| Son Sayfalarımız :
| | |  | "Ne kadar büyük olursa olsun, güce sahip olmak, bu gücün nasıl kullanılacağı bilmek değildir." Aşkına karşılık görmeyen, borç batağındaki yeteneksiz yazar Rafaello, kendini Seine nehrine atmayı düşünürken tesadüfen girdiği bir antikacı dükkanında "Tılsımlı Deri" yi bulur. Derinin doğaüstü güçleri Rafael'in her isteğini yerine getirecektir, ama, korkunç bir bedel karşılığında... "İnsanlık Komedyası" adlı devasa eserinde Balzac doksan romanı birbiriyle ilişkilendirerek 19. yüzyıl Fransa'sına ayna tutmuştur. | | |  | (Öyküden) "..Duruyorsun, buz gibi karadut şerbetini yudumluyorsun. Damarlarına yayılan serin ve tatlı bir mutluluk... Küçük de olsa mutluluk işte… Süzülmüş bir sevinç damlıyor yüreğine. Sonra yine tutunuyor; dirençle ilerliyorsun. Kemeraltı da yüreğine uymuş, pıtır pıtır atıyor. Kalabalık… Sen yalnızlığını çoğaltıyorsun. Çoğalan(lar) ezemiyor içini. Güçlüsün artık." | | |  | Hülya Soyşekerci eserinde, özgün bir deneme yöntemiyle, tuttuğu günlüklerden yola çıkarak edebiyat tarihine yer etmiş Cortazar, Zweig, Amiel, Pavese, Tomris Uyar, Oğuz Atay, Sartre, Aragon, Woolf ve daha pek çok ustanın eserlerini irdeler. Onların yaşam öyküsüne, yazın stiline ve kendisinde uyandırdığı düşüncelere içten bir üslupla odaklanır. Hülya Soyşekerci'nin kitabı, kitap okumayı sevenler için çok iyi bir başvuru kaynağı | | |  | 2006 yılında Fay Hatları adlı eseriyle Famina ödülünü kazanan Nancy Huston, büyük bir ustalıkla kurguladığı eserinde, 2004, 1982, 1962 ve 1944 yıllarından kesitler alarak bir ailenin dört kuşak çocuğunun gözlerinden bizlere hem bir ailenin geçmişini hem de son yetmiş yılın fay hatlarını ve kırılmalarını anlatıyor. Çocuk gözlerinin (2004 yılını temsil eden Sol hariç) masumiyeti ile gerçek, naif çizgilerle gözlenirken, paralel olarak büyüklerin gaddar dünyasında 20. yüzyılın en büyük trajedilerinden biri irdeleniyor. | | |  | 1900-1930 yılları arasında modern sanatın doğuşuna şahit olan Paris'te, bugün artık sanat tarihinin payandaları haline gelen kült sanatçıların yaşamlarına yakından bakan Dan Franck Bohemler'de, Fauvism, Kubizm, Dadaizm and Surrealizm'in doğuşunu ve Picasso, Cocteau, Braque, Soutine, Man Ray, Stein, Fitzgerald, Hemingway ve daha pek çok sanatçının hayatına dair kesitler veriyor. | | |  | Rönensans döneminin üç önemli şairi William Shakespeare, Andrew Marvell ve John Donne'un şiirlerinden örnekler bulabileceğiniz sayfamızda, çevirisi olan şiirlerin Türkçelerine de yer verdik.
15 Nisan 2009 toplantımıza Sayın Ümit Tarakçı konuk konuşmacı olarak katılacaktır. Bu üç şaire ait şiirleri "Üç İngiliz Şairi" sayfamızda bulabilirsiniz. | | |  | 19. yüzyıl Avrupa edebiyatında realizmin yaratıcısı ve klasik roman tekniğinin kurucusu olarak kabul edilen Honore de Balzac, doksan üzerindeki eserinde 2000'in üzerindeki karakterleri birbirleriyle ilişkilendirerek "Insanlık Komedyası" adlı devasa eserini yaratmıştır. Balzac eserlerinde ihtilal sonrası Fransasının edebi kesitini çizerek Fransız burjuvazisinin alışkanlıkları atmosferi, gelenekleri ve yaşam tarzını hicvetmiştir. | | |  | Klasikleri Neden Okumalı adlı eserine "Klasikler, insanların, hiçbir zaman "Okuyorum" demedikleri, genellikle "Yeniden okuyorum" dedikleri kitaplardır" diye kitabına başlayan Italo Calvino, kitabında, yüzyıllara dayanmış eserlerden yola çıkarak ve pek çok klasikleşmiş eseri irdeleyerek, her biri bir küçük hikaye tadında olan bölümlerle, okuyucuyu klasik eserlerle buluşturuyor. Okuyucuya okumadığı klasikleri okuma şevki aşılıyor. | | |  | İngiliz Romantik akımının kurucularından olan Coleridge, Şavkar Altınel tarafından Türkçeye kazandırılan "The Rime of the Ancient Mariner" "Yaşlı Gemici" adlı uzun şiirinde, tabiatın huşu uyandıran görkemi karşısında insanın cüceleşmesini ve gemicinin daha iyi bir insan olmak için yaptığı alegorik yolculuğu dile getirir. | | |  | Türk Pen Yazarlar Kulübü tarafından iki kez Nobel'e aday gösterilen Leyla Erbil, Üç Başlı Ejderha adlı novellasında Roma, Bizans ve Osmanlı tarihi ile oğlunu yitirmiş "deliremeyen" bir anlatıcının ve Maraş katliamında tüm ailesini kaybetmiş olan "delirebilmiş" Leyla Ünver'in hikayesini üst üste bindirerek. sarmallayarak anlatır. Erbil eserinde "adil olmayan her şey doğal sayılmıştır uygarlığımızda,,, kimse ses çıkaramaz olmuştur artık,,, binlerce yılın getirdiği düzen,,, uygarlaştırma budur,,, herkesin olanla yetinmesi,,, başkaldırı eskidi,,, " diye haykırır.
| | | | | |
| | 08.07.2009 | Beyaz Kaplan - Aravinde Adiga | | 22.07.2009 | Karlar Ülkesi - Kawabata | | 05.08.2009 | Yaşama Uğraşı - Pavese Konuk : Güven Turan |
Okuduğumuz Her Kitabın Bir Web Sayfası Var !Bu sayfalarımızda, eleşirilerimizi, çalışma sorularını, kitap, yazarı, dönemi, felsefesi, edebiyat akımları gibi bilgileri bulacaksınız. Lütfen TIKLAYINIZ
|
Son Yorumlarımız :Kulüp üyelerimizce yazılan ve okuduğumuz kitaplara ait yorumları, o kitaba ait web sayfamızda bulabilirsiniz. Yazdığımız son yorumları aşağıda görebilirsiniz. |
|
|