29 Aralık 2001

"Romantik Komünist"

Zeynep Oral
http://www.zeyneporal.com
 

 

Anasayfaya
Eleştiri sayfasına

 Nazım Hikmet, Türkiye'nin ve Türkçe'nin bu en yüce şairi, sonsuz bir derya...

Eserleri ülkemde yıllar boyu yasaklanmış olsa da , onu önce kendi eserlerden tanıdık.

Nazım Hikmet, aynı zamanda üzerine en çok yazılmış insanlarımızdan biri. Yazar, şair, ressam dostları, anılarını, mektuplaşmalarını önümüze serdiler. Bir çok edebiyat insanı , eleştirmen, araştırmacı, eserleri ve yaşamı üzerine sayısız kitap sundu. Bu yolda Memet Fuat'ın katkılarını anmamak mümkün değil. Yabancı yazarların çalışmalarının da bir bölümü dilimize çevrilip, bizleri zenginleştirdi. Hepsine müteşekkirim.

Ama bu kez çok farklı bir biyografi var karşımızda : Doğan Kitap'tan çıkan "Romantik Komünist"... Farklılığı bütünsellikte. Farklılığı bilimsellikte.

Nazım Hikmet'in tüm eserlerini ve bugüne dek Nazım üzerine yazılmış her kitabı okumaya çalışan ( okuduğunu sanan) biri olarak, "Romantik Komünist " beni çok etkiledi. Sarsıldım. Hala da etkisindeyim... Oysa kitabı okumadan önce, bir süre de uzak durmaya çalışmıştım. Çünkü, günlük popüler bir gazetede öyle bir tanıtımı yapılmıştı ki, sanki bir aşk resmi geçidi ... Baştan aşağı yanlış bir tanıtım. Bu kitap dört dörtlük, çok geniş kapsa mlı bir araştırma.

Bütünsellik

Son zamanlarda Türkiye'de Nazım Hikmet'in şiirlerini, dileyen , dilediği gibi kullanır oldu. Hani neredeyse komünistliği, siyasal inançları, ideolojisi, yok sayılır oldu. .. Oysa bu kitapta ulusal kimliğine tutkun, yurtsever şairle, yaşamını enternasyonalizme adamış, politik ideallerinden inançlarından ödün vermeyen , dönemin tarihsel determinizmine meydan okuyan, ideal bir gelecek inancına bağlılık duyan şair bir bütün.

"Romantik KomünistNazım Hikmet'in Yaşamı ve Eseri", iki yazar tarafından İngilizce yazılmış, 1999'da İngiltere 'de yayınlanmış ve Türkçeye, Barış Gümüşbaş tarafından çevrilmiş.

İki yazar, Saime Göksu ve Edward Timms, iki bilim insanı. Saime Göksu, terapist , Edward Timms, tarihçi, Sussex Üniversitesi'nde profesör, edebiyat ve siyaset üzerine yayınlanmış eserleri var. Evliler. Önsözden, Saime Göksu'nun, babası İbrahim Göksu'nun 1940'larda Malatya'da sağlık memuru olduğunu ve cezaevindeki sağlık koşullarını denetlemekle görevli olduğunu öğreniyorum. İbrahim Bey , Kemal Tahir'i Malatya Cezaevinde tanımıştır ve Nazım Hikmet'in o tarihlerde elden ele dolaşan şiirlerini eve taşımıştır. Saime Göksu o şiirlerle büyümüştür.

Göksu ve Timms on yıl çalışmışlar bu eser üzerine. Yalnız çeşitli ülkelerde yayınlanan sayısız yazılı kaynağa , kitap ve dergilere, gazetelere değil , Moskova, Budapeşte, Amsterdam gibi kentlerde radyo, tiyatro , edebiyat arşivlerine girmişler, kimi belgelere ilk kez ulaşmışlar, İngiltere Türkiye arasında gidip gelerek onlarca kişiyle konuşmuşlar. Kılı kırk yaran bir araştırma yapmışlar. Anlatılan her olaya kaynak gösteriyorlar.

Siyasetin aynası

Baştan beri araştırmaları, sistemli çalışmayı, belge ve kaynaklara dayanmayı vurgulamam sizleri yanıltmasın, " Romantik Komünist" edebiyat tadı olan bir biyografi. Nazım Hikmet'in yaşamı ve yaratıcı gücü, eserleri, bir arada irdeleniyor bu kitapta.

"Nazım'ın yaşamı 20. Yüzyıl siyasetinin aynasıdır" diyor "Romantik Komünist"in yazarları.

Doğru. Kitapta Nazım Hikmet'in adımlarını izleyerek , özellikle 1920'lerden başlayarak yalnız Türkiye siyasetini değil, dünya siyasetini de izliyoruz. Birinci Dünya Savaşı sonrasında İstanbul'un işgali, antiemperyalist direniş, Ankara , Kurtuluş Savaşı, Sovyet Devrimi sonrasına Lenin'in politik misyonu, dünya sanatında yeni arayışlar, uluslararası ilişkiler, Harp Okulu ve Donanma davaları, 1938'de 28 yıl hapse mahkumiyet , İkinci Dünya Savaşı ... 1950'de ilan edilen af , Soğuk Savaş'ın antikomünist ortamında baskılar, yurtdışına kaçış...

1951'den, hayata gözlerini yumduğu 1963'e dek Barış Elçiliği, Avrupa ve Asya kentleri, Stalinizm, TKP ile ilişkiler ve çatışmalar, dünya aydınlarıyla ilişkiler, dünyada ve Türkiye'de yaşananlar, Hruşçev, Menderes, gericilere karşı tepkileri, radyo konuşmaları...

Evet doğru, Nazım'ın yaşamını izlerken, dünya ve Türkiye'nin politikasını izliyordum aynı zamanda.

İnönü'nün Sorumluluğu

Bu arada yazarlardan bir saptama : Nazim'ın davalarında bütün yanlışlar, saçmalıklar, adli hatalar ortaya çıktığı halde, 13 yılını içeride doldurduğu halde, sağlık durumu daha çoğunu kaldıracak durumda olmadığı halde af ya da adalet sağlanamaması konusunda şöyle diyorlar:

"Bu dava konusunda en büyük sorumluluğun kimde olduğu sorusuna , 'Nazım hapiste olduğu sürece görevde bulunan cumhurbaşkanında' yanıtı verilebilir. Bilindiği üzere, komünistlere karşı cadı avını başlatan Fevzi Çakmak olsa da , güç bakımından kıyaslandıklarında, İnönü , Çakmak'ı etkisiz kılabilecek durumdaydı.(...) Almanya'nın yenilgisiyle birlikte , İnönü'nün temkinli tarafsızlık politikası tamamiyle haklı çıkmıştı. İnönü 1945'ten sonra başlayan liberalleşme sürecine de sahip çıkarak, çok partili sisteme geçişte önayak olmuştu. Nazım'ın mahkumiyetinin sürmesinden de bütünüyle Cumhurbaşkanı İnönü sorumluydu. Nazım, ancak İnönü iktidarı yitirdikten sonra özgürlüğüne kavuşacaktı."

Tüm duygulara yanıt

"Romantik Komünist"in başında Yevgeni Yevtuşenko'nun (Rusya'da Nazım'a suikast planını da içeren ), ve Memet Fuat'n birer önsözünün yer aldığını belirtmeliyim.

2002, Nazım Hikmet'in yüzüncü yıldönümü.

"Romantik Komünist", Şairin yüzüncü yaşında, bizlere verilebilecek en güzel armağanlardan biri... Yazarlara teşekkürüm sonsuz.

"Şiirlerim, okurlarımın tüm sorunlarına yanıt versin istiyorum. Bir delikanlı bir kızı sevdiğinde, şiirlerimi okusun. Yaşlı bir adamı ölümün kederi kapladığında, şiirlerimi okusun. (...) Bürokratın biri size kötü bir oyun oynadığında, şiirlerimi okuyun. Komünist yazar, tüm insan duygularını yanıtlamak zorundadır." diyordu Nazım Hikmet.

"Romantik Komünist"in yazarları ise son söz olarak şunu diyorlar: "Nazım'ın şiirleri, oyunları, mektupları ve otobiyografik eserleri, insan ruhunun baskı altındaki dayanma gücünün çarpıcı birer kanıtıdır: 'mesele esir düşmekte değil, / teslim olmamakta bütün mesele!"