|
|
Bize
iletmek istediğiniz bir notunuz varsa lütfen, Bize
Yazın.
|
|
|
|
|
Son Sayfalarımız : |
 |
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört - George Orwell
Distopia (anti-roman) türünün en iyilerinden biri olan George Orwell’in 1948
yılında yazdığı 1984 romanında , yurttaşların dev ekranlarla “Büyük Birader
seni gözlüyor” sloganı ile gözetlendiği, özel hayatın yokolduğu, birey
benliğinin sıfırlandığı, geçmişin günün şartlarına göre devlet eliyle
silinerek defalarca yeniden yazıldığı, düşünmeyi engellemek için “Yenikonuş”
sistemi altında dilin, zıtlıklarından arındırıldığı, kelime haznesinin en
aza indirildiği, özellikle soyut kavramların ortadan kaldırıldığı faşist
bir devlet yönetiminden sözedilmektedir. |
 |
Yere Düşen Dualar -
Sema Kaygusuz
Yere Düşen Dualar, Türk Edebiyatı’nda daha çok öyküleriyle tanınan Sema
Kaygusuz’un 2006 yılında yayımlanan ilk romanıdır. Roman, bir adada yaşayan
anlatıcı Leylan’ın ailesiyle, ada halkıyla, doğayla, zamanla ve varlığıyla
iç hesaplaşmalarının konu edildiği ilk bölüm “Üzüm” ve ilk bölümün
izdüşümlerinin efsane düzleminde anlatıldığı “Altın” adlı ikinci bölümden
oluşur. |
 |
Üçlü: Dalyan-Yalnız mısın?-Soğuk Tüylü Martı
Güven Turan’ın bu kitabı,
daha önce yayımlanan ve her biri o dönemde çok satanlar listesine giren üç
romanı; Dalyan, Yalnız mısın? ve Soğuk Tüylü Martı’yı bir araya getiriyor.
Türk Dil Kurumu 1979 Roman Ödülü’nü kazanan
Dalyan, askeri yönetim altındaki
bir ülkede aydının yalnızlığını, Yalnız mısınız? da kişiliğini bulamayan bir iş
adamını, Soğuk Türlü Martı da da tutkulu bir aşkın insanları ittiği acılar
anlatılıyor. |
 |
Carl Gustav Jung
- Anılar, Düşler, Düşünceler
Yirminci yüzyılın önde gelen psikologlarından Carl Gustav Jung kollektif
bilinçdışı kavramı ile psikolojiye farklı bir bakış açısı getirmiştir. Jung
psişi bilinç, kişisel bilinçaltı ve kollektif bilinçaltı diye de tanımladığı
“bilinçdışı” olmak üzere üçe ayırmıştır. Bilinç, algılarımızla çevremize adapte
olarak bağlantı kurma yolunu; bilinçaltı, dürtüler, arzular, bastırılmış
duygular gibi bilinç düzeyine çıkamayan algıları; kollektif bilinçdışı ise
yüzyıllar boyunca evrilen insanlık deneyimlerini kapsar. |
 |
Allahın
Kızları - Nedim Gürsel
Lat, Uzza ve Manat. İslam’dan
önce Kábe’de bulunan ve Allah’ın Kızları olarak kabul edilip tapınılan putlardı
bunlar. Sonra Allah, Hazreti Muhammed’i elçi seçti ve onların hükmü kalmadı. Ama
İslam’ın kabul edilişine ve yayılışına tanıklık etti onlar ve dile gelip o
dönemi anlattılar. Yazar Nedim Gürsel sekiz yıldır roman yazmıyordu. Bu aradan
sonra çıkan romanı Allah’ın Kızları’nda teker teker konuşturuyor onları. |
 |
Ağlayan Dağ, Susan
Nehir- Ayşegül Devecioğlu
