesi asırlarca Avrupayı sömürdü, halkı korkutarak Günahlardan affedileceklerini vaad ederek (İndulgence ) satın alanların Cennete gideceklerini söyleyerek para topladı ve muazzam bir servet sahibi oldu.

     1517de Martin Luther (Katolik bir papaz) Romadaki Papanın Cennet ve Cehennem üzerinde hiçbir otoritesi olmadığını, yalnız Mukaddes kitabın söz sahibi olabileceğini Kiliseyi yolsuzlukala itham eden bir yazıyı kilisenin kapısına astı.Kilise Lutheri aforoz etti.fakat Sakson prensler ve derebeyler .Lutherin etrafında toplandılar ve onların desteğile Luther, Katolik kilisesinden ayrılarak büyük bir reform yaptı ve   Protestan Kilisesini  meydana getirdi.

      Katolik veya Protestan Kiliseleri tarih boyunca Yahudiliği rakip olarak gördü. Yahudilerin İsayı Mesih olarak kabul etmemelerini hiçbir zaman affetmediler.

     Protestan Kilisesi zamanla mezheplere ayrıldı. İsviçrede  John Calvin (Clvinistleri) İngilterede VIII Henry (Anglican Kilisesini,) (Amish, Baptist, ChristianScientist, Congregatıonalist, Jehovah Şahitleri, Mormonlar, Presbiteryenler, Methodistler ve Quakerler) gibi daha birçok mezhepler saymak mümkün.Aralarında esaslı fikir ayrılıkları olsa da (burada hepsine değinmeye imkan yok) ,bütün tarikat ve mezheplerin inancı birdir.

      Bu inançlar böyle sıralanabilir.

  1-İsa Allahın oğlu olduğuna göre,bütün Hıristiyanlar onun gibi olmaya  gayret etmelidir.
  2-İsa kusursuzdur,mükemmeldir.
  3-İsa ,Allahın planlarını öğretmek için Dünyaya geldi.
  4-Allah (Kadiri Mutlak)tır ve her şeye hükmeder.
  5-Evreni yaratan Odur ve Kıyamet gününde O insanları yargılayacak.
  6-İsa insanların günahları için öldü
.
  7-Allahın sevgisi çok büyük ve pişmanların günahlarını affeder.

İSLAMİYET

    İslam dininin kurucusu Peygamber Muhammet M.S.570yılında Mekkede doğdu. Ailesi, Mekkenin kutsal mekanlarının muhafızları olan Kureyş kabilesine mensuptu. Muhammed genç yaşta başarılı bir tüccar oldu.Dürüstlüğü,kararlılığı, cesareti ve zekasile herkesin saygısını kazandı.Hatice isminde zengin bir kadınla evlendi ondan  6 çocuğu olmuşsa da en tanınmışı Fadime ilerde Muhammedin kuzeni Ali ile evlendi.    

    7inci asır Arabistan Yarımadasında, Hıristiyan, Yahudi, Zerdüşt ve Budist gibi birçok toplumlar yaşıyordu.İşi icabı Muhammed çok seyahat ediyor değişik inançları olan insanlarla tanışıyordu. Arabistan hiçbir zaman  tarafından edilmemiş,heybetli dağlarla çevrilmiş ,uçsuz bucaksız bir çöldü.Siyasi birlik yoktu .Kabileler aralarında savaşırlar fakat kabile içinde herkes biribirine yardım eder, her şeyi paylaşırlardı.Her fert kabilenin şerefini korumakla yükümlü idi.Kan davaları karışıklıklara sebep olurdu.Mekke önemli bir ticaret merkezi idi.Suriye, Yemen, Filistin ve Mısıra giden kervanlar Mekkede konaklarlardı.Burada kutsal saydıkları Kabede putlar bulunur burayı ziyarete gelen ler olurdu.Muhammedböyle bir ortamda İslamiyeti yaymağı başardı.

   30-40yaşlarında Muhammed Mekkenin yakınında bir mağarada iken gökten inen bir melek ona okumasını emreder.Evvela emre uymayan Muhammed, Melek tarafından zorlanır.İlk vahiy Allahın tek olduğunu ve büyüklüğünü ilan eder.Muhammed bundan sonra vaaz vermeye başlar. Evvela muhalefetle karşılaşır,müritlerine zulmedilir Mekkeden ayrılmak mecburiyetinde kalır,M.S.622de Medineye göç eder.Bu tarih Hicri takviminin başlangıç tarihidir. Orada ticaretten tanıdığı Yahudi ve Hıristiyan  dostları  onu barındırırlar fakat yeni dini kabul etmeğe zorlayınca araları bozulur.İlk Müslüman toplumu Medinede kuruldu.Bundan sonra Muhammed bir seri savaş tertipleyerek Mekkeyi elde etti,kabileler etrafında toplandı ve Müslümanlık hızla yayıldı.Muhammed Araplar için inanılmaz bir şey yaptı. Parçalanmış bir halkı bir din etrafında toplayarak onları birleştirdi, bir kimlik verdi ve ayni inançları taşıyan bir millet haline getirdi. Ümmetin temellerini attı. .İslamiyetin ilk zamanlarında din ayni zamanda günlük hayatı devlet idaresi ve hukukun temelini oluşturdu. Ancak 20inci asırda Türkiye gibi bazı memleketlerde din ile devlet ayrıldı.Bugün Müslümanlık hala hızla yayılmakta ,Müslüman topluluğu 1.500.000.000 nüfusu aşmaktadır.

        Müslümanlığın 5 şartı vardır.

        1-Allah birdir Muhammed Onun Peygamberidir.
        2-Allaha tapmak (Namaz)
        3 –Oruç (Ramazan ayında)
        4-Varlıklıysa Zekat vermek.
        5-Varlıklıysa Hacca gitmek.

       Peygamberin Müslüman Dünyası Arapların İbrahim oğlu İsmailin torunları olduğunu,İbrahim Peygamberin kurban etmek istediğinin İsmail olduğunu,Kabenin İbrahim Peygamber tarafından yapıldığına inanır.

    Peygamberin ölümünden sonra,iktidar kavgaları Müslümanların kardeşlik bağlarını bozdu.Kimin Halife olacağı sorun oldu. Şiiler Muhammedin damadı Ali’yi halef olarak görürken Sünniler sıra ile Ebubekir ,Ömer ve Osmanı seçtiler.4üncü halife olarak başa geçen Ali’nin oğlu Hüseyin Kerbelada öldürülünce Şii-Sünni ilişkileri tamamen koptu.Şii inancında Ali İlah  mertebesine yükseltildi, ,ondan sonra gelen 12 imam kutsal sayıldı. Kerbela olayının yıldönümü matem günü sayılır,o gün Şiiler kendilerine işkence ederler.

    Muhammedin ölümünden sonra bazı problemlerin çözümünü Kur’an da bulamayınca   El-Şafi isminde bir hukukçu yalnız Peygamberin sözlerinin çözüm olacağını söyledi.Bunun üzerine Peygamberi tanımış olan, veya ailesinden Peygamber hakkında bilgisi olanlar araştırıldı ve Peygaberin hatırlanan bütün sözleri , toplandı, buna göre Kur’anın tefsiri yapıldı  ve Hadisler oluşturuldu.

    Müslüman inancı Cennet ve Cehennemi kabul eder ,Kıyamet gününde insanların yargılacağına ve layık olanların Cennete gideceğine inanır. Kuran’ın bütün hakikatleri içerdiğine  inandıkları gibi,,İslamiyetten evvel gelen Peygamberleri kabul etseler de, Muhammedin son Peygamber olduğunda ısrar ederler..

         Müslümanlıkta Mistisism Tasavvuf tarikatlarında görülür.Yurdumuzda bu felsefenin en çarpıcı tarikatları Mevlevi ve Bektaşi tarikatlarıdır.Bıraktıkları edebi eserler Dünya Edebiyatında mühim bir yer tutar.

          Tassavuf felsefesinin en mühim iki öğesi :

1-     Vahdeti-Vucut (Varlık Birliği)Evrendeki her şey Tanrı ile özdeştir.Yaratan ve Yaratılan yoktur her şey Tanrının bir tezahürüdür.Ölüm Tanrıya kavuşmaktır.2-     Dinin yüzeyile yetinmeyerek Kutsal Kitapların derinliklerine inip başka manalar bulmak.

BAHAİLİK

    Bahailik 19uncu asırda Peygamberin neslinden olan ve kendini Tanrının Habercisi olarak tanıtan Mirza Ali Muhammed tarafından kurulmuş bir dindir.Kendine Bab (Kapı) lakabını verip taraftarlarına İslamiyetten kopmalarını öğüt verince tutuklandı ve işkence gördükten sonra idam edildi, taraftarlarından 20000kişi öldürüldü.Kurtulanlar arasında Mirza Hüseyin Ali Baha’ullah (Tanrı Haşmeti) adını alarak dinin önderi oldu.Bir müddet tutuklu kaldıktan sonra Akka ‘ya  sürgün edildi .Oğlu Abdul Baba(Tanrının Kulu) adını alarak yeni dini örgütledi.Bugün Haıfa kentınde  Bahai Mabedi ziyarete herkese açıktır.

   .Bahailer bütün dünyadaki insaları ayni ırktan sayar (İnsan Irkı).Zerdüşt,İbrahim, Musa, İsa, Muhammed gibi ,Tanrının gönderdiği peygamberler hep ayni mesajları verdiler.  Baha’i liğin temel inancı dünyada tek ırk olduğu ve geleneksel ırk, inanç , mezhep, ve millet kavramlarının oluşturduğu maniaları aşacak bir gücün varolduğu, bütün dinlerin temelde ayni olduğu ve artık birleşme zamanının geldiği ve Tanrının tek dininin çağın gereğine göre geliştiği ve her dinin bu gelişmenin bir safhası olduğudur. Her Baha’i toplumu senede bir toplumu idare edecek 9kişi seçer. Bunun üstündeki seviyede Milli Ruhani Meclis onun bir derece üstünde de Evrensel Adalet Evi bulunur.

    Baha’iliğin önerdiği prensipler:

  Her türlü ön yargıdan kaçınmak
  Kadın erkek eşitliği
  Dini gerçeklerin her dinde ayni olduğu
  Aşırı zenginlik ve fakirliği ortadan kaldırmak
  Evrensel eğitim imkanlarını geliştirmek
  Kişinin gerçeği özgürce arama mes’uliyeti
  Küresel Milletler Topluluğun yerleşmesi
  İlim ile Dinin uyum içinde olduğu  ve aklıselim bir şekilde ilmi araştırmalara devam edilebilecek bir ortam yaratılması..

  Baha’i lik 150 sene evvel –kuruluşundan beri Kadın Erkek eşitliğini savunan tek dindir.

 
>

Valid HTML 4.01 Transitional