"Bu bir Çingene'nin öyküsü; ömrü boyunca kendi kimliğinden göçmeye çalışmış bir
Çingene'nin..." Ayşegül Devecioğlu ise Ağlayan Dağ Susan Nehir romanında,
toplumsal düşünce alışkanlıklarından ve efsanelerin yarattığı imgelerden
sıyrılarak, ama içeriden olmadığını da unutmadan, Çingeneleri hem anlamaya hem
anlatmaya çalışıyor. Romanın iki ana karakteri var; Naciye abla ve çocukluğunu
onunla geçirmiş genç bir kadın. Hikâyeyi kadının ağzından dinliyoruz. Ancak
Naciye Abla da, her anlatılışında değişen masallarıyla anlatıcı rolünü yer yer
üstleniyor. cümlesiyle başlayan Ağlayan Dağ Susan Nehir'de, Çingenelerin
dünyasına bakıyor Ayşegül Devecioğlu. |
 |
Büyümenin Türkçe Tarihi
Murathan Mungan Seçkisi
Bazen okuduğunuz bir öykü sizi birkaç yaş birden büyütür. Çoğu kez edebiyat,
hayattan daha çabuk büyütür. Yaşama ilişkin birçok şeyi, kendi deneyimlemenize
gerek kalmadan edebiyat yoluyla öğrenirsiniz. Önünüzdeki yılların deneyimlenmiş,
canlandırılmış, sonuçlandırılmış haliyle sizi, hayattan daha önce bilgilendirir,
donatır; dünyaya ve geleceğinize hazırlar. Bakışlarımızı, sezgilerimizi,
içgüdülerimizi, duygularımızı, düşüncelerimizi biler, geliştirir, olgunlaştırır.
Bizi yalnızca dış dünyaya ve hayata ilişkin bilgilerle değil, aynı zamanda kendi
içimizle, kendi duygularımızla da tanıştırır. Edebiyat aynı zamanda bir büyüme
sanatıdır; bizi, biz yapar. İleriki yıllarda da her yaşın büyümelerini,
algılamalarını, kavramalarını, edebiyat üzerinden izlemeyi, kavramayı
sürdürürüz. |
 |
Yahya Kemal Beyatlı
"Mısra
haysiyetimdir" sözüyle Yahya Kemal şiirde dizenin bir iç uyumla, musiki cümlesi
halinde kusursuzlaştırılması gerektiğini anlatır. Şair, şiirleriyle olduğu kadar
şiirle ilgili görüşleriyle de büyük yankı uyandırdı. Sanatçı kendi ulusunun
dilini bulmalıydı. Batı'dan edindiği yüksek beğeniyle, Batı şiirine öykünmeyen
yerli bir şiire yöneldi. Biçime ağırlık tanıdı. Esinlenmenin yerine dil
işçiliğini getirdi.
Dize çalışmasındaki titizliği "az ve
güç yazıyor" izlenimi uyandırdı. Yaşadığı sürede hiç kitap yayınlamaması da bu
izlenimi pekiştirdi. Karşıtları tarafından "esersiz
şair" olarak adlandırıldı. Hemen her
kesimden eleştiriler aldı. |
 |
Bir Kış
Gecesi Eğer Bir Yolcu - Italo Calvino
Postmodern yazının en büyük ustalarından Italo Calvino, Bir Kış Gecesi Eğer Bir
Yolcu adlı başyapıtı, on bitmemiş roman başlangıcı ile, aralarına serpiştirdiği,
okura “Sen” diye hitap ederek okuru da öykünün içine kattığı bölümlerden
oluşuyor. Bu, her öykünün yarım kaldığı kitabında, Calvino gerilimi
muhafaza ederek okuru kitabın parçası haline getiriyor ve "İyi okur", "İyi edebiyat"
sorunlarını irdeliyor. |
 |
Günden
Kalanlar - Kazuo İşiguro
Darlington Malikanesinin başuşağı Stevens sarsılmaz bir güven ve sadakatle
efendisine bağlıdır. Ancak Lord Darlington’ın vahim politik hatalar yapması
onu kendi hayatını sorgulamasına neden olacaktır. Ayrıca vazifesine olan derin
bağlılığı onu birlikte mutlu olabileceği bir kadına yakınlaşmaktan
alıkoymaktadır. Vakar dediği resmiyet maskesi altında samimiyetten, dostluktan
ve karşılıklı anlayıştan uzak bir hayat yaşar. Hayatının son aşamasında,
efendisine olan bağlılığın bedelini ödediğini pişmanlık içinde anlar. |
 |
Dokuz Buçukta Bilardo - Heinrich
Böll
Dokuz Buçukta Bilardo, Almanya'nın Ren bölgesinde yaşayan Fahmel ailesinin
öyküsünü üç kuşak boyunca anlatır. Kitapta Faşizmin ve Nazizmin Fahmel ailesi
içindeki çatışması, Alman toplumu içindeki çatışmanın izdüşümüdür. Kardeşi
kardeşe vurduran, karı kocayı ayrı düşüren, arkadaşlıkları bitiren bu çatışmanın
hesaplaşması, Heinrich Böll'ün bütün yapıtlarında görülen duyarlıklı gözlem
gücü, eleştirel yaklaşım, alaycılık ve hümanizma ile ele alınır. |
 |
Köy - William
Faulkner
Nobel ödüllü Amerikalı yazar William Faulkner'ın (1897-1962) Snopes ailesi
üzerine üçlemesinin ilk olan Köy romanında. kurnaz ve entrikacı Flem Snopes,
akrabalarıyla birlikte, Frenchman's Bend köyünü yavaş yavaş ele geçirmeye
başlar. Snopes klanı bir anlamda taşralı orta sınıfın ortaya çıkışının ve
yükselişinin hikayesidir. |
 |
Tahar Ben Jelloun
1944 Fas doğumlu Tahar ben Jelloun 1971 yılında Fransa'ya göç
etti. Yazın hayatına şiirle başlayan Jelloun'un ana konusu göçmenler,
yersiz yurtsuzların sorunları oldu. Kutsal Gece adlı romanı ile Fransanın
en prestijli ödülü Goncourt ödülünü, Işığın O Kör Edici Yokluğu ile Impac
ödülünü alan yazarın Duygular Labirenti, Tanca'da Sessiz Bir Gün,
Kızıma Irkçılığı Anlatıyorum, Son Arkadaş, Gitmek adlı eserleri hakkındaki
bilgileri Tahar ben Jelloun sayfamızda bulacaksınız. |
 |
Cennetin
Kökleri - Romain Gary
İkinci Dünya Savaşı sonrasında, bir Fransız sömürgesi olan
Çad’da, Morel adlı bir çevreci Cennetin Köklerinin adalet, özgürlük ve onur
olduğunu söyleyerek, etrafına topladığı bir grup insanla Orta Afrika’da
düzeni sarsacak eylemlere girişir. Ancak Afrika üzerine oynanan oyunlarda
her kesim, Morel'i kendi davalarına doğrultusunda kullanmaya çalışacaktır. |
 |
Dünden Yarına İzmir
Yahudileri - Sara Pardo
1492 yılında İspanya'yı terk etmeye zorlanan yahudilerin bir kısmı Osmanlı
topraklarına yerleşmiş, İzmir'de asırlar boyu kendi kültür birikimlerini
Türk-Osmanlı kültürü ile birleştirerek Türk Osmanlı kültürünün önemli
renklerinden biri olmuşlardır. Sara Pardo Sevgili İzmir Beni Tanı - Dünden
Yarına İzmir Yahudileri kitabıyla bu kültür birikimini harikulade bir kitap
olarak tarihe kazandırmıştır.
Kitap, İzmir Yahudileri hakkında ciddi bir başvuru kaynağıdır.
|
 |
Yanımda Kimse Yok - Nadine Gordimer
Nadine Gordimer'in 1998 yılında aldığı Nobel ödülünden
hemen sonra yazdığı "Yanımda Kimse Yok" ta Güney Afrika'da aparheid sonrası
dönemimini ele alıyor. Güney Afrika'da ırk ayrımına son verildikten
sonra uygulanan ilk seçimlerden hemen önce yasanan olaganüstü geçis
döneminde, tutkulu bir kadin avukat olan Vera Stark siyahlarin topraklarini
yeniden elde etmek için yürüttükleri mücadelede onlari temsil eder. Didymus
Maqoma, karısı Sibongile ve güzel kızlarının yaşamlari yoluyla okur, yeni
elde edilen bu güce eşlik eden alışılmadık tutkulara, sapmalara ve
tehlikelere tanık olur. |
 |
Oscar Wilde'ın Son Vasiyetı - Peter
Ackroyd
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
Özel hayatındaki sapkınlıklar nedeniyle zamanında
yargılanan ve hapse giren Oscar Wilde yaşamında
güzellik ve estetiği ön planda tutmuş, şiirlerinde, tiyatro eserlerinde ve
tek Romanı olan Dorian Gray'in Portresinde bir yandan hedonist felsefeyi
savunurken diğer yandan acımasız dili ile İngiliz sosyetesine ağır
eleştiriler getirmiştir. Biyografileriyle ünlü eleştirmen - yazar
Peter Ackroyd Oscar Wilde'ın Son Vasiyeti adlı kitabı ile bu aykırı yazarı
okurlarına usta bir edebiyatçı gözüyle anlatıyor. |
 |
Italo Calvino -
"Artık hiç kuşkum yok, masallar gerçektir" diyen Calvino Ağaca Tüneyen
Baron, İkiye Bölünen Vikont, Kozmikomik Öyküler ve daha birçok eseriyle
fantastik edebayatın en güzel örneklerini sunar. Ölümünden hemen önce
Harvard Üniversitesi için hazırladığı "Amerika Dersleri" inde ise bir
sanat eserinin temel ögelerini anlatırken hayatın nasıl yaşanması
gerektiğine de ışık tutar Calvino. Üstkurmaca edebiyat örneklerinin en
iyilerinden olan Bir Kış Gecesi Eğer Yolcu ile Calvino edebiyatta yeni
bir biçim ve dil arayışına girer. |
 |
Yoksullar Hanı - Tahar Ben Jelloun
"Işığın O Kör Edici
Yokluğu"yla IMPAC, Kutsal Gece ile Goncourt ödüllerini alan, Fransa'da
yaşayan Fas asıllı yazar Tahar Ben Jelloun, "Yoksullar Hanı" kıtabında
kendine "Bidoun" "yoksun" adını veren önemsiz bir yazarın James
Joyce'a bir saygı duruşu olarak bir "Fas Ulysees" i yazma saplantısını ele
alır. Daha iyi bir hayat yaşayabilmek uğruna, Afrika'dan kalkıp insan
yüklü mavnalarla Napoli'ye gelen, sınır dışı edilmemek için belgelerini yok
eden, nereye ait oldukları belli olmayan insan gölgelerinin öyküsüdür
Yoksullar Hanı. |
|
|
|
Bu sayfalarımızda, eleştirilerimizi, çalışma
sorularımızı, kitap, yazarı, dönemi, felsefesi, edebiyat akımları gibi
bilgileri bulacaksınız. Lütfen
TIKLAYINIZ
2007 yılı
Kitaplarımız
2008 Yılı Kitaplarımız
Programımızda Neler Var:
| 03.09.2008 |
1984 - George Orwell |
| 17.09.2008 |
Ustanın Dersi: Borges ve Yapıtları |
| 03.09.2008 Cuma |
Ay ve Şenlik Ateşi - Pavese |
| 15.10.2008 |
Tutunamayanlar - Oğuz Atay |
31.10.2008
Cuma |
Ivan Denisoviçin Hayatında Bir Gün
Soljenitzin |
| 12.11.2008 |
Hayır ! Adalet Ağaoğlu |
| |
|
|
Son Yorumlarımız :
Kulübümüz üyelerimizce yazılan ve okuduğumuz kitaplara
ait yorumlarımızı kitapların kendi sayfalarında bulabilirsiniz.
Yazdığımız son yorumlarımızı görmek için lütfen
tıklayınız.
|
DHTML JavaScript Menu Courtesy of Milonic.com
|
"DHTML Menu by Milonic